--spoiler--
".. ertesi sabah kıraathanenin önünden geçerken babam çağırdı. boş bir masaya oturttu beni.
-apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın bülent ?
-hangisini?
-otomatik yanan, sensorlu lamba.
-hayır.
-komşu görmüş, yalan söyleme. süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.
önüme baktım...
-neden kırdın?
cevap yok.
-hasta mısın evladım? söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle..
-kırdımsa kırdım, ne olacak! çok mu değerliymiş?
-lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? yöneticiye de dedim. lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. sen değerlisin benim için.
-beni görünce yanmıyordu baba..
-nasıl yaa..
-görmezden geliyordu, yanmıyordu. kaç sefer yok saydı beni.
- e beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor.
-hadi ya! sahiden mi?
-evet. ucuzundan takmışlar. bizimle bir alakası yok..