ben bir gürgen dalıyım

entry7 galeri0
    1.
  1. bir hasan ali toptaş öyküsü. çocuk kitabı gibi dursa da çok büyük laflar barındıran, küçük dev bir kitap. ilk cümlesinden son cümlesine kadar elimden bırakamadığım, mükemmel tasvirleriyle hayal dünyamı genişleten ve hüznü bambaşka açılardan bakarak yaşatan enfes bir öykü. bir gürgen dalının ağzından başlıyoruz öyküyü dinlemeye. ve o dal insanların ellerinde oradan oraya savrulurken biz de savruluyoruz. onun gözünden görüyoruz güzellikleri de kötülükleri de.

    geç bulduğum ama başucumdan ayırmadığım, zaman zaman gözü yaşlı, mağrur ve her zaman umutlu bir kitap.
    1 ...
  2. 2.
  3. "ege toprağında gencecik bir gürgendim ben" cümlesiyle başlayan ve hasan ali toptaş'ın franz kafka'dan nasıl etkilendiğini en iyi gözlemlediğimiz eserdir. Kafka'nın "köprü" isimli öyküsü "soğuk ve katıydım; bir köprüydüm" diye başlar. Yani aynı Marquez'in "kırmızı pazartesi" romanındaki gibi, veya Kafka'nın Dönüşüm isimli eseri gibi asıl olanı, durumu girişinde verir. Kafka etkisi de hem bu giriş hem de Kafka'nın fabl yorumuyla ilintilidir. gregor samsa başlığında zikirettiklerimi kısaca yinelersem; bir hayvanı veya cansız bir nesneyi alıp insani özellikler katar ama onu yani fablı "yabacılaştırma" durumunun içine sokup masal olmaktan uzaklaştırıp bambaşka bir forma sokar.

    hasan ali toptaş gibi Türkçe'nin sihirbazı olan birinden bir masal dinlemek herkese nasip olmaz...
    1 ...
  4. 3.
  5. zevkle okunan, insana rüzgarı sevdiren bir kitap...

    --spoiler--

    Onun dediğine göre, rüzgâr denen şey yalnızca rüzgar değildi... Okumasını bilmek gerekirdi onu. Bunu bilenler, rüzgarın içinde hayata dair hemen hemen her şeyi bulabilirdi. Çünkü binlerce bitkinin kokusu vardı rüzgarda, binlerce bitkinin şekli, rengi ve fısıltısı vardı. insan sesleri vardı sonra çeşit çeşit, hayvan sesleri, tepelerin yüksekliği, denizlerin genişliği, nehirlerin uzunluğu vardı. Rüzgarı okumasını bilenler, canları isterse, hiç görmedikleri bir denizin tuzunu bile tadabilirlerdi sözgelimi. Ya da, yıllar önce ölen bir ihtiyarın, gençliğinde attığı gevrek kahkahaları bile duyabilirlerdi.

    Bu nedenle, sürekli rüzgârı dinliyordum ben.

    --spoiler--
    0 ...
  6. 4.
  7. dün edindiğim, okuduktan sonra bir çocuğa armağan edeceğim hasan ali toptaş öyküsü.

    ilk iki bölümünü okudum henüz ama bayıldım.

    okuyan birine sormak istediğim bir şeyler var(şimdiden bile):

    küçük kara balık'tan eksiği değil fazlası var mıdır?
    konjonktürel olarak haksızlığa mı uğramaktadır?

    gerçekten böyle düşündüm bugün.
    müthiş bir kitap.
    0 ...
  8. 5.
  9. Hasan Ali Toptaş'ın masal kitabı ama sadece çocuklara değil büyükler içinde içinde o kadar çok anlam barındırıyor ki.
    0 ...
  10. 6.
  11. bu kitap esasında çocuk kitabı olarak geçiyor ama bence çocuklar okumasınlar zira ciğerlerinin bir kısmını çocukluklarında bırakırlar. anne, babaya doğa sevgisi üzerine güzel ders verir, herkes mutlaka bir kez okumalıdır o ayrı. son olarak bir noktadan sonra hasan ali toptaşın acı acı bakan gözleriyle okuduğunuzu fark ediyorsunuz, mümkünse gece okumayın ki uyuyabilesiniz.
    1 ...
  12. 7.
  13. çocuklar için korkunç etkileri olabilecek bir öykü kitabı. öykü ilerledikçe ben bile tedirgin olurken, çocukların verecekleri tepkiyi ve onlarda yaratacağı dehşeti tahayyül dahi edemiyorum.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük