beyaz melek

entry138 galeri6
    63.
  1. filme giden tüm arkadaşların 'çok güzel,çok ağladık' dediği ancak merekla gittiğimde sadece nejat uygur'un baş komutana selam verirken söylediklerinden duygulandığım filmdir.gerçi bunu yazanın mahsun kırmızıgül olması da düşündürmüyor değil.

    senaryonun boş olduğunu düşündüğüm Uğur dündar'ın huzur evlerine baskın yapması tarzında bir filmdir.
    0 ...
  2. 62.
  3. fırsat olursa kesinlikle anne babayla gidilip yerinde izlenmesi gereken film. mahsun kırmızıgül ilk sinema deneyiminin içine etmemiş aksine gişe rekoruna doğru koşmaktadır. ayrıca filmin bayramdan bir iki hafta önce vizyona girmesi de iyi düşünülmüş bir ayrıntı gibi gözüküyor.
    1 ...
  4. 61.
  5. gün itibariyle sadece türkiye'de 1 milyon 84 bin kişiye ulaşmış film. kabadayı filmi çok sert bir giriş yapmazsa büyük ihtimalle 2007 yılının en çok izlenen türk filmi olacaktır.
    1 ...
  6. 60.
  7. bir sinema çalışanı olarak; (cok meraklısınız mesleğime biliyorum)

    o kadar insanın ağlaması hoşumuza gitmiyor. her seans sonrası paspas çekiyoruz lan. ağlamayın. gidin ananızın babanızın elini öpün.
    6 ...
  8. 59.
  9. mahsun kırmızıgül'ün türk milletinin damar noktalarını tespit edip ordan girmeye çalıştığı filmi. zira, filmde malumunuz olan büyüklerimiz ve huzurevleri meselesinin yanı sıra, 17 ağustos depremine ve ucundan vatan millet meselelerine de değinilmiş.

    basit bir senaryo, iyi ve kaliteli oyuncular, fena sayılmayacak çekimler... ama hep ve sınırsız ajıtasyon... garip bir kombinasyon olmuş.

    "ay, gittik ağla ağla içimiz çekildi" replikleriyle kulaktan kulağa yayılıyor film. evet, ben de ağladım, üstelik ağlamayacağım mahsun'un gazına gelmeyeceğim diye kastığım halde ağladım. ama özetle art niyetli de buldum filmi. sırf ağlatmak için yapılmış. o kadar ki, filmin sonunda sponsor olarak selpak'ı göreceğiz kesin diye bile bekledim, ama yoktu.
    4 ...
  10. 58.
  11. (bkz: http://www.sinemalar.com/film/1847/Beyaz-Melek/)
    buradan yorumlara ulaşabilirsiniz. memleketimin profeşyonel yorumcuları iş başında. benim en beğendiğim beyaz melek yorumu;

    ecem96
    yorumu oylayın:(2) kişi (5yıldızla oylanmış 2 kere bu yorum)
    Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 09.12.2007 19:06

    benim arkadaşlarım gitmiş çoook ağlamışlar sinemadan çıktıklarında karşılaştık ne olduğunu sordum ve sinemaya gittiklerini söylediler burunları kıpkırmızı olmuştubende onlara güldümm ama flim çook güzelmişş

    Bu yoruma cevap yazılmamış - Cevap ver

    (spoiler yazmam gerekir miydi?)
    3 ...
  12. 57.
  13. seyirci olarak bir milyon rakamına ulaşmasına çok az kalan film. şu an 900.000 civarında.
    1 ...
  14. 56.
  15. gözyaşlarıyla kahkahanın birbirine karıştığı bir film. hiç kimsenin zan altında bırakılmadan, birilerini överken, birilerin kötülemeden de film yapılabileceğinin ıspatı.tabiki mükemmel değil bana göre eksiklikler de yok değil. ama türk sineması adına çok ciddi bir çalışma olduğu kesin.
    4 ...
  16. 55.
  17. önyargılarını kıramamış aciz bir insan olduğum gerçeğini yüzüme vuran film.yan koltukta oturan arkadaşımın hıçkırıkları filme karıştıkça ben daha da etkilenmekten alamadım kendimi.zaten içinde bu kadar usta olan bir filme laf söylemek saçma bence.senaryosu, oyunculukları, müzikleri...Kısacası her şey mükemmeldi.
    2 ...
  18. 54.
  19. sürekli babam ve oğlum la karşılaştıran film.Şunu bilmekte fayda var babam ve oğlumun ne yönetmeni ne senaristi beyaz show a katılmadı, ahım şahım da bi gala düzenlenmedi.

