--spoiler--
her ne kadar 120 gün çaylaklık cezası alsam da sözlüğü takip etmekteyim. sabah 8 şehit haberi ile uyandım. öğlene doğru 2 şehit haberi alınca ve sözlükte yazılanları görünce bunu yazmak zorunda kaldım. herkes mutlu bir cumartesi bekliyordu. okul bitmiş, lys sınavı bitmiş. bazı orospu çocukları ; bakın açık ve net söylüyorum bunu bazı haysiyetsiz orospu çocukları bunu kendilerine prim ediniyorlar. insanda biraz onur, gurur, haysiyet ve şeref olur. o entryleri yazarken rahat oturabiliyorsanız, rahat rahat çıkıp sokaklarda gezebiliyorsanız bunu bugün ve geçmişte şehit olan o vatan evlatlarına borçlusunuz.
pek şerefsiz, haysiyetsiz orospu çocukları ; elbet hesap vereceğiniz günler gelecek. elbet bir gün sizde allah'ın huzuruna çıkıp bu yaptıklarınızın hesabını verip, sonra hak ettiğiniz yere gideceksiniz.
bir insanın bu kadar haysiyetsiz ve şerefsiz olabileceği hiç aklıma gelmezdi. 10 şehit verdik bugün. 10 vatan evladı daha hayatlarının baharında bu topraklar üstünde yaşayan insanların rahatça dolaşabilmeleri, huzur ve refah içinde yaşamaları için canlarını verdi.
--spoiler--
kendisi böyle dedi bana az önce.
uzuuun uzuuun okudum yazılanları. yapılan haksızlık mı? evet haksızlık... dediğin gibi bunu söylemesen de böyle olsaydı eyvallah ama bu ayıp oldu.. gitmemen lazımdı hacı yani gitmemeliydin.
ilk ve tek hoşgeldin diyen yazardır. kraldır. adamdır! adam gibi adamdır...
yeri dolmayacak ve özlenecek olandır....
uzaktan izlerim demişsin. uzaktan izleme ki bazıları sevinmesin. kızmakta haklısın ama boşver. gel mutlaka gözlerimiz seni aramasın.. merak ettik bakalım nasıl oldun iyi mi oldun... gel de sözlük yazar görsün. ben inanmıyorum bırakacağına. yada inanmak istemiyorum... o yüzden kendine iyi bak falan vs. yazmayacağım **
en yakın zamanda aramıza dönmesini dilediğimiz yazardır.
sözlüğü bırakma kararı alınan; daha doğrusu aldırtılan yazar. özlenecek olan, ne bu cezayı ne de kendisine karşı yapılan hareketleri haketmeyen; sözlüğün en içten, en adam gibi yazarlarından.
veda konuşmasını yayınlama gibi bir görevi bana layık gördüğü için teşekkür ediyorum ve aynen kendi yazdığı yazıyı kopyalıyorum:
--
sözlüğü bırakmış yazar.
beni seven ve beni sevmeyen yazarlara ;
1.5 senelik serüvenin sonuna geldik. bu 1.5 sene içerisinde çok güzel dostlar tanıdım hepsine çok teşekkür ederim. beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar sağ olsunlar. ameliyatımdan sonra kafa iznim dolayısı ile yeni bir üyelik aldım sözlüğü takip etmek için ve geyik yapmak için. ayi kovanina el sokan ayi diye. " r " harfini söylemeyerek biraz geyik yapıp, beter'in kafa izni açıldığında üyeliğimi moonlight sonata'ya sildirecektim. bir derdim var'dan geyik yaptım moderatör ile, sonra bana kim olduğumu sordu, bende çıkıp adam gibi ben beter'im abi dedim. pişman mıyım? değilim. dürüstçe söyledim bunu. sonra üyeliğimi sileceklerini söylediler, sesimi çıkarmadım. 120 gün çaylak yaptılar. ben söylemeseydim, onlar kendileri öğrenselerdi bu cezaya razı olacaktım ama şu an değilim ve gene mi pilav olayında yaşananlardan sonra anladım ki benim burada durmam bir hata. ilk başlarda yazmayı pek beceremiyordum, sonraları biraz yazmadım okuyarak az çok bir şeyler öğrendim.
