özellikle reklamcılık gibi yaratıcılığa dayalı işlerde, tüm creative ekibin toplanıp, konuyla ilgili bilinç akışı tekniğiyle farklı birşeyler bulma ve söylemler geliştirme çabası. brainstorming oturumlarında genellikle herkes en parlak fikrini ortaya atar. bu parlak fikir çay servisi yapan arkadaşın dahi konuya katkıda bulunduğu bir tartışma ortamıdır. sonuçta ve çoğunlukla beğenilen fikrin geliştirilmesi ve fikri ortaya atanın bile tanımayacağı hale gelmesiyle sonuçlanır. en başarılı reklam kampanyaları genellikle bu şekilde ortaya çıkar. öte yandan, her başarılı reklam, ürünün iyi tanıtılması veya ürünün satışı anlamına gelmez. reklamcıların 'kristal elma'yı kaptığı ama reklamın, neyin reklamı olduğunun bile hatırlanmaması türk reklamcılığında vaka-i adiyedir...
"size ve fikirlerinize çok önem veriyoruz. siz söyleyin, yazalım, biz kendi bildiğimizi yapalım" içerikli, çalışanların gönlünü almaya yönelik amerikan işletme biçimi.
case study:
şirket giderlerinin azaltılması
1. genel müdüre tahsis edilen araçtan gün içinde diğer müdürler de faydalansın. araç sayıları azaltılsın. benzin gideri de azalır. (.iktir lan. genel müdürüm ben. herkes binemez benim arabaya)
2. başka bir ofis binasına taşınalım. open ofis yapalım. herkese bir oda olmasın. kira, stopaj ve bina giderleri azalır. (hadi len, kapıyı kapayıp yaptıklarımı nasıl yapıcam ben open ofiste. hem annem babam "düz memur mu oldun" diye üzülür)
3. yatay yönetim biçimine geçelim. maaşlardan tasarruf ederiz. (yok yaa, satıştan sorumlu genel müdür yardımcısı asistanı olmuşum, sadece satışçı mı oliim yine)
4. okyanus ötesi olmayan şirket seyahatleri business classla yapılmasın. müşterinin masrafları karşıladığı durumlar kabul edilsin, ille de 5 yıldızlı otelde kalınmasın. (anan güzel mi?)
....
....
toplantıyı takibeden gün içinde açıklanan karar:
şirket giderlerini kısmakla ilgili harika fikirlerinizden faydalandık. bazı arkadaşlarımızın işlerine son verilerek...