bekir coşkun

entry623 galeri5
    511.
  1. http://www.ilk-kursun.com/haber/104692

    imamın esiri olmuş memurlara 3+3 iyidir demiş, bekir çoşkun.
    0 ...
  2. 510.
  3. adamlar kendilerini ülkenin sahibi ilan etmişler. fransa'ya gitsinmiş, şaka şaka o kadar vicdansız değillermiş, siz kimsiniz lan? sanki oyun bahçenizde oyun oynuyoruz. şu sahiplenmeye bak hele. şu götü kalkıklığa bak. neymiş, korkmasına gerek yokmuşmuş. alevilerin ev kapılarını işaretleyenler bunlar değil çünkü. din, din, din diye zırlaya zırlaya adam öldürenler bunların arasından çıkmıyor sanki. kafasız insanlar, eğitimi bile günah görecek seviyeye sahip mantalite sadece sizin aranızdan çıkıyor. her türlü ideolojiyi, elitizmi, faşizmi, tüm totaliter rejimleri sizin cahil kafanıza tercih ederim. siz o kadar iğrençsiniz işte. sizin totaliterlik arzunuz, vahşet neticeleri doğurur. bu yüzsüzlüğe dayanamıyorum. yanıbaşlarında, her köşe başlarında yavşak, orospu çocuğu, şerefsiz insanlar var: ramazan ayında sokakta sigara içtiği için şahısları komalık etme hakkını kendinde görenler, ezan okunurken kulaklıkla müzik dinleyen gence linç girişiminde bulunanlar; ulan gözlerimle görüyorum. öteki taraftan, diğer bir çeşit de, gidip bir evde onlarca saat fethullah diye bi ayrı adinin sözlerini tekrar edenler. ne saçmalık bu ya? kendileri şikayet ettikleri bokun laciverti ve daha pis kokanı. şimdi de kalkmışlar, başbakanın hedef gösterdiği şu yazarı, korkmasın bir şey yapmayacağız diye avutmaya çalışıyor bir kesim göz önünde. öte yandan arka plânda yobaz sürüleri tacizlerini aralıksız sürdürüyor. insanlık bu din ve faşist yobazlardan çektiği kadar kimseden çekmedi. muhafazakârlığın aydınlık olduğu sanrısını da sürdürmeye devam etsinler. sinirliyim size.

    işbu üstteki yazı gazeteci bekir coşkun'un yazdıklarına karşı gösterilen tutarsız davranışlara tepki olarak yazılmıştır.
    1 ...
  4. 509.
  5. --spoiler--
    Fırtt sesi sadece tanklardan önce mi gelir, B.Coşkun!

    Başbakan'ın, B. Coşkun'u tanımlayan konuşması, 'hedef gösterme' imiş!

    Şimdi kartelozların hepsi, bunu dillendiriyorlar.

    Meğerse, B. Coşkun efendi çok korkmuş..
    ''Ben ne yapacağım, nereye gideceğim şimdi?'' diyormuş.

    Adres basit.

    Fransa'ya; hanımı Andre'nin memleketine..

    Şaka şaka..

    O kadar vicdansız değiliz.

    Onlar bize, Suudi Arabistan'ı adres olarak gösterirler de..

    Biz kimsenin, ülkesini terketmek durumunda kalmasını istemeyiz.

    istemeyiz de; bu iyiniyetimizin istismarına da eyvallah edemeyiz.

    Bu utanmazların, zamanında neler yazdıklarını hatırlayıp, şimdi küçücük bir çıkışa nasıl ciyakladıklarını da görmeli, göstermeliyiz.

    Hatırlayın, Vakit'te ''onbaşı bile olamayacakların general olduğu ülke'' başlıklı makale sebebi ile 312 generalin biraraya gelip, trilyonluk tazminat davası açmasını..

    Ne yapıyordu, bugün B. Coşkun'a sahip çıkanlar?

    içten içe seviniyorlar.. ''Hah işte.. Generaller Vakit'in hakkından şimdi gelecekler işte'' diye dört köşe oluyorlar.. Gazeteleri de ''Generallerin zaferi'' diye başlık atıyordu..

    Neymiş?

    iki tane general için, ''Bu bilgi ile, o iki generalin onbaşı olması bile abes bir durum'' denilmiş..

    iki generale eleştiri yapılmış.

    iki general yerine, 312 general çıkmış karşımıza..

    Sadece generaller çıksa yine iyi.

    Bir de yalakası medya çıktı karşımıza.!

    Haberleriyle, köşe yazılarıyla destek verdiler, 312 general davasına.. ''Vakit de çok oluyor''muş. ''Generallere böyle eleştiri yapılır mı'ymış?

    Mış mış... mış mış..

    Şimdi ne oldu?

    Niye korktunuz hemen?

    Bir Genelkurmay Başkanı değil, onun yanında dört kuvvet komutanı ve daha onlarla birlikte 307 general daha karşımıza dikilmişti de, biz sendelememiştik!

    Siz niye, ecel terleri döküyorsunuz hemen?

    Hayır; Genelkurmay Başkanı'nın açıklaması için de, Başbakan'ın tesbiti için de, ''oh iyi oldu'' noktasında değilim.

    Ama muhatabın şu yazılarının hatırlatılması da görevimiz olsa gerek:

    Tarih: 5.3.2005... Kaleminden ''pislik saçan'' B. Coşkun yazıyor:

    ''Erbakan ayran ve şerbetle geçiştirmek isterken, generaller 'Rakı mönüde yok' diyen garsona emir vermişlerdi:

    'Koşun büfeden getirin...'

    Az sonra Hoca'nın gözleri tavanda dört tur atıp paşaların önündeki rakı bardaklarında durduğunda, anlamıştı başına geleceği.

    Tankların seslerinden önce her zaman bir 'fırtt...' sesi vardır.''

    ''Fırtt'' ha!

    Biz Erbakan Hoca'dan o yönde hiçbir korku emaresi görmedik..

    Ama bugün, ''fırtt'' sesi başka yerlerden geliyor?

    Geliyor ki, ''Beni hedef gösterdier. Ben ne yapacağım şimdi?.. Basın niye bana sahip çıkmıyor?'' diye ağlaşıyor, yukarıdaki seviyesiz ifadelerin sahibi!

    Demek ki, sadece tankların seslerinden önce gelmiyormuş ''fırtt'' sesi..

    Dik duran siviller, darbe yalakası gazetecilere had bildirdiğinde de, aynı sesi duyabiliyormuşuz!

    Değil mi B. Coşkun..

    Hayır, arşive girip, tek bir yazısını bulmuş değilim, bugünlerde ''fırtt''ı tutan ''pislik saçan kalem''in!

    ''Paşa-köpek'' hakaretine, Genelkurmay'ın cevap vermesine bugün salya sümük olanlar, bakın aynı askerin, kanuna aykırı bildirilerine nasıl alkış tutuyorlardı:

    ''Pislik saçan kalem''in 11.1.2003 tarihli yazısından (Tam da, Sarıkız-Ayışığı darbe planlarının zirve yaptığı tarihler..):

    ''Sizce sözü edilen 'muhtıra' kime?..

    Sadece siyasi iktidara, yani AKP'ye mi?..

    Yoksa medyayı, patronlarından genel yönetmenlerine, yazarlarına, çizerlerine kadar çağırıp, bizzat Genelkurmay Başkanı'nın onların gözünün içine baka baka konuşmasında bir anlam yok mu?..

    Bence var.

    Özkök Paşa; ikinci derecede de medyayı uyardı.''

    Yaa!.

    Sadece siyasi iktidar değil, medya da muhtırayı yemiş.

    Bunu yazabiliyordu, bugün ağlayan muhterem!

    ''Siyasi iktidara destek vermeye kalkışmayın haa. Sonunuz, onlarla aynı olur sonra!'' tehdidini savurabiliyordu, medyadaki arkadaşlarına..

    O gün tehdidi savuruyordu.. Şimdi onlardan destek bekliyor.. ali karahasanoğlu.

    --spoiler--
    0 ...
  6. 508.
  7. kalemini güzel kullanan yazar inceden ve sivriden döndürerek yerine gönderiyor cevabı .
    1 ...
  8. 507.
  9. yürekli adam...rte emin çölaşan'ı falan hiç sallamaz ama bu bekir coşkun ne dese adama çok dokunuyor...

    helal olsun bekir coşkun..senin gibi bir ikinci kişi yok...yarım olarak yılmaz özdil'i saysak (ki kendisini olağanüstü frenlediğini düşünüyorum)toplam yürekli gazeteci sayısı 1.5

    yazık yazık..

    rte bekir coşkun için "kaleminden pislik damlıyor" demiş...

    iyi de bekir coşkun, kendisinin söylediği şeyleri yazmış yazısında sadece...eğer o sözler pislikse, onları söyleyen bizzat başbakan.
    4 ...
  10. 506.
  11. yalaka medyanın askere sabah akşam küfretmesine rağmen susanların kendisinin yazısına hemen köpürmesidir.

    ee bir bekir çoşkun olmak kolay mı?
    5 ...
  12. 505.
  13. saat 16:30 da bengütürk tv de canlı yayına katılacak yazardır.
    0 ...
  14. 504.
  15. genelkurmay başkanından muhtıra yediği için sevindirik olmuş, değerli cumhuriyet gazetesi nadide yazarı.
    kalemine sağlık.
    0 ...
  16. 503.
  17. http://www.ilk-kursun.com/haber/103725

    doğruları yazdığı için, rte yine çok kızdıracaktır.

    kaleminden pislik değil, doğrular, gerçekler damlayan gazeteci.
    1 ...
  18. 502.
  19. ordudaki muvazzaf generallerin yüzde 10'un içerde olmasından alınmayanların, kendisinin paşa isimli köpeğinden alındıkları yazar.
    1 ...
  20. 501.
  21. son makalesidir.:
    ...
    ...

    Derin Yabancı...

    Derin devlet; yoktur...

    Devlet mi var, derini olsun?.
    Derin yabancıdır o...

    *

    NATOnun Libyada ne işi var diyen devletti...

    Bir hafta içinde devletin uçağını NATO kapsamında Libyaya gönderdi de... Elindeninsan hakları ödülü aldığı Kaddafiyi insan haklarını çiğniyor diye bombalattı; derin yabancı...

    *

    Mısıra gidip Mübareke sarılıp öpen; devlet...

    Birkaç ay geçti geçmedi; Mübareki kafese koyup mahkemeye getirenlere para ve silah yardımı yaptırabildi; yine derin yabancı...

    *

    Diyelim ki Mavi Marmara gemisi vurulduğunda horoz kesilen devletti...

    Derin yabancı susmasını söyledi...

    Sustu horoz...

    *

    Siz görmeyin...

    En yakın yandaşları iran gördü mesela...

    Türkiyenin taşeronluk yaptığını ulusal televizyonlarından duyurdular...

    *

    Parmağında oynatıyor...

    Türkiye üzerindeki büyük oyun derin yabancının yazılımıdır...

    Müthiş plana karşı çıkacak kim varsa hapishanelere doldurulup... Ulusal duyguları dile getirebilecek medyayı silip... Boyun eğmeyecek askeri sindirip... Yargıyı, sivil toplum kuruluşlarını, üniversiteleri hizaya getirip yol temizliği öngören plan yerli malı olamayacak kadar kusursuz...

    *

    Devlet komşularla sıfır sorun dedi, sadece birkaç ay sonra oldu size:

    Komşularla sıfır barış...

    Bizim devlet, Esadı arada bir gidip öpüp Biz kardeşiz derken, bir anda Seni katil demesi de ondan...

    Olacakları izleyin artık...

    *

    Başı beladadır Türkiyenin...

    AKPnin istediği din temelli rejimi kurup bir çağdaşlaşma projesi olan cumhuriyeti yıkmasına yardımcı olurken, karşılığında onu bölgenin tetikçisi olarak kullanıyor; derin yabancı...

    Dünyanın en yalan, dolan, entrika dolu politikasını oturup saf saf izledikçe Türkiye, bu ülkede olacaklara da derin yabancı karar verecektir...

    Siz değil...

    http://www.muhalifgazete....-cok-kizdiracak-HOROZ.htm
    1 ...
  22. 500.
  23. 499.
  24. Köpeği sadece bahçede, koyun sürüsünün başında sevenler, eve girince günah görenler bilsin ki eğer soyda avrupalı kanı olması kötü bir şeyse, o taptiklari padişahlarının neredeyse alayinin kanında gavur kanı vardı.

    Hepsinin karısı, anası gavurdu. Noolcak şimdi.
    4 ...
  25. 498.
  26. http://www.ilk-kursun.com/haber/99337

    din, iman, allah, kitap cihat diye toplanan paralar boğazda yalı oluvermiş.

    makarna, kömür karşılığı alınan oyların gemicikler, tvcikler, hastanecikler, komşufırıncıklar vs vs olduğu gibi.

    bekir çoşkunun dediği gibi bayılan halkın, bir gün ayılması dileğiyle.
    2 ...
  27. 497.
  28. bugün harika bir yazı yazmıştır.

    http://www.ilk-kursun.com/haber/99441

    --spoiler--
    Bari sus…
    “Büyük devlet” falan deme…
    Küçük adamlarla büyük devlet olunmuyor…
    --spoiler--

    ayrıca bir de şu var. bop projesi kapsamında başbakan, kendisini bop eşbaşkanı ilan ettiğinden beri, ortadoğu ve balkanların en büyük lideri olarak görerek "nerede biçare halk orada biz varız" sloganıyla hareket etmesinden ötürü başa gelmiş ve sanki çok sıradan bir olaymışçasına geçiştirilmeye çalışılan ve hakikaten sorulması gereken bir soru var ortada: "ne işimiz var lan bizim afganistanda?"
    4 ...
  29. 496.
  30. Senden Başbakan olmaz ya

    http://www.ilk-kursun.com/haber/98722

    Başbakana benzemiyorsun ya

    Ne yapalım

    Bu toplumun yarısı seni tercih ediyor

    Bayılıyorlar sana

    Belki ayılırlar

    sağlam ayarlardan birisidir.
    3 ...
  31. 495.
  32. lafını sakınmayan, korkusuz, doğa ve hayvan sevgisini her fırsatta belli eden, örnek alınası, nesli tükenmekte olan değerli bir yazarımızdır.
    1 ...
  33. 494.
  34. 493.
  35. 5 şubat yazısı gayet nokta atışı olan cumhuriyet gazetesi köşe yazarı.

    5 şubat yazısı: http://www.ilk-kursun.com/haber/94847
    0 ...
  36. 492.
  37. "direktekiler" başlıklı yazısıyla bu milletin gerçek yüzünü gözler önüne sermiş yazar.
    http://www.ilk-kursun.com/haber/95247
    1 ...
  38. 491.
  39. 490.
  40. kısa ama dopdolu son yazısı şiddetle tavsiye edilir.

    --spoiler--
    milletvekilleri, hasta emeklilerin ilaç alırken verecekleri “katılım payı” ile ilgili yasayı görüşmek üzere toplandılar…
    ömrünü çile içinde tüketmiş insanlara zıkkımın kökü bir kutu hap vereceksin, ondan da kutu başına para almaya ilişkin bir yasa tasarısı yani…
    *
    tam bunu görüşürken…
    zırt diye içine milletvekili maaşlarını arttıran maddeyi koydular…
    “ne alakası var?” demeyin…
    bir zamanlar da orman kanununun içine koymuşlardı… kerestelikleri ve kalasları madde madde okurken, bir anda “milletvekili maaşları” diye çıkıyordu karşınıza…
    *
    ki “hap haline getireceğiz, milletimiz alacak” diye bir stratejiyi duymuştunuz geçen sene, en yetkilinin dilinden…
    bu da öyle oldu…
    yuttunuz işte…
    170 liralık zam için yıllardır “intibak yasası” bekleyen 2.5 milyon emekli var… onların sırtından geçinen sendikalar, dernekler var…
    sesi çıkan var mı?..
    yok…
    diyelim ki siz bir kutu hap alacaksınız; hapış arasına sokulan bu maddeyi hatırlarsınız artık, her yuttukça…
    *
    dışarıda tam ermeni soykırımı ve fransa’nın skandal kararı yüzünden insanlar gece haberlerinin karşısında üzülürken geç vakit dört parti anlaşarak, asla tartışmadan, uyum içinde ve kaşla göz arasında yaptılar bunu…
    emekli milletvekili maaşı 7.7 bin lira oldu…
    çift maaş alıyorsa, 19.7 bin lira…
    *
    şimdi “hani ‘öküz kardeş’ bu yazının neresinde?” derseniz…
    yani siz de…
    --spoiler--

    http://www.ilk-kursun.com/haber/90861
    0 ...
  41. 489.
  42. mustafa balbay ve haberal'ın 1000 günü aşkın tutuklu kalmalarına veryansın eden usta yazar.

    http://www.chp.org.tr/?p=51028
    1 ...
  43. 488.
  44. günün anlam ve önemine dair harika bir yazı yazmış sevdiğim yazardır.
    bugün öğretmenler günü...
    bize parmaklarımızı saymayı siz öğrettiniz, benimkiler hep dokuz çıkardı...
    asya’dan büyük göçü önce sizden dinledik...
    anadolu’ya gelişi, yaylalara kurulan çadırları siz anlattınız...
    mustafa kemal’i...
    kağnıları...
    askerlere çarık diken kadınları...
    büyük zaferi anlattığınızda, heyecandan küçük ellerimizi birbirinin içine geçirip ağlamamak için dudaklarımızı ısırdık...
    *
    her şeyi önce siz öğrettiniz...
    aradan çok zaman geçti, yıllar birbirini kovaladı, dönem değişti, birçok şey tepetaklak, eskisi gibi değil...
    *
    öğrettiklerinizin çoğunun doğru olmadığını söylüyorlar şimdi:
    mustafa kemal’in diktatör olduğunu...
    cumhuriyet’in cinayetler işlediğini...
    o dönemin yargılanması gerektiğini...
    anayasadaki ‘türk’ kelimesinin yanlış olduğunu...
    cumhuriyet devrimlerinin işe yaramadığını...
    o minnet ve saygıyla andığımız zamanlarda, işlenmiş suçlar ve günahların çok ve büyük olduğunu...
    doğru mu öğretmenim?..
    *
    doğru değilse...
    çocuklara baştan anlatın...
    yerkürenin özgür, onurlu, çağdaş, uygar insanı olarak yürüdüklerinde, bunu kime borçlu olduklarını bilsinler...
    çocuklar gerçeği öğrensinler...
    toz kondurmayın büyük devrime...
    ancak çocuklara aktarılarak yaşar devrimler...
    sarı saçlı, mavi gözlü yiğidimizi gördüklerinde, göğüslerini gere gere, “o bizim önderimiz” desinler...
    *
    bugün öğretmenler günü...
    kutlu olsun...
    her birimizin yüreğinde bir öğretmen “sevgili gibi” yatar...
    bilirsiniz...
    bize güneşin doğudan doğduğunu, ayın dönüşünü, mevsimlerin gelişini, çiçeklerin açışını, karın yağışını, şimşeğin çakışını, kuşların yuva yapışını da siz öğretmiştiniz...
    minnettarız...
    *
    şarkılarımız vardı...
    peltek peltek söylerdim...
    şimdi bize dağ başını duman almadığını, gümüş derenin akmadığını, güneşin ufuktan şimdi doğmayacağını söylüyorlar...
    doğru mu öğretmenim?..
    *


    24 kasım 2011 - bekir coşkun
    0 ...
  45. 487.
  46. --spoiler--
    KUVVA-i MiLLiYE HAREKETi
    ATATÜRK DiKTATÖRDÜ !

    Onun için damadına kalkıp devletin parası ile gazete televizyon grubu aldı da kimse sesini çıkartamadı...

    *

    Mesela bu Meclis... Sülalen karşı çıkarken canını dişine takıp “diktatör” dediğin Atatürk açtı bu Meclisi...

    Yasaları yapsın diye...

    Ama sen; açık meclisi yok sayarak, daha geçen gün KHK’lerle kanunları kendisi yapanı yalıyorsun, arsız...

    *

    Atatürk diktatördü!..

    O yıllarda Almanya ve Avusturya’dan kaçan tam 142 bilim adamı, birçok Batı ülkesi dururken Türkiye'ye gelip ilimlerini sürdürebilmişlerdi... Ama daha on gün önce bilim özgürlüğü yok edildi diye 50 bilim adamımız TÜBA'dan istifa etti, senin ileri demokratın elinden...

    Gazetelerde yazamadılar, televizyonlarda söyleyemediler bile korkularından...

    insan biraz utanır...

    *

    Bir test yap istersen...

    Çık sokağa şu sözcükleri bağır, bak bakalım insanların aklına kim geliyor:

    Korku...

    Gemicik...

    Kayıp trilyon...

    Evrakta sahtecilik...

    Villa, mücevherat, ticaret...

    Hapisteki gazeteciler...

    Bağımlı yargı...

    Baskı...

    Nefret...

    Faşizm...

    *

    Çık dene, diktatörü gör...

    *

    Bugün 10 Kasım...

    Hayatta olmayan, silinmek istenen, hakaret edilen, artık hiçbir yaptırım gücü bulunmayan “diktatör” için bir millet sokaklara dökülüp onu özlemle, saygıyla, minnetle anacak...

    Onun için ağlayanları göreceksin...

    istersen herhangi bir köy kahvesine girip ona bir laf söyle, başına geleni göreceksin...

    Senin Atatürk diktatördü diyerek yalakalık yaptığın, altmış koruma arasında sokağa çıkamazken...

    *

    Şimdi mi aklına geldi Atatürk’ün diktatör olduğu?...

    Üç çeyrek asır sonra...

    Ama daha dünkü hukuksuzluğu, baskıyı, tehdidi, korkuyu duymadın...

    Mesela; yazılmamış kitapların suç sayıldığından, gazete patronlarına yazar kovdurulduğundan, ayağa kalkmayanların hapse atıldığından, hırsızlık dosyasının kapağını açan savcıların sürülmesinden, muhalefet şerhi koyan hâkimlerin gönderilmesinden, yargının iktidara bağlanmasından, insanların yatak odalarına kamera sokulmasından, on binlerce insanın telefonlarının dinlenmesinden haberin olmadı...

    *

    Çünkü...

    Utanman yok...
    --spoiler--

    yukardaki yazıyı kaleme almış.elimizde gazete yok ki cevap verelim. damadı olsaydı eminim suriye rejimine benzer şekilde babadan oğula geçen bir diktatörlük devam ederdi. olmadığı için "damadı olsaydı" ne yapacağına dair delil olmadan saçmalamış bekir coşkun.

    meclisi açma meselesine gelince meclis dediğin şeyin anahtarı mı vardı da açtı? nutuk'un orijinal ilk baskılarında atatürk kendinin toplanacak meclis için yapılacak kongrelere katılabilmek için kazım karabekir'den ricacı olduğu telgrafları yayındayken sonraki nutuklarda bundan hiç bahsedilmez. yani açılacak meclise katılmıştır. madem meclis açmak kolay bir meclis de biz açalım. meclis dediğin şey zaten toplanan halk temsilcileri. ha diktatörlüğü zamanında meclisi seçim yapacağız diyerek ortadan kaldırıp 1924'de kendi seçtiği elemanlarını yerleştirerek açtığı meclisi kastediyorsan haklısın. halkın olmayan meclisi açmıştır.

    almanya ve avusturya'dan kaçanlara gelince atatürk ölünceye kadar kimse gelememiştir. nazi zulmunden kaçanları ancak batılı ülkelerin zorlamasıyla inönü zamanında kabul edebildik. o da çok sınırlı bir şekilde. gelenleri de çok faydalı işler yapıp ülkemizde adam gibi ilk üniversiteleri kurdukları halde sizin kadrolarınız alengirik işlerle kovmayı becerdi. korku gemicik, kayıp trilyon v.b. şeyler de kemalist sloganları. hakkında en ufak bir delil koymazken knuş konuş boş. yalan ve iftiradan öte bir şey değil.

    köy kahvesinde atatürk'e laf edilmezmiş. nerde gördün köy kahvesini. fransız köyü mü sandın köyleri? insanlar hala diktatörlük dönemlerinden kalan korkuyla kemalist görünmeye çalışıyor mu sanıyorsun? köylerde kemalist düşüncenin aldığı oy yıllardır ortada. neyin mücadelesi bu? hangi köyde 10 kasım'da bir etkinlik gördün? atatürk'ün diktatör olduğunu söyleyenleri sen yeni duymuş olabilirsin. kimsenin şimdi aklına gelmedi. sığ bir çevrede kemalizm propagandasıyla yetişmişsin.okullarında kuzey kore rejimi gibi marşlarla anılan bir insan elbet diktatördür. yaşadığı dönemde de diktatör dediler, yurttan kaçan aydın insanlar boşuna kaçmadı. her diktatörlük kendine karşı olanları yok eder. karşı koyabilecekleri yok ederken kaçabilen kaçar. atatürk'ten halide edip bile kaçmışken düşün sen gerisini.

    hiç utanman yok. o kadar yalanı bir çırpıda sayıvermişsin. sana inanacakların da utanması var mı bilmem. kime yalaklanıyorsun anlamak zor. atatürk'den başka sarılacak bir lider çıkaramayan chp'yi koruyup kollamak adına propaganda yapan paralı kalemşör olarak mı? tabi insanda meziyet olmayınca birilerinin yancısı olması doğal. yoksa kim bakar yüzüne.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük