bu gece güzel esprilerle başlamış olan program. bu arada şaka maka sawyer geliyormuş yahu. hani şu herkese laf sokan, lakap takan, kızların hasta olduğu lost'tan sawyer... vay anasını sayın seyirciler. izleyelim, görelim uğurcuğum.
sawyer denen adam giderse eğer diğer konuklarla * birlikte güzel olabilecek program.
edit: eksiciler için söylüyorum. gıcık olduğum sawyer denen adam değil. adamda tip var kabul ediyoruz ama bu kaç yıllık beyaz showda hangi konuğa böyle abartılı şeyler yapıldı. özellikle yabancılara. öğrenmek için soruyorum.
edit 2: sözlükteki bütün kızlardan eksi aldım sanırsam. sawyer kadar değerimiz yok mu yaw? o gidici ben kalıcıyım. aynı başlıklara yazıyoruz. biskremde veririm isterseniz.
programın biraz daha devam etmesi durumunda tercümanın josh holloway'e karşı ''owww erkekiimm götür beni aşkımm o bakışlarına gurban olurum senin'' demesinden korktuğum programdır, zira şu an tercümanı kaybettik kız josh'a aşık oldu, eridi bitti garibim.
sözlük erkeklerinin sawyer a kin kusmalarına sebep olan program. yahu anlıyorum sevgilileriniz yanınızda siz varken ona kayıyor ya da mesajlarınıza cevap vermiyor ama arkadaşım bu kadar da kinci olmayın be. kendinizi küçük düşürüyorsunuz. ayrıca şunu da belirtmek isterimki lost un 1 bölümünü bile izlemedim ama bu adam gayet şeker bi herifmiş öyle burnu havada bi tip değil yani. o yüzden beni lost hayranı sanmayın. (bkz: lost/@hebeley episode ii) (bkz: lost manyakları/@hebeley episode ii)
izliyince josh holloway harbiden de sawyermış yani ha dedirtmiş programdır. ayrıca bir de arada josh beyaza benden daha yakışıklısın demiş, ardından "in a dress" demiştir, yarmıştır, fakat tercüman bunu çevirmemiştir.
yaratıcı ekibi itibariyle çok başarılı ve farklı olan beyaz show, bir kez daha göstermiştir farkını. adamlar oturup düşünmüşler resmen. josh geliyo, josh için farklı neler yapabiliriz diye. her konuğa farklı enstantaneler yapıyorlar, bu çok akıllıca bir taktik. madem sanatçı kısmısında sonsuz ego var, o zaman ona kendini krallar gibi hissettireceksin ki hatırı sayılır bir tv programı olabilesin. daha 20 yıl izleriz beyazı, tüm ekip çok akıllı çünkü. "biz onu her yerde çalmayız" sağlam bir ayardı ayrıca. tercümana gelince inanılmaz başarılıydı. bilmediği veya yanlış anladığı birşey olunca bile kurtardı durumu, televizyona aşina olduğu belli. beğenmeyen grubun ingilizce bildiğinden şüphe ederim, belki türkiye'nin yüzde doksanı gibi anlıyorlardır da konuşamıyorlardır.
kısaca beğendim
ve hatta bayıldım...
tercümanın daha doğrusu program yapımcısı bayanın josh hollowayin resmen içine düştüğü program. josh sıcaklığı, gülüşü, mimikleri ile izleyenleri mest ederken beyazın kıskanmaması beklenemezdi zaten. bergüzar korelin josha bir kere size dokunabilir miyim demesi ile program iyice evlere şenlik oldu. ha dokundu mu, dokundu. şanslı gıcık.