Guardiola röportajı ile güldürmüş, yaratıcı ve gerçekten komik adam.
işte o röportaj:
Barcelona Teknik Direktörü Guardiola ile röportaj yapmaya gittim. Samimiyet kurmak için doğal bir üslupla başladım:
Hocam nedir sizin olayınız? Böyle paslar, şutlar falan?
iyi bir takımız, takımdaki birlik ve beraberlik en üst düzeyde.
Peki sizce ne kadar devam edecek bu birlik beraberlik?
Yıllarca süreceğini ümit ediyorum.
Tamam fakat futbolcular da insan. Atıyorum Messi bir gün Xavi'nin arkasından konuşsa. Sonra o laf Xavi'ye gitse, vay sen ne demişsin benim hakkımda falan. Bunlar hayatın içinden şeyler sonuçta. Birbirlerine küsseler, atıyorum Puyol ve Iniesta Xavi'yi haklı bulsa, Dani Alves ve Villa da Messi'nin tarafında yer alsa. Yani böyle bir kamplaşma, herkes birbirinin kuyusunu kazmaya çalışıyor falan. Korkmuyor musunuz?
ihtimaller üzerine konuşmayı sevmem.
(O sırada Messi elinde bir fincan çayla yanımızdan geçiyor.)
Bu çocukta iş var hocam.
Evet o çok değerli bir oyuncumuz.
Yetenekli olduğu çok açık. Ama ona sürekli forma vermeniz ne kadar doğru? Henüz çok genç. Şımarabilir mi?
Messi olgun ve karakterli bir oyuncu...
Diğer oyuncularınız karaktersiz mi yani? Diğerlerine biraz haksızlık olmuyor mu bu?
Öyle bir şey demedim.
Ama sözlerinizden öyle bir mana çıkıyor. Neyse, yine merak edilen bir soruyla devam edeyim. En beğendiğiniz Türk oyuncular kimler?
Açıkçası Türkiye ligini pek takip edemiyorum. Dolayısıyla bildiğim çok fazla Türk oyuncu yok.
Olsun, birkaç tanesini söyleyin yine de.
Doğrusu... Dediğim gibi, Türk oyuncularla ilgili çok bilgim yok.
Olsun, en azından bir tane söyleyin bari.
Obafemi Martins.
(Uzun ve gergin bir sessizlik oldu.)
Ama o Nijeryalı. Demiştim size...
(Bu sözden sonra konuşacak çok fazla şey kalmamıştı. iyi bir teknik direktör olabilirdiniz ama bu size binlerce yıllık köklü bir tarihi olan Türklere hakaret hakkı vermezdi.)
bu adam beyinsiz değil o kesin ama bunun twitlerini gerçek sanıp cevap verenler var. onlar harbiden beyinsiz amına koyim. oksijen israfı yapıyorlar. nazi olsaydım yahudileri bırakır onlara sarardım.
--spoiler--
Özmirliyiz biz. Sandalyeye korbenaz, domatese dümbüt, patlıcana tatlıcan, enginara Bu ne la böyle tatsız tuzsuz deriz. Ama göbek marula göbek marul deriz. Ona farklı bir isim bulamadık henüz. Neyse... Biz acayip farklıyız, çok şekeriz.
TÜRKiYEDEN sıkıldığım zaman Özmire giderim ben.
Simide pompilon deriz biz.
Çekirdeğe mahmut.
Kumru bir kuştur bizde, normal olanı da budur.
Sandalyeye korbenaz, domatese dümbüt, patlıcana tatlıcan, enginara Bu ne la böyle tatsız tuzsuz deriz.
Sen sigorta dersin...
Biz alksfafalşwı deriz. Sen Hıı? dersin, biz Zzzt erenköy deyip kahkahalarla güleriz. Bir elimizde mutlaka pişmiş tavuk budu olur. Kahkaha atarken tavuk budunu ısırmaktan çok hoşlanırız.
Denizi kız, kızları deniz, sokakları hem kız hem deniz, dağları hem sokak hem kız hem deniz, ovaları hem dağ hem sokak hem kız hem deniz kokar. Biraz karışık gibi görünüyor ama alışınca kolay. Eyfel Kulesinden atlamayana kız verilmez bizde. Atlayanlar da ölür zaten. Neticede bizde kız verilmez. Kızlarımızı tavlayamazsınız, ben çok denedim olmuyor, boşuna uğraşmayın.
