geçenlerde -niyedir bilmem- gelmiş nick altıma höykürmüş kişidir.
iade-i ziyaret yapmayalım demiştim ama, şimdi de kalkmış katılmadığı bir fikir karşısında, iki satır hebele hübele edip ortaya argüman falan sürmeden karşısındakini copy-paste yapmakla itham ediyor.
dikkat çekme amaçlı yayın yapan yazarlarımızdan belli ki, ama komik bir insan.
google arama çubuğuna islamiyet yazıp araştıramacak kadar kendinden geçmiş, araştırdıklarında da ctrl+f tuşlarını kullanıp sadece işine gelenlere bakan gerisini de kafadan sallayan bünyedir.
kendisine yapılan her türlü ithamı kabul etmeyen kişidir. genele uymayan bir fikrini dile getirdiği için çeşitli ithamlara maruz kalıyor haliyle. bunu yapan insanların "genel" düşüncelerini de bildiğinden pek fazla hüzünlenmiyor açıkcası. herkesin kendisine göre anlamlandırma şekli vardır kavramları. bunun farkında olmayan insanlar gelip çemkirirler kendisine, doğal karşılıyor.
edit: yaratıcılık timsali(!) yazılar yazıp ayar verdiğini zanneden ve akabinde ortalıkta başlık açarak, "ahah nasıl ağyarr verdim yaa" diyerek gezen yazarlardan da artık gına gelmiştir.
kendisine hiç bir ithamda bulunmadığım. dalga, dümen çevirmediğim ama neden beyaz müslüman rumuzunu seçtiğini merak ettiğim yazar. neden ha neden? iki gecedir bu soru ile giriyorum yatağa. yoksa sen de...
kendisinden hazzetmesem de samimi bir adama benziyor...
dur bakalım, görürüz yakında merzukasını...
biz bardağımıza kan koyar, onu da bıçakla karışıtırıp çay niyetine içeriz kirmastılı...
gün gelir, öyle bir adam çıkar karşına, vurdu muydu ejderja olsa devirir adamı !
bana mı bu laflar ?
biz ortaya konuşuyoruz... yarası olan gocunur... yaran mı var aslanım ?
gardiyan zihni belki anlayamamıştır, garibanlara kurduğunuz tezgah bana işlemez. yanılırsanız fena harcarım !
bize söylenmez bu laflar ! ayıp oluyor ! haddini bil !
niye söylenmezmiş ulan ? kimsiniz ha ?
gece yarısı enstantaneleri, üzerinize alınmayınız !
"bir insan bu kadar güzel kıvırtamaz" be kardeşim dedirtmiş yazardır.
(#5505655)pkk denen illetin türk solunun kucağında yetiştiği gerçeğini vurguladım.
(#5505699)kendisi şuraya desteksiz sallanmış bir iki şey yazdı. loch ness canavarı fotoğrafı ayarında bir fotoğraf linki koydu. ülkücülerin pkk ile kanka olduğunu ispatlamaya çalıştı. (edit'e kadar olan bölüm)
(#5505764)kendisine cevap verip uydurmamasını söyledim.
ve hemen arkasından (#5505699) entrysini editleyerek 12 eylül darbesini ülkücülerin hazırladığını ispat etmeye girişti. entry'nin tepesinde "çatlı ve apo aslında kanykaydılar" diye bir iddia atmış, editinde ise "mevzubahis o değil canım 12 eylül'ü ülkücüler planladı" ayağı çekmiştir.
ama benim pkk'nın türk solunun bağrından çıktığı iddiamı çürütemeyince, bir güzel kıvırmıştır kendisi.
türk soluna atılan haksız bokları kabul etmeyecek yazardır. şimdi hafiften konu dışına çıkarak bir şeyler karalamak istiyorum,
abdullah öcalan ın sol kimlik taşıması, ki kendisi aynı zamanda hain bir kürt milliyetçisi, ve dönemin gençlik hareket liderlerinden olan mahir çayan ın teorilerinden etkilenmiş olması baz alınarak pkk denen lanetin solcuların türk solcularının omzuna yıkılması saçmadır. ernesto che guevara nın posterleri ile mağaralarını süsleyen pkk lılar varken böyle söylerseniz erneste che guevara ya hakaret etmiş olursunuz.
"pkk türk solunun kucağında yetişti" sen kim oluyorsun bilader de bu cümleyi sarfedebiliyorsun? diye sorarlar adama. o sığ düz mantık çerçevenizden bakarsak olaya "pkk küba komunizminin kucağında yetişti" veya "barcelona nın orta saha oyun anlayışının kucağında yetişti" diyebiliriz çok rahat bir şekilde.
şimdi bir tarih vermek istiyorum, 7 kasım 1978. bu tarih bir şeyler anımsatacaktır bazılarına elbette. şimdi bir tarih daha vermek istiyorum. 12 eylük 1980.
ne kadar yakın tarihler, hemen şu tarihlere de göz atmakta faide var.
tabi bu tarihlerin bu kadar ilintili olması tamamen tesadüf. darbe öncesi miliyetçiler ve dış emperyalist mihrahlar tarafından yaratılan kaotik ortamla hiç bir alakaları uzaktan yakından yok.
işin özü, bahsettiğim, anlatmak istediğim abdullah öcalan denen hainin o dönemlerde birilerinden elinde oyuncak olduğu ve bazı kesimlerce, artık kimler olduğunu deklare etmeme gerek yok, kullanılmış olduğudur. yine belirtiyorum, kendi savunmasında bunu direkt olarak söylemiş birinden bahsediyorum.
verdiğim tarihlerin kaotik bir ortam oluşması için gerekli zeminlerin hazırlandığı tarihler olduğu göz önünde bulundurulursa pkk nın kurulduğu tarihte bu tarihlerle yanyana ise eğer ve bu ortamı yaratanların kimler ve hangi güçler olduğu gün gibi ortadaysa gelip burada işkembe-i kazandan sallayarak çemkirmen veya içinde kabarttığın o faşizan tavırı kusman bana açıkcası çok komik geliyor.
savunduğu ideoloji hakkında bir şey bilmediğini sığ beyinli bir faşist olan bendenizin bile anladığı yazardır. hala ülkücüler, 12 eylül, emperyalizm falan demiş. neyse onlara sonra geleceğim.
yok duvarda che posteri, yok barcelona falan, saçma sapan yorumlar yapacağına, ortaya bir argüman sür bre mübarek.
yahu kardeşim, senin en büyük iki militan teorisyeninin biri mahir çayan, diğer ibrahim kaypakkaya değil midir? mahir çayan kürtçü değildi eyvallah. ama ya ibo? kürtçülük akımının teorisyenliğini doğu perinçek'in elinden devralıp şekil veren kişi kendisi değil miydi? hadi "değildi" deyiver de götümle güleyim. şimdi iyi oku aşağıda yazacaklarımı.
kaypakkaya'nın yazılarının toplandığı "seçme eserler" isimli kitabı internetten indir. "tiikp parti program taslağı eleştirisi" bölümünün içinde, 98. sayfada şöyle diyor: "Hareketimiz, Kürt halkının kendi kaderini tayin ve isterse ayrı bir devlet kurma hakkını tanıdığını açıklar." bunun ardından uzun süre kürtlere kemalist yönetim tarafından yapılan katliamlardan bahsetmiş. sonra ayrı bir devlet kurma fikrine gelmiş. kuzey irlanda örneğini vermiş ve 101. sayfada şöyle eklemiş: "Türkiye'de, Kürt milli hareketi kendi kaderini tayin hakkı için, yani ayrı bir devlet kurma hakkı için mücadele ediyor. Ve biz bunu kayıtsız şartsız destekliyoruz, her dönemde de destekleyeceğiz."
105. sayfada parti programında geçen şu sözü eleştirmiş "Emperyalizmin köpekleri, ırkçılık ve militarizmi körüklemekte, Kürt halkı üzerinde baskıyı haklı göstermeye ve dünya halklarına" düşmanlık kışkırtmaya çalışmaktadırlar." buradaki kürt halkı sözünü beğenmemiş ve demiş ki "Kürt halkı üzerinde..." ifadesi, "Kürt milleti ve diğer azınlık milliyetler üzerindeki..." şeklinde değiştirilse daha doğru olur." aferim bizim ibo'ya. kürt milliyetçiliğinin temellerini böyle böyle atmış.
134. sayfa'da atatürk'ün devlet yönetimi ve kürt politikası için bakın ne tespitler yapıyor: "Kemalist diktatörlük, azınlık milliyetlerin, özellikle Kürt milletinin bütün haklarını gaspetti. Onları zorla Türkleştirmeye girişti. Dillerini yasakladı. Zaman zaman başgösteren Kürt milli hareketini, bazı Kürt feodalleriyle de el ele vererek insafsızca ezdi, peşinden kitle katliamlarına girişti, kadın erkek, çoluk çocuk, genç ihtiyar, binlerce insanı katletti, "askeri yasak bölge" ilanlarıyla, "örfi idare" zorbalıklarıyla Kürt halkı için hayatı çekilmez hale getirdi. Sadece Dersim ayaklanmasından sonra katledilen Kürt köylülerinin sayısı 60.000'in üstündedir."
lozan için de şöyle yazmış kendileri: "Lozan'da Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkı açıkça çiğnendi. Kemalistlerle emperyalistler, Kürt ulusunun kendi istek ve eğilimini hiçe sayarak, pazarlıkla, Kürdistan bölgesini çeşitli devletler arasında böldüler. Kemalist diktatörlüğün milli meselede izlediği çizgi, tam anlamıyla Türk şovenizmidir"
daha yazmama gerek yok. kaypakkaya yoldaş, kürtleri bir ulus sınıfına sokmuş ve ukkth kapsamında onların ayrı bir devlet kurmaası gerektiğini savunmuştur. çok merak ediyorsan aç oku. ağzına pelesenk ettiğin yoldaşların ne yazmış öğren. şimdi bu adamı savunup, ondan sonra da kürt bölücülere hain dersen, adam en kaba tabirle "bi siktir git" derler. ne kendin üzül, ne biz gülelim. oku, öğren.
1968 kuşağının içine kürtçülük böyle dahil oldu işte canım benim. 1970'lerde belki bundan rahatsız komünistler mevcuttu veya değildi. ama bu adamlar rahatlıkla, hiç bir düşmanlık görmeden sol içinde bir güzel palazlandılar. o karışık dönemde zaten 2 ayrı kamp vardı. ülkücülerin arasına sığınacak halleri yoktu ya. zaten 1980'e varmadan yavaş yavaş dağ kadrolarını kurmak üzere sol kampın içinden ayrıldılar. türk solu 1960'ların sonundan,1970'lerin ortalarına kadar kürtçülük için bir yuva hükmündeydi. o dönemki solcular için "faşistleri gebertsinler de, önemli değildi kürtçü olmaları". ileri görüşlülükten bu kadar yoksun solcu gençlik sayesinde kürtçülük kendi teorik evrimini ve mücadele için fikirsel hazırlığını tamamladı. sonradan kürt milliyetçiliğine kaydı veya kaymadı. hala devrimci jargonu kullandıklarına göre, kendilerini milliyetçi bir mücadeleden ziyade bir halk hareketi olarak gördükleri ortada.
anlayacağın sen bugün istediğin kadar yırt bir tarafını "bunlar haindir" diye. sen bu hainlerin teorisyenliğini yapan, bu hainleri arasından barındıran adamları savunuyorsun canım benim. ikiyüzlülük değil midir bu?
gelgelelim şu kafayı taktığın 1980 öncesi ülkücü teröre. yahu birader, "faşistler emperyalizmin uşağıydı, ortalığı karıştırdılar" lafından başka bir şey bilmez misiniz siz? kusura bakma da solcular ne bok yiyordu o sırada? elleri armut mu devşiriyordu. orada burada ülkücü işçileri, öğretmenleri, öğrencileri babam mı kurşuna dizdi anuna koyim? devletin bakanına* evinin önünde ülkücüler mi suikast düzenledi? adana katliamı'nı, ümraniye katliamı'nı ve daha nicelerini kim yaptı?
tamam, bahçelievler'de tip'li gençleri büyük ihtimalle ülkücüler infaz etti. 1 mayıs 1977 demişsin yine beni güldürdün. ulan 1 mayıs 77'de komünistler birbirlerini yemedi mi taksim meydanı'nda? ülkücüler nereden bulaştı bu olaya? birileri ateş açtı diye görenler var tamam da ülkücüler olduğuna dair hani kanıt? ülkücülere bok atacak olduktan sonra kanıta falan gerek yok.
"ülkücülerin eylemlerinin en sık olduğu dönemde pkk kuruldu" demiş ve olayı da vinci şifresi gibi ele almışsın. aferim. ama gel gör ki pkk 1978'de kurulduğunda sayısı yüzleri ancak bulan bir kuru kalabalıktı. eylem gücüne de zaten 1984'te ancak ulaştı. o da suriyeli kürtlerin desteği sayesinde. şimdi, eğer senin dediğin gibi 1978'de pkk, ülkücüler ile koordineli eylemlere imza atmış olsa derim ki "ulan bu işte hakkaten bir bokluk var". ama böyle bir şey yok. bunun tam tersine, yukarıda uzun uzun yazdığım gibi pkk'nın türk solu içinde palazlanması söz konusu.
bu ülkede eğer ülkücüleri darbe ortamı yaratmak amacıyla ortalığı karıştırmakla suçlayacaksan, solcuların da en az ülkücüler kadar bunda payı olduğunu reddetmeyeceksin. eğer birileri, bir dış odak tarafından kullanıldıysa, diğeri de kullanılmıştır. bu kadar basit. ikiyüzlülük yapmaya gerek yok.
bundan sonra da beyaz müslüman nick altı benim için bitmiştir. bir daha da gelmem.
şahısların şahsi ideolojik çıkarımlarını genele mal edenlerden rahatsız olmuş olan yazardır.
inan olsun elim ayağım titriyor, "ömer ayna, günümüz azılı dtp lilerinden emine ayna nın abisiydi." denilerek bunun üzerinden türk solunu karalamaya gidilmemiş. ibrahim kaypakkaya "kürt halkı" adına değil, "işçi" kesimin adına türk solu içerisinde yer bulup bugünlere gelebilmiş bir insandır. bunu inkar edecek olan insana türk solu götüyle gülecektir elbette. kaypakkaya nın sol içinde varolabilmesinin sebebi de budur zaten. ama bu durum "kürtçülüğü türk solunun içine entegre edebileceğiniz, bağdaştıracağınız anlamına gelmez, gelmez, gelmez." ha unutulmadan, bizler kaypakkaya dan ziyade denizlerin sevdalısıyız arkadaşım. atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı insanların.
"1968 kuşağının içine kürtçülük böyle dahil oldu işte canım benim. 1970'lerde belki bundan rahatsız komünistler mevcuttu veya değildi. ama bu adamlar rahatlıkla, hiç bir düşmanlık görmeden sol içinde bir güzel palazlandılar. o karışık dönemde zaten 2 ayrı kamp vardı. ülkücülerin arasına sığınacak halleri yoktu ya."
bu cümleyi kurabiliyorsan zaten türk solunun özüne kürtleri, kürt yandaşlığını entegre edemeyeceğinin farkındasın demektir. bak "özüne" diyorum, çarpıtırsınız siz her zaman olduğu gibi.
1 mayıs 1977 dememe gülünmüş, neden acaba? solcularla ülkücüler orada omuz omuzlardı da bizim mi haberimiz yoktu zira biz zaten darbe öncesi ortamını hazırlayanların salt ülkücülerden oluştuğunu değil günümüzde hala ağababalıklarını yapan dış mihraklarında olduğunu belirtmiştik.
ek olarak, samimi ve şahsi bir söylemde bulunmak istiyorum. 68 kuşağının günümüzdeki abilerin, babaların, dedelerin ulusalcı diye tabir edilen kesimin büyük bir çoğunluğunu oluşturduğundan "türk soluna" yapılan yakıştırmalar kafadan çürük çıkıyor. kimseyi kimseyle ilişkilendirmek gibi bir niyetim olmadı, olmaz da. sadece sürekli türk solu nu olmayacak şeylerle ilişkilendiren insanlara karşı bir söylemde bulundum. ben şahsi olarak kafamda şekillendirdiğim şablonda toplum diline pelesenk olmuş ithamları kabul etmek mecburiyetinde değilim.
şöyle bir etrafına bakıp ulusalcı olarak nitelendirilmesinden gurur duyan yazar.
solcu olduğunu söyleyen, ulusalcı kesimin doğal seleksiyonunu anlatan ne idüğü belirsiz kesimin yazıp yazıp sildiği entrylere ve durumuna baktıkça huzur buluyorum inan olsun.
"eee gelsin şu zirveye" denen yazardır. gelmemesi hazin anlar yaşatmıştır katılımcılara. gözlemledim, oradan biliyorum. herkes konuşuyor. ben de dedim kimdir bu kişi? dedi: candır. dedim: ah, vah...
bu arkadaş için söylenebilecek, çok klişe olacak ama şöyle ki: bütün renkler aynı hızda kirleniyordu birinciliği beyaza verdiler. şimdi "kirlenmek güzeldir" diye savunmada yapar bu.