penguen çok güzel bir karikatür çizmiştir bunun için. ne kadar baskıcı bir ülkede yaşadığımızı göstermiştir.
karikatür şöyle; kadınlar ellerinde "benim bedenim benim kararım" pankartları taşırken, rte en önde, "benim ülkem benim kararım" pankartı taşımaktadır.
o ne derse o olur, hemen yasa çıkar!
(bkz: burası türkiye) (bkz: ülkenin hali)
''benim bedenim benim kararım'' ne demek ? sanki estetik ameliyat yaptırıyor hanımefendi..
karnında üçüncü bir insan taşıyorsun ve onu öldürüyorsun..ufacık bir bebeği öldürüyorsun..
bu resmen cinayettir..
onca doğum kontrol yöntemi varken hem sorumsuz davranıp istemediğin halde hamile kalıyorsun, hemde utanmadan karnındaki yavru insanı öldürüyorsun..cinayet işliyorsun..
bu tartışmanın da islam ile bir alakası yok..dünyanın heryerinde kürtaj sorusu ciddi bir paradokstur..birçok doktor da kürtaja karşıdır..abd ve avrupa'da da bu iş böyledir..
Isin gercegini bilen insanlarca soylendiginde mantikli olan cumle. Her ulkenin bir nufus politikasi vardir, ders kitaplarinda turkiyenin nufus politikasi nitelikli insan yetistirmeye yonelik gosterilmektedir. Fakat basbakanin yaptigi aciklamalarda turkiyenin genc nufusa ihtiyaci oldugu vurgulanmakta. Bunun icin de doguma tesvik ediliyor insanlar. Bugune kadar nufus artisi isteyen ulkelerde bu tur tesvikler yasaklarla degil insanlara sunulan firsatlarla verilmistir. Cocuk basina yapilan yardimlar, anneye calismadigi gun kadar odenen para, bakim masraflari, izinler ve daha niceleri. Bunlar yapilsa eminim insanlar bu kadar karsi cikmazdi bu duruma. Ama sen hem bunlari saglamayip hem yasaklar koyarsan, bu insanlarin bu tepkilerini gormeye mecbursun demektir.
hiçbir kadın ve sağlıkçı kürtajın iyi bir şey olduğunu söylemiyor. hiçbir kadın kürtajla birlikte yaşanan fiziksel ve psikolojik ağır sorunları güle oynaya istemiyor. kadınlar bedenleri ve hayatlarıyla ilgili kararı verecek olanın sadece kendileri olduğunu söylüyor. bu nedenle kürtaj yasağına karşı çıkmanın vurgusu çok net; benim bedenim benim kararım!!!
çocuk doğurup doğurmamak bir kadının; bedeninin yanısıra bir ömür boyu hayatını nasıl sürdüreceğinin de kararıdır aynı zamanda. evlenip evlenmeme bir kadının hayatına nasıl yön veriyorsa bir çocuğa sahip olup olmama da benzer karardır. erkek egemen sistemde, çocuk bakımının tüm sorumluluğu kadının omuzlarındadır. karar kadına ait olmaz diyenler, çocuk bakımının hiçbir sorumluluğunu kadının sırtından almayı düşünmüyor. kadın birey-insan olmaktan çıkartılıp; anne olarak toplumsal statüye zorlanıyor.
kadın bireydir. devlete, erkeğe, sisteme, patrona ait bir meta değildir. kendi kaderini belirleme hakkına sahiptir.
akp bu konuda tartışmayı çok kaygan bir zemine alıyor. nasıl laiklik isteyeni din düşmanı, demokrasi isteyeni bölücü ilan ediliyorsa; benim bedenim benim kararım diyen kadınları da ;aile düşmanı, devlet düşmanı ve katil ilan ediyor.
insani varlık haline gelmeyen cenini vücudunda taşımak istemeyen kadının ,katil olarak lanse edilmesi, kadınları cadı kazanında kaynatmaya çağırmaktan başka bir anlama gelmiyor.
ama yüzyıllar öncesinde de; kadınlar özgürlükleri için cadı olmaktan imtina etmediler. bundan sonra da etmeyeceklerdir. kadınlar özgürlükleri için susmadı ve susmayacaklardır.
kot kafalı kimi hatunların konu kürtajsa destekledikleri, konu türbansa köstekledikleri söylem. yani ne dedikleri belli değil anlayacağınız, bi öyle bi böyle, dön baba dönelim hesabı. pusula bile olmaz bunlardan, o derece dönüyorlar.
bu sloganla kendilerini kelepçeleyen, zincirleyen, vücutlarının bilumum bölgelerine bu sloganı yazdıran kadınları anlamakta güçlük çekiyorum.
hani bunlar eğitimli, korunma yöntemlerinden haberdar olmaları beklenen kadınlar. arkadaşım kimse kimsenin özel hayatına karışmıyor, cinselliği nasıl yaşadığına da; buna engel yok.
bunca korunma yöntemi varken "hayır, ben illa da hamile kalıp, kürtaj olacağım ve başıma gelecek her türlü komplikasyona razıyım." demek için nasıl bir ruh ve akıl sağlığına sahip olmak gerekir, bilmiyorum.
beden senin ona diyecek laf yok zaten de kararı nasıl tek başına verebiliyorsun. bünyen kendiliğinden mi üretti o bebeği. tek başına yapmadığın bir olayda nasıl karar sadece sana ait olabiliyor. beden sana ait olmak üzere, bedeninde can bulan başka bir beden daha var. onunla ilgili kararı da sen veriyorsun. o hayata tutunmaya çalışırken, kendi zevkin uğruna onun hayatına kast ediyorsun. ne yaman çelişkidir bu. yok daha ceninmiş de, yok ruhu, eli kolu yokmuş da. bırak bu ayakları ya. bildiğin canlı işte. sağlık yada tecavüz söz konusu olmadığı sürece kürtaj yanlış bir karar. eğer ille de kürtajsa, anne ve baba adayının birlikte karar vermesi lazım.
benim bedenim benim kararım saçmalığına bir yere kadar tamam hadi de, sevgilimin bedeni sevgilimin kararı gibisinden iyice saçma bir yere varmış. ulan akılsız, doğum kararı alsaydı sevgilin, bebek sadece onun mu olacaktı. beynine noldu senin.
bazı kadın ve erkeklerin kürtaj için başlattıkları kampanya sloganı.
şimdi "benim" dedikleri beden için, bir zamanlar anneleri "benim bedenim" diyerek kararını verseydi ve kürtaj olsaydı, şimdi o sahiplendikleri bedenleri olmayacaktı. olur olmaz yerlerine "benim" yazdığın beden sana ait olabilir, içerdeki sana ait değil. o beden bir bebeğin, senin bebeğinin.
tecavüz gibi durumları kesinlikle ayrı tutuyorum, ancak bu kadınların yaptıkları saçmalıktır.
benim bedenim, benim kararım!
mi cuerpo, mi decision,
my body, my decision,
mon corps, ma decision,
meinen Körper, meine Entscheidung,
il mio corpo, la mia decisione!
daha kaç dilde diyelim bilemedim. kapat o dindar geçinen ağzını, çek fikirlerini ülkemin üzerinden!