Bak iddia ediyorum pişpirik şampiyonası düzenlense kupayı Özmirli kadınlar alır. Şaşırdın değil mi? Al buna da şaşır! (Bir an sinirlerime hakim olamayıp terbiyesizleştiğim için özür diliyorum) Neyse... Çünkü erkekleriyle kahveye giderler. Bu kötü alışkanlıkları hep oradan kapmışlardır. Asidir bizim kadınlarımız. Askılı giyerler, askısız giyerler, bazen hiç giyinmedikleri olur. Öküz gibi bakarsan bir çakarlar bir de duvardan yersin. Akıllı ol, almayayım aklını.
Erkeklerimiz de fena değildir, detaya girmeyeyim, sırf Brad Pitt bile fikir verir. Yöremizin sevilen sanatçılarındandır, okul yaptırmıştır. E ayıptır söylemesi sembolümüz de kutup ayısıdır (aniden konu değiştirdim, neden yaptım bilmiyorum). işgüzar bir belediye başkanımız Kutup ayısı olsun mu la demiş, öyle kalmış.
ÇOK DEĞiŞiĞiZ
127 çeşit köftemiz olduğu için McDonaldsın bunalıma girdiği dünyadaki tek şehirdir. Buradaki McDonalds çalışanlarında depresyon, hayata karşı ilgisizlik ve gözleri sabit bir noktaya dikme şeklinde hareketler görürsünüz. Hepsi intiharın eşiğindedir. McDonalds CEOsunun her akşam masasındaki haritada Özmirin üzerine yumruğunu vurarak Milyarlarca lanet olası dolarımız var ama şu kahrolası Özmirde günde sadece 18 lanet olası hamburger satabiliyoruz, bu beni gerçekten üzüyor dostum, bu kahrolasıca durum lanet olasıca beni gerçekten çok üzüyor dediği rivayet edilir.
Erkek çocuklarına en çok Abidin adı konulan yerdir burası. Ama biz Abidine Murat deriz, Muzaffere Hulki. Değişiğiz biz. Bazen biz de kendimizi sorguluyoruz açıkçası.
Sümüklü dediler biz Özmirlilere, baktılar iltifat olarak algılıyoruz, ilkel dediler. Halbuki sümüklü daha ağır bir ifadeydi, biraz saçmaladılar doğrusu. Sonra bunu fark edip lağım dediler. Biz de Hangi lağım, Philip Lahm mı? dedik, gülmediler. Gerçekten iyi bir espri değildi ama sana ne! Keyfimizin kahyası mısın? Özmirliyiz biz, yeri geldiğinde iyi şakalar yapmayı da biliriz. Ama anlayana.
Halbuki Dostoyevski Balım demiş Özmire. Kendi memleketine bakıp Budalayı yazmış, Özmire bakmış Balım demiş. Elbette hoş bir jest yapmış ancak ne olursa olsun keşke kendi memleketinin insanlarına budala demeseymiş. Belki de Nobel almak için yapmıştır, bilemiyorum.
YERiM BEN BiZi!
81 vilayetin 81inden de yurttaş yaşar Özmirde. Herkese kapımız açıktır. Yeter ki Özmirli ruhu taşısın. Özmirlilik bir duruştur, yaşam felsefesidir, hayatın anlamıdır. Hangi memlekette doğmuş olursan ol, kim olursan ol gelip inşaatlarımızda çalışabilirsin. insan ayrımı yapmayız. Dedim ya...
Simide pompilon deriz biz.
Çekirdeğe mahmut.
Domatese dümbüt.
Ama göbek marula göbek marul deriz. Ona farklı bir isim bulamadık henüz. Birkaç alternatif üzerinde çalışıyoruz ama tatmin edici bir isimde uzlaşamadık.
Dedim ya...
Özmirliyiz biz.
Acayip farklıyız, çok şekeriz. Keyfimizin kahyası mısın, sana ne!
inanın bazen bağımsızlığımızı ilan etmemek için zor tutuyoruz kendimizi. O kadar tatlıyız ki. Offf. Şu an kendimi mıncıklıyorum. Yerim ben bizi.
--spoiler--