her türk erkeğinin cocukluk anılarının içine eden aparattır.söyle ki berbere dogru koşar adımlarla gider cocuk. içeri girer. berber koltuklarına aşık edasıyla bakar hemen kuruluverir birine ki boyuda buyumuştur ne de olsa berber koltuguna sıgdıgınada inanmaya başlar tam o sırada berberin odun benzeri tahta ile gelmesiyle butun dusunceleri butun hayalleri yıkılır. işte bu kadar kötü bir alettir bu.
çocuk kendini bu tahtaya layık görmez. ama tahta konduğu an üstüne çıkmak için baya uğraşır. en sonunda şefkatli berber elleri onu kavrayıp kaldırır. diğer sefer çocuk yine kendini tahtaya layık görmez. olaylar gelişir.
küçüklüğümün, en özlediğim, olaylarından biridir. gidersin berbere, artık büyüdüğünü düşünüyorsundur. oturusun. berber 'hop olmuyor böyle' der. kalkarsın altına tahta yerleştirir. o zaman kendini küçük hissedersin. ben genç oldum düşünceleri gider aklından. hatta bunun için, karşı bile koyarsın. nerden bilebilirsin ki, o tahtaya oturmak için neler vermiyeceğini.büyüyünce.
"ulan bu sefer koymucak galiba, bende baya boy attım koymaması gerekir"
çocuk için çok önemli bişey olduğu halde(büyüme açısında) berberin kanımca hiç o yönden düşünmediği, çocuğun hayatını bile değiştirebilecek küçük maddenin şekil almış hali.