burada tanıştığım dostlarım ile ramazan ayında sahura kadar geyikler yaptık, hikayeler yazdık. güldük, eğlendik, coştuk, zirveler düzenledik. hepsine çok teşekkür ediyorum.
uludağ sözlük ilk yuvamdı. burada öğrendim her şeyi. eskilere dönelim biraz ilk zamanlara ;
(bkz: buralar eskiden dutluktu) troll falan yoktu o zamanlar, ha vardı da belki ben rast gelmedim. kemalist damarımda bu kadar kabarık değildi diyebilirim. gecenin saat 4'ünde gözlerim kapanarak google'a uludağ yazdım. niye yazdığımı hala bilmiyorum. uludağ sözlük çıktı bakındım komik yazılar denk geldi kayıt olmaya karar verdim. sözlük formatını okuyan ender kişilerden biriydim diyebilirim size. gel zaman git zaman yazar oldum. sinop dönüşünde geyik ekibine katıldım orada güzel dostlar tanıdım. kaçıncı teşekkürüm bilmiyorum ama hepsine tekrar teşekkür ederim.
gelelim şimdiye ;
şimdi de güzel dostlar tanıdım ve hala irtibattayım onlarla. fakat son olaylardan ve moderasyonun bana aldığı tavırdan sonra -ki bu tavır gene mi pilav olayından sonra oldu- burada duramayacağımı anladım. 120 gün * uzak kalacağım. mesele yazmak veya uzak kalmak değil. mesele, 120 günlük bir cezayı hak etmiyor olmam. bilen bilir aldığım çaylaklık cezalarından sonra haklı olsam da bazen sustum fakat bu sefer susmayacağım. konuşup, öyle gideceğim. bana tavır alan moderatör'ün ismini vermek istemiyorum ki zaten kendileri çokça dikkat çekti bu aralar. sağ olsun, no light no hope gibi, nitratex gibi, fatal gibi, * beni de kaybettiler. ha, kendimi öyle ahım şahım bir yazar olarak görmüyorum görmem de. fakat gidenler var arkadaşlar, birileri gidiyor ve gidenler değil bunların gitmesine sebep olan kaybediyor. herkes farkında ki bu sadece bu sözlük için değil, tüm sözlükleri oluşturanlar admin, ayakta tutanlar ise yazarlardır. yazarlara hak edilen değer verilmiyor ise, suçlu suçsuz, haklı haksız ayırt edilmiyor ise bir şeyler ters gidiyordur. dediğim gibi uludağ sözlük ilk yuvam, burada öğrendim her şeyi. hatta hayatımın aşkını bile burada tanıdım. anlayacağınız bana getirisi çok. götürüsü de çok oldu aynı zamanda. asosyalliğimin en büyük kaynaklarından birisi de uludağ sözlük *
sıra geldi beni sevmeyenlere caaanııımmm şakirtlere ve atatürk düşmanları, akp yalakalarına ;
çok sevinmeyin arkadaşlar. benim yerimi kat be kat doldurabilecek insanlar var burada cany13 , darbetr ve daha niceleri. uzaktan uzağa takip edeceğim. yazılanları okuyacağım fakat yazmayacağım.
umarım uludağ sözlük kayıplarına bir yenisini daha eklemez fakat ekleyeceğini düşünüyorum böyle giderse.
giderken bile kavga ettiği kişilerden helallik isteyen bir insanın arkasından böyle konuşabilecen haysiyetsiz insanları görmek, insanlığın ve müslümanlığın nerelere vardığının göstergesidir.