    edit:Yani ağlatmıştır tamam ama tamamen ticari bir film ve işini severek yapan huzur evi çalışanlarını zan altında bıraktığı kesin.
    1 ...
  20. 53.
  21. filmin ilk yarısında filme yönelik oldukça acımazsız eleştirileri saydırmaya başlamıştım. nasıl ki yakamoz, ay ışığı, güvercin kanadı.. gibi kelimeleri ardarda sıralamakla bir şiir meydana gelmez; aynı şekilde karşısındakinin omzuna elini koyma sahnesini, ötelerle konuşan pamuk bi teyzeyi ya da bir çocuğu güldürmek için palyaço olan amcaları seyircinin gözüne ''baaak ne kadar da duygusal'' diye sokmakla duygusal film olmaz.

    fakat sonra düşündüm ki benim eleştirilerimin temelinde holivud'un artık klişe haline gelmiş mekanik,ruhsuz duygu sömürü taktikleirine olan nefretim yatıyordu. yahu tamam bu filmin sinema dili zayıf ama samimi olmadığını hiç zannetmiyorum. mahsun kırmızıgül -bi yorumda geçen dönemlerdeki arabeskçi yönetmenleri özenmiş deniyordu, hiç öyle değil- başarılı ya da başarısız yüreğindekileri dökmüş ortaya, söyleyecekleri varmış o yüzden yapmış bu filmi. ''ben huzur evi ne demek bilmeyebilirim belki ama babamı ortada bırakmam.'' diyebilmek için, ''beni cahil gören küstah ben cahilim ama saygısız değilim.'' diyebilmek için yapmış...
    4 ...
  22. 52.
  23. sadece ağlatmak üzerine kurulu ve çok amatör olmuş.
    1 ...
  24. 51.
  25. ne olursa olsun diğer iyi oyunular olarak tabir edilen oyuncuların da bunca yıldır yaptıkları işleri göz ardı edip mahsun kırmızıgül gibi bir adamın filminde oynamamaları gerekirdi. artık ticari kaygı mıdır ya da başka bir şey midir bilmem. izleyeceğimi sanmıyorum. mahsun kırmızıgül yönetmen değil ki en başta. neyi nasıl yönetebiliyor. isminden zaten basitlik akıyor. ver gazı ağlasınlar, ver ayarı of çeksinler, dolsun gişeler, gelsin dolacak yeni küpler.
    2 ...
  26. 50.
  27. "sinema bilgim fazla yok, filmin çok iyi çekilmiş olması da umrumda degil, sadece ağlamak istiyorum" diyenler için birebir bir film.

    mahsun kırmızıgül yapacağı duygu sömürüsünü orjinal bir fikre bağlayarak yapmıştır. bu bakımdan da başarılıdır bence.

    not: filmin bazı sahneleri volt crafter reklamı gibi olmuş. insanın minibüs şöforü olası geliyor.
    0 ...
  28. 49.
  29. reklamı bol yapılan film. bu da şu demek oluyor; fos.
    2 ...
  30. 48.
  31. her şeyden önce ortada bir emek var, hem de böyle oyuncular.. üstelik ilk defa sinemaya ve film çekme olayına girişen birinin desteklenmesi taraftarıyım. gerçi mahsun kırmızıgül'ün, ekranlarda o kadar çok ajitasyon yapmasını doğru bulmadım ama yine de bu filme gitmeyi düşünüyorum. film iyiyse ne ala, destek * olmuş olur, sonrakilere * motive etmiş olurum, yok kötüyse mahsun en çok bir bilet parası kazanır sırtımdan..
    2 ...
  32. 47.
  33. özellikle yaşlıların fırçayla yıkandığı sahnede, bu kadar da olmaz, abartı, dememe rağmen çocuk esirgeme kurumlarında çocuklara yapılanları düşününce, e bunların çocuktan ne farkı var, onlara yapılıyorsa yaşlılara da yapılıyordur, diyerek huzur evindeki huzursuzlukları abartılı bulamadığım filmdir.
    4 ...
  34. 46.
  35. huzurevi müdürünün dediği gibi:

    --spoiler--
    ellerine sağlık
    --spoiler--

    diyemeyeceğim.. elbette on numara bir film değil.. bir kere huzurevi yaşantısı, orada yaşayan insanların sorunları fazla abartılmış.. tamam bunlar gerçek hayatta karşılaşılabilecek durumlar ki neredeyse her hafta en az bir kez üçüncü sayfalarda görüyoruz bu tür haberleri.. bunun filmde seyirciyi rahatsız edici derecede tekrarlanması sırıtmış.. ha yok ben film boyunca bunu anlatıcam diğer ayrıntılar önemli değil derse bi yönetmen, ona belgesel çekmesini tavsiye ederim nacizane.. bunun yanısıra hıçkırık seslerinin duyulduğu sinema salonunda birden kahkaha seslerinin yükselmesi, kahkaha seslerine müteakip tekrar hıçkırık seslerinin duyulması da az karşılaşılacak türden bir durum.. neyse biraz da iyi yanlarından bahsedelim.. imkansızlıklar yüzünden annesini huzurevine bırakan, onu huzurevi müdürüne emanet eden oğulun şu sözleri:
    --spoiler--
    anneme iyi bakın ha o size emanet
    --spoiler--
    söylediği sahne ve akabinde koşmaya başlaması, hem görsel hem duygusal açıdan eşine az rastlanır, belki de üzerinden yıllar geçse unutulmayacak bir sahnedir.. türk tugayı'ndan 19-50* kore gazisi nejat uygur'u da unutmamak lazım tabiki.. hoş bu devirde kim siker gaziyi..

    velhasıl para verip gitmeyin diycem ama diyemiyorum, bilmem kaç milyon dolar para harcanıp çekilmiş, malum kadroyu toplamanın mazliyeti az olmasa gerek.. hiç değilse kadrodaki bazı sanatçıların hatrına gidilip izlenmesi gereken bir film.. öyle büyük umutlar bağlamayın yeter..
    3 ...
  36. 45.
  37. manisa'nın hollywood 2000'inin ilk defa dolu olarak görmemi sağlamış filmdir bu. alışmıştık koskoca filmin 3 5 insancığa oynatılmasına şaşırdık kaldık. teyzeler amcalar fragmanları görüp ellerinde selpaklarla gelmişlerdi filme. ikinci bir babam ve oğlum vakası mı yaşanacak diye mi düşündüler acep?.

