Kendileri en zor ameyatlardan biri olup, prensip olarak kafayı "karpuz gibi" yarıp, içindeki rahatsızlığı gidermeyi amaç edinir. Saçlara bir süreliğine veda etmek işlemin bonus getirisidir. Ayrıca (bkz: Gazi Yaşargil)
evliya çelebi seyahatname isimli eserinde viyana'da izlediği bir beyin ameliyatını anlatır:
Kefereyi (kâfiri) dört ayaklı ipekli bir sedir üzerine yatırdılar. Başı Adana kabağı,
burnu Mora patlıcanı gibi şişmişti. Hekimbaşı cümle kefereleri dışarı koğup
mecruha (yaralıya) hemen safran gibi bir su içirip onu kendinden geçirdi.
Hizmetkarı mecruhu kucağına alınca hekim adamın başının takke kenarı yerin
etrafına tasma-kayış bağladı. Bir keskin ustura alıp, herifin alnının derisini iki
kulaklarına kadar çizip sağ kulağı yanından deriyi biraz yüzünce kafa kemiği
bembeyaz göründü.
Cerrah hemen şakaktaki ek yerinden kafayı delip bir demir mengene sokup
burmaya başladı. O burdukça herifin kellesinin kapağı takke gibi kalkmaya
başladı. Allahın emriyle kelle diş diş kenet yerlerinden açıldı. içinde beyninin
enseden tarafı göründü. Kellenin içi kulaklara kadar sulu kan ve sümük gibi bazı
karışık şeylerle dolu olup beynin yanında kurşun dururdu. Meğer bu beş dirhem
çakmaklı tüfek kurşunu imiş. Beynin zarı yanında kırmızı kana bulanmış durur.
Hemen üstad cerrah hakire (bana), Gör bak âdemoğlunun bir ekmek parçası için
girdiği hali dediğinde hakir dahi ileri varıp ağzıma ve burnuma mendili koyup
mecruhun kellesinin içine nazar ettim. Garip insanın beyni kafa içinde güya tavuk
yumurtasından yavrusu henüz çıkmış kuş gibi büzülmüş durur Ama üzerinde
bir kalın deriden zarfı yani zarı var. Cerrahbaşı ağzıma mendil koyup kafa içine
baktığımdan dolayı bana, Niçin ağzını ve burnunu kapayıp bakarsın dedikte,
hakir, Belki bakarken aksırırım, öksürürüm. Herifin kellesinin içine rüzgâr girmesin
diye kapadım dedim. Cerrah, Aferin. Sen bu ilimle meşgul olsan kâmil üstad
cerrah olurdun deyip aceleyle mecruh herifin beyni yanındaki kurşunu alıp sarı
sünger gibi bir şeyle kurşunun durduğu yerdeki kanları, cerahatleri sildi, şarapla
temizledi. Aceleyle kafayı yerine koydu, sonra tepesinden ve çenesi altından
kayışlarla bağladı. O dakika hizmetkârı meydana bir kutu getirdi. Kutunun içinde
iri karıncalar vardı Bunlardan birini demir çifteyle (cımbız) alıp herifin kafa
derisinin kesilen yerine yaklaştırınca aç karınca bir yerden iki deriyi birden ısırdı.
O an cerrah karıncayı belinden makasla kesti ve karıncanın başı iki deri kenarını
ısırakaldı Öyle öyle ekleyip bir kulaktan bir kulağa seksen karıncayı ısırtıp kesti.
Sonra yarayı merhemledi. Bu hakir, yedi gün gelip gidip adamı seyreyledim.
Sekizinci günde herif iyileşip biraz hareket etmeye başladı. On beşinci gün kralın
huzuruna götürdüler.
duyunca, insanın tüylerini diken, diken eden operasyon.
yakın zamanda olmam gereken ameliyat, bazen heyecan, bazen sinir, bazende ateş basıyor düşündükçe. garip bir his diyorum ve aklımdan hep "ya ölürsem" diye geçiriyorum.
boru değil çünkü, bildiğin kafatası kemiğini kesip beynime girecekler.
geçirmiş olduğum ameliyat.
evet beyin ameliyatı denilince korkunç şeyler geliyor insanın aklına ama yine de insan kendine konduramıyor ameliyattan sonra olacakları.yani uzun saçlı düzgün yürüyebilen konuşabilen bir insanken kendinizi bi anda karpuz kafalı bebek gibi konuşan ve doğru dürüst yürüyemeyen biri olarak bulabilirsiniz.tabi o gereksiz kitlenin bulunduğu yere göre değişebilir bu durum.
diyeceğim şey her zaman pozitif düşünün.kötü olasılıkları hiç aklınıza bile getirmeyin.çünkü ameliyat süresince olan şeyler doktorun elindeyse ameliyattan sonra olacaklar sizin elinizde.siz kendinizi bırakırsanız kimse toplayamaz.o süreçte olabildiğince iyileşmeye odaklanın başka hiç bir şey düşünmeyin.
Tarihte ilk defa 10.500 yıl önce Aksaray'da gerçekleşmiştir.
Yapılan incelemede kafatasının bir kadına ait olduğu Belirlenmiş.
O zamanlar anestezi falan yok. Canlı canlı delmişler kafayı.
Kadının 10 gün civarı yaşadığı tahmin ediliyor.