üç kuruş prim yapacağım diye beter in hakkına giren kişilere elbette o gelince cevabını verecektir.
bir de müslümanım diye geçinirsiniz cemaat propagandası yaparsınız. müslümanlıkta arkadan konuşmak değil, tanımadığınız bir kişinin hastalığı veya vefatı durumunda yanında bulunmak gerekir.
ancak siz prim yapmayı kafanıza koymuş insanlarsınız. prim yaptığınızı zannediyorsunuz fakat beter i seven ve sayan kişiler olarak size ayar verme zevkini beter e yaşatacağız.
az önce telefonda konuştum ve ayrıntıları aktarıyorum ; 18 nisan 2010 tarihinde hastaneye yatacak ve 19 nisan 2010 tarihinde ameliyat olacak. bu yazılanları duymuş fakat yine o efendiliğini bozmayarak sizlere ve herkese selamını gönderdi.
hastalığını sözlükteki dostlarıyla paylaşmaya çalışırken sözlükteki kendini bilmezlerin oyuncağı haline getirilmeye çalışılan yazar.
nick altını kirletenler hiç empati yapıyorlar mı acaba karşısındakinin hastalığını bile yalanlamaya kalkarken?
hastalık üzerinden insan hiç şaka yapar mı? sanal ortam bile olsa gelişmeler butonunun benim için yanmaması ümidiyle cümlesini yalan yere kurabilir mi? bence kuramaz. geçmiş olsun yazarıdır, dosttur, yarın ameliyat olacakmış inşallah olumlu sonuçla döner demek düşer sözlükteki dostlarına.
sevenlerini fena halde kandırmış yazardır, zaten gayet kandırılmaya müsait nikaltı dostları bulunmaktadır, 3 gündür son yazım diyip, nikaltını doldurmaya çalışan, popülist kültürün ürünüdür. ama yaşına göre takdir ettiğim yazardır, organizasyon becerisine sahiptir, internet cafede arkadaşlarıyla beraber sözlüğün içine etmekte gayet başarılı olmuşlardır.
herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur oalcak.(andy warhol)
(bkz: #7802961)ayrıca yapılan tespitlere katılmamak elde değildir.
önce özelden didişip sonra da şikayet edip ardından çaylak olunca da nick altınıza gelip çaylak yazan, kendine yakışır çocuksu hareketlerde bulunan beter değil şeker faşist. sözlükte ergenekonculuk oynamaya gelmiştir. eli silah tutacak kadar kuvetli olmadığı için şimdilik oyuna burada devam etmektedir. takibim altında ...
sözlükteki yazarları yaftalıyıp kalıp kalmamalarına karar verme yetisine sahip bir adet yazar. sürekli moderasyona şunları atın, bunları kapatın gibi çağrılar yapmaktadır. anlattığı hikayesine bakınca biraz duygulanmadım değil. kendisi bir intihar girişiminde bulunmuş ancak başaramamış ya da birileri onu kurtarmış. bildiğiniz depresyon modu. gerçek hayata tutunamayarak intihar girişiminde bulunmuş olması sorgulanacak bir durum değil. bunu bir ergen davranışı olarak gerçekleştirmiş olsa bile. zaten 17-18 yaşında olduğunu söylemiş. buraya kadar herşey normal gibi görünüyor.
18 yaş-bunalım-intihar girişimi-hayata küsmek
ancak sorun gerçek hayatta değil. sorun sanal hayatta. sanal hayatta, gerçek hayatta tutunamayan tribinin tam zıddı olarak tutunmaya çalışan ancak bunu milletin barındırılmaması üzerine inşa etmesi. işte bu noktada ortaya gerçek hayatın sanal hayata verdiği yön üzerinde durmak gerekiyor. şimdi sen kalk her türlü anlamda sistem için yaşayabilecek özelliklere sahip biri olarak hayata tutunamazken, sanal hayatta yine sistemin tam da istediği türden bir yaklaşımla tutunmaya çalış. hem de bunu başkalarını yoketmeye çalışarak yap. mümkün mü? değil. işte mümkün olmadığı için kendi kendine sanal haytta da intihar girişiminde bulunmuştur ancak gerçek hayattaki gibi bu da bir ergen tribi olmaktan öteye gidemeyecektir.
bu yazdığımın sözlükte yazmayacak olmasıyla ilgisi yok. bu yazdıklarım sanal ortamda yazdıklarının intihar etkisinden kaynaklı. ama becerememek kötü.