filmde sosyalizmin yıkılışını özgürlük olarak gören bir gencin sosyalizmin yıkılmasıyla yaşadıkları ve doğru bildiklerini sorgulaması anlatılıyor. bazen bir şeyin değeri artık onun olmaması ile anlaşılır. berlin duvarı yıkıldığında insanların mutluluğunu hatırlıyorum, peki o duvarı yıkanlar sonrasında doğu almanyalı işçilerin yaşamını garanti altına aldılar mı? ya da tek bir çeşit turşu yemek hiç tuşu alamamaktan daha mı kötüydü?
Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya'ya kaçmalarını önlemek için Doğu Alman meclisinin kararı ile 12 Ağustos 1961 yılında yapımına başlanan yaklaşık 160 km. uzunluğundaki duvardır.
yaş muhabbetlerinden yaşının büyük olduğunu söylemek ve etrafındakileri buna inandırmak isteyen mal kızların "ben berlin duvarının yıkılışını gördüm" diye cümle içinde kullandıkları duvar..
- ben berlin duvarının yıkılışını gördüm
+ televizyondan mı?
demir perde'nin simgesi. yapımı 13 ağustos 1961'de tamamlanmıştır. batı'da yıllarca utanç duvarı olarak anılmış, doğu almanya'dan batı almanya'ya göç etmek/kaçmak isteyen onlarca kişi duvarı aşmaya çalışırken ölmüş/öldürülmüştür.
1989 yılında doğu almanya'nın göçlere kısmen izin vermesi, duvarın yıkılışına zemin hazırlamıştır. ancak yeterli görülmeyen göç reformları nedeniyle doğu almanya vatandaşlarının doğu bloğu ülkelerine geçişine izin vermiştir. bu kararla birlikte binlerce insan polonya, macaristan gibi ülkelere kaçmış ve buradaki amerikan, ingiliz, fransız elçiliklerine sığınmıştır. kaçışların bu kadar büyük olduğunu gören doğu almanya hükümeti duvarın bir anlamı olmadığını anlayıp, yıkılma kararını almıştır.
resmi olarak 13 haziran 1990'da yıkımına başlanmıştır. kasım ayına kadar hemen hemen tüm duvar yıkılmıştır. **
Berlin duvarı yıkıldığı zaman, çevrede oturan aileler onun bir parçasını alıp evlerinde saklama fikrini anlamlı bulmuşlar. böylece yaşamları boyunca pencereden her baktıklarında gördükleri o tuhaf şeyin küçük bir anısına sahip olabilecek, geçmişin somut bir kanıtını gösterebileceklermiş torunlarına. yaşlı bir karı kocanın payına da üstünde yazı olan bir parça düşmüş.kentin özgür tarafında yaşayan gençler yıllar boyunca bu utanç anıtının üstüne kardeşliğe ve birleşik almanya'ya duydukları özlemi yazmışlardı. yaşlı karı kocayı şaşırtan, kendi parçalarındaki sözcüklerin yabancı bir dilde olmasıymış. bunun hangi dil olduğu ve ne yazdığı hakkında en küçük bir fikirleri yokmuş. yine de sevgiyle saklamışlar parçayı, kutsal bir emanet gibi üzerine titremişler. anlamını çözemedikleri yazının ne demek istediğiniyse, yıllar sonra evlerine gelen bir arkadaşlarının turkçe bilgisi sayesinde keşfetmisler;
"yetmiş ikiye bir tertip samsunlu nuri kimseyi sikemeden bu diyarlardan gidiyor..." *
çok garip bir şekilde büyük kitlerlerce batı almanya ile doğu almanya'yı ayırdığı sanılan duvar. oysa batı berlin'i çevreleyen bir yapıdır. kapalı bir eğridir. berlin zaten doğu almanya'dadır. batı berlin'in etrafı cümle doğu almanya'dır. yıkıldıktan sonra anlaşılmıştır ki 101 tane tünel kazılmıştır batı berlin ile doğu berlin arasında.
zamanında almanlardan çok türklerin bir parçasını alıp evlerine getirdikleri duvar. öyle ki bir parça da bizim vitrinde duruyor. sanki almanya bizim memleketimiz de, olay da kahremanlık destanı. ilk defa gelen misafir soruyor "bu ne" diye, biz de diyoruz "berlin duvarı". geçmişe millet olarak daha bağlıyız herhalde. ya da almanlar bu duvarın esamesinden bile hoşlanmıyorlar.