keyif veren dizidir. bünyesinde ne politika, ne devrim, ne vahşet, ne dram, ne seks, ne uçkur, nede reyting kaygısı barındırmamaktadır. otur izle, moralin bozulmaz. sinir olmazsın, derdine dert, moralsizliğine moralsizlik eklemez.
--spoiler--
bu bölüm o sinir bozucu sürekli köftecide tıkınan fesat adam yoktu. ne oldu ona? koltukta lastik terlik elimde bekliyordum ağzının ortasına fırlatmak için.
--spoiler--
not: helal olsun çimen göz, tut kızı götür istanbul'a!
klişe mlişe de olsa çok güzel olan dizi. bubam tam karşımda olmasa orhan babadan dokunma çalarken hönkür hönkür ağlayacaktım neredeyse. boku çıkmaz inşallah.
arkadaşım oynadığı için zorla izledigim ve müzikleri icin jilet sayesinde muslum babanin yanina ucarak gitme sınırına geldiğim dizi. klişe bir dizidir efendim. ayse cok tatli kız ama.
An itibariyle trt 1'de oynanan dizi. Dizide ayşem'in iç sesi, çok başarılı olabilecek dizinin kalitesini düşürüyor. Zira oyuncular yansıtılmak istenen duyguları jest ve mimikleriyle ifade etmeli. Her duygu için bir iç ses çakacaklarsa nerede kaldı oyunculuk?
Kahvaltıda denk gelmiş olup, 10-15 dakika kadar izledikten sonra '' Anaa eski türk filmleri gibi lan! '' tepkisini vermiş, Nail abimize cart curt diyen kelaynağa sövüp sövüştürdüğüm dizidir. Meğer ikinci bölüm tekrarıymış. Ben laptopa, laptop bana bakarken 5 bölümün de ifadesini almış bulunduk vesselam.
Diziye gelince, Güven Kıraç gibi Altan Gördüm gibi ustalar varsa bendeniz için uygundur. Zaten esas kızımız izlettiriyor kendini. Öyle çoğusu gibi seksapalite meksapalite gibi de değil, koy vitrine bak tadında, şefkat uyandıran bla bla daha ne olsun canıım ? Pazartesi günlerinde içimizi ısıtıyor hiç değilse. Seyirci kitlesinin de en az %70' inin '' Ben de bundan istiyorum. '' dememesi imkansız. Dizi çok iyi be abi. Neyse ben kaçar. Adiyöğ efenim.
Düzeltme :'' Sövüp sövüştürdüğüm '' derken tatlı bir sövüştürme tabi canım, köftehor ayarında.
"kız çok güzel lan" nameleriyle evi inlettiğim, sadece toplamda 2 dakikasına, o da dünyalar güzeli bir meleğin gelinlikler içinde olduğu bir sahnesine denk geldiğim dizidir.
o şıfrıntı sedaydı heralde, mına koyum ben onun çok ayıp ediyor.
klişelerle dolu vasat bir dizi. maalesef üç bölümde izlemeyi bıraktım. adamlar okumaya gidiyorlar, evleniyorlar hemen. üstelik bir haftada. var mı böyle saçmalık dünyada.
klişe mlişe ama izleten dizidir. umarım her türk dizisinin kitabında yazan "sonradan saçmalama" olayına kendilerini çok fazla kaptırmazlar. çok uzatılamayacak bir senaryosu var sanki ama bekleyip göreceğiz. ayrıca nezih, haluk abi ve adını unuttuğum ayşem'in iki kız arkadaşı olan karakter de bir hayli eğlenceli.
yine ayrıca, ayşem de erkek dünyasının senelerdir hayalini kurduğu ama bulamadığı tiptir.
friends'te sabah sporuna gitmek istemeyen chandler bing'in monica gellar'a yaptığı ve televizyon tarihinin dizilerde gördüğü en ağır yavşaklığın bir benzeri ve hatta daha ağırına 8. bölümünde sahne olmuş dizidir.
iç anadolu'nun kayganasının içine çikolata, çilek... koyup waffle yapanlar, bildiğin böğürtlenli kekin ismini yabancı bir şekilde sunup bizler zenginiz havalarına giren kişileri bizlere sunmuş dizi.
tdk türk milletine bu yiyeceklerin gerçek isimlerini öğretebilse keşke.