    --spoiler--
    cirit sahnesi ve dicle'deki karpuz kabuğunun yüzdürülmesi dışında hiç beğenmediğim yeter lan bitse de çıksak zaten yurda alınmayacağız diye düşündürttü film. tamam ilk filmdir şudur budur ama kısa ve acısız'da bir ilk filmdi be mahsun. yine de emeğine yüreğine gönlüne sağlık. yine de her şeye tüm aksaklıklara bilmemneye rağmen kimsenin kolay kolay cesaret edemeyeceği bir işe kalkışmışsın sen. sırf bu yüzden verdiğim para harcadığım zaman helali hoş olsun. yılların sinema tiyatro oyuncuları vardı filmde ama ben beklediğimi alamadım. ya koskoca bir erol günaydın hırsız polis'tekinin yarısı kadar oyunculuğunu sergilese, yıldız kenter sanki ilk sinema filmiymiş ilk defa kamera görmüş gibi bakmasa gazanfer özcan gibi bir usta oğluyla olanları bize sadece gözleriyle anlatsa diye çok bekledim ama olmdı. nejat uygur ise filmin yaşlıları arasında en süperiydi. hastası olduğum hareketler yaptı sağolsun. sarp apak takım elbiseler içinde pek bir yakışıklıydı diyerek tüm abazanlığımla pek değerli düşüncelerimi yazmayı kesiyorum.
    --spoiler--
    2 ...
  38. 44.
  39. çıkışında çocukların filmi nasıl buldunuz sorusuna ''bence yaşlılara böyle kötü davrananların ellerini kırsın allah'' cevabı verdikleri film.
    4 ...
  40. 43.
  41. yurtların durumunu o kadar güzel anlatmıştır ki zannediyorum %80 lik olan rakam daha da azalacaktır.bir filmde yaşlıların psikolojisi bu kadar mı güzel anlatılır dememe sebep olandır. hele de karşılıklı bir konuşma sahnesinde, 'ben hergün tokat yiyorum.' demesiyle daha da ağlamama sebep olandır. izlenesidir. bir de kendimin anormal olduğunu düşünmeme sebep vermiştir. çünkü koca sinema salonunda bir tek ben başından sonuna kadar ağladım. *
    3 ...
  42. 42.
  43. benim gibi sinemadan anlamayan, aglamak icin bahane bulan insanlarin begenecegi turden bir film.
    ben sinema cahiliyim. oyle oturup kelli felli terimler kullanamam. acikcasi mahsun'u da hic sevmem ama filmini begendim. utaniyorum sozluk ben mahsun kirmizigul'un filmine gittim ve hungur hungur agladim. allah'im canimi al da kurtulsun herkes benden.
    yatalak oldugunda 5 cocugundan 3'u tarafindan bakilmayan bir kadinin torunuyum belki de ben bu yuzden agladim. hatirliyorum da anneannemin elleri titremeye basladiginda bizden saklamak icin ne numaralar yaptigini... tuvaletini altina kacirdiginda ben ki cocuk bezi degistiremeyen insan anneannesinin altini temizlemisti. ne yazikki bunlari yasiyan binlerce hatta milyonlarca yasli insan var. sehirler buyudukce, hayatlar hizlandikca bir kenarda unutulan yasli insanlar da var. korkuyorum yaslanmaktan ben de bir basima kalirsam diye. filmi izlerken annemin, babamin yanina gitmek gelmedi icimden cunku zerre kadar hayirsiz bir evlat oldugumu dusunmuyorum. agladim cunku ya anneannemin yasadiklarini ben de yasarsam diye.
    belki metropol kentlerde de annesine, babasina sahip cikan cok insan var ama anadolu'da bunun daha fazla oldugu da bir gercek, kandirmayalim kendimizi. bireysellestikce arkamiza, sagimiza, solumuza bakmaz olduk. hep daha fazlasi icin eziyoruz birilerini. peki ya sonra?
    4 ...
  44. 41.
  45. senaryo açısından eh işte, kadro açısından hobarey, teknik açıdan ise mahsun bsg türkü söyleyemeye devam et sen diye iç geçirdiğim film...

    şöyle ki;
    1. senaryo: ahım şahım bi konu işlemeseler de idare eder, götürür tarzı bi senaryoya sahip bi film beyaz melek.

    2. kadroya değinmek istemiyorum. para nelere kadir!

    3. zurnanın zırt dediği nokta... tamam mahsun um teknik bilgin yok. anladık ama zerre film izlemiş olsan bu hataları yapmazsın. arka planı flulaştırma, insanların kafasını kesme, kamerayı oynatma hataları yapılır da 75 kere yapılmaz.

    sonuç olarak mahsun un da dediği gibi; duygulanmak, ağlamak istiyorsanız buyrun sinemaya... ha gerisi mi? gerisi yok...
    4 ...
  46. 40.
  47. sonunu bana gösterme, bırak da ben bulayım mahsun! *
    1 ...
  48. 39.
  49. "büyük şehirlerde yaşlılara saygı yok, bakın anadolu da öyle mi ama" çok genel temasını, filmin akışı içinde her vesileyle ortaya çıkarılan "memleketimle ilgili her temel soruna barnak(!) (parmak) basiyim" amacına yönelerek çeşitlendirmiş, bu özelliği ile bir mesajlar salatasına dönmüş bir mahsun kırmızıgül filmi.

    teknik yönden ise, oyuncularının çoğunun eski yeni tiyatro sanatçıları olması ve her birinin yer yer kendi teatral yeteneklerini sergilemeleri, filmin bir tiyatro oyunu havasında başlamasına ve sürmesine yol açmış(özellikle başlarda).

    filmin genel akışına derinlemesine bakıldığında (bilerek mi bilemem, çünkü daha ileri tetkikler gerekir); ülkenin, son dönemlerde yaşanan hemen her tür sosyal ve ekonomik sorununa, pkk ve terör olgusu hariç, el atılmış, kıyısından köşesinden dokunulmuş olması filmin ilgi çekici diğer bir yönü.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük