Köşe yazıları, ilgiyle okunan, aydın, çağdaş yazar. Tespitleri ve öngörüleri ve kalemi güçlü, doğa sever, hayvan sever kişi. Çok sayıda, ölüm tehdidi almasına rağmen, ödün vermeden, cesurca yazılar yazmaya devam eden yazar. Köpeği Pako' ya olan sonsuz sevgisi ve özlemi, okuyucuları tarafından bilinir. Televizyon programlarında göremeyiz zira kekeme olduğu söylenir.
bazı cehaletler vardır; boşluğun, hiçliğin bilmemenin sonucunda ortaya çıkar. mesela geometri konusunda hiç bilgisi olmayan birisi geometrinin cahilidir. bu bir eksiklik ama yerine gelir, ikame edilebilir. yani geometri açısından ''boş'' olan insanın cehaletidir bu. ama makuldür.
kimi cehaletler ise (en tehlikelisi de budur) planlanmış, modernize edilmiş, belli bir fikir kalıbı etrafında şekillendirilmiş şekilde hüküm sürer. ama içi doludur. yani bir ağırlığı vardır amam koftur. kısaca buna ''sistemli cehalet'' diyebiliriz.
işte bekir coşkun'un tam tanımı da budur, kendisi sistemli bir cehalet örneğidir.
zordur iktidara laf yetiştirmek sürekli muhalefet yazmak ve bunu bir ömür yapa bilmek
"her iktidara aynı mesafade kalmak " eski yazılarına baktım başarmış takdir ettim .
kendisi gibi inanmayan, düşünmeyenlere tahammül edemeyen laik kemalist yazar türünün son örneklerinden biridir. enerjisinin çoğunu muhafazakar insanları aşağılamak için harcayan, göbeğini kaşıyan kıllı adam tabirini kullanan yazardır.
Akıllarına hemen kesmek geliyor
Satır
Pala
Bıçak
*
Çünkü onlara çocukluklarından bu yana, kesmenin ibadet olduğunu öğrettiler
Kesince, koça binip Cennete gidiyorsun
Kestirmeden
*
inanç uğruna kesmenin iyi bir şey olduğunu bilinçaltına koyduktan sonra, yaşamı boyunca artık gözü neyi keserse
işin kolayını öğrendi çünkü devlet adamı olduğunda dahi elinde manevi satır
Ses keser
Dil keser
Söz keser
Ceza keser
Kafa keser
Ne yapacağını kestiremez insan
*
Günlerdir aslında bunu izliyorsunuz
Kesme kültürüdür bu
Merhamet, acıma, vicdan arama
Cana saygı bulunmaz
Salladı mı
Can ister
Kan ister
Acı ister
içinde, başka bir varlığın canını alarak, o canı özenle veren Allaha şirin gözükme kurnazlığı Ya da başka bir canlının canını alarak, kendini Cennete atma çıkarcılığı olsa da
içinde zırnık kadar akıl yoktur kesme kültürünün
*
izlediniz
Ağacı kesmeye kalkmakla başladı
Bizim çocuklar kestirmeyiz diye koştular
Yolu kesti
*
Ve beynine kesmenin sevap olduğu işlenmiş olanları, palalarını, satırlarını alarak, karanlık sokaklardan çıkıp geldiler
Kesmeye
Bir kedi yavrusuna tekme atılsa paralanan Ya da olmadı oturup ağlayan bizim çapulcularımızı gözlerine kestirdiler bu kez
*
Asıl kesmeye kalktıkları Cumhuriyetin önü ya
Satırdan daha güçlüdür özgürlük
Kesmez
En zor günlerde...
En zifiri gecelerde...
Seni düşünürdüm...
Biliyordum orada olduğunu...
*
Bir gün bıçak kemiğe dayandığında, yollar kapandığında, yönümüzü yitirdiğimizde, ufkumuz karardığında...
Küçük bayrağını alıp gelmeni...
Hep bekledim...
*
Bizim gecelerimiz daha karanlıktır...
Bilgisayarlarımızın başında, başımız ellerimizin arasında, kendimizi yalnız ve çaresiz hissettiğimizde...
itilip kakıldığımızda, yazılarımız sansürlendiğinde, evlerimiz basıldığında, arkadaşlarımız alınıp götürüldüğünde, dövdüğümüzde dizimizi...
Mahkeme koridorlarında dudaklarımızı ısırdığımızda... Korku ve endişeler içinde tek başımıza kaldığımızda...
Bekledim seni...
*
Onun için küçük bayrağını alıp geldiğinde...
Herkesten çok ağladım...
Dilinde yurt şarkıları, çantanda limonun ve bir şişe suyun, yüreğinde vatan sevgisi, gözlerinde korkusuzluk, aklında sadece çağdaş bir ülkenin alnı açık gururlu bireyi olma sevdası...
Sadece saygı, sevgi, barış isteyerek...
Tüm dünyaya, kavga ederken dahi uygarlığını göstererek...
Kendisine bomba atana suyunu vererek...
Bir ağacın vatan, vatanın demokrasi, demokrasinin özgürlük, özgürlüğün zulme boyun eğmemek olduğunu haykıran sesin...
Gaz bulutları arasından...
Baktım...
Evet, gelen sensin...
*
Bence yeter bu kadarı...
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...
Çünkü benim gibi, çekip gideceği güne kadar diktatörün de hiç aklından çıkmayacak, orada olduğun...
Küçük bayrağını alarak çıkıp gelme ihtimalin, onun da her zaman zihninde korku olarak duracak...
*
Yerden bir avuç toprak al bak...
Üzerinde çiçekler açacaksa, fidanlar yeşerecekse, çocuklarımız şarkılarını söyleye söyleye koşacaksa çağdaşlığa doğru...
Onun dahi güvencesi sensin...
istemem tırnağına taş dokunsun...
*
Benim için ise orada olduğunu bilmek yeter...
Umudum...
Gururumsun...
--spoiler--
Gördün
Sürprizlerle doludur bu ülke
Ormanları yok ettin, ses çıkmadı
Ama bir ağaç dalından gidersin
*
Genelkurmay Başkanını kapatırsın içeri
Ordu komutanlarını, kuvvet komutanlarını hapse atarsın
Kartondan ordu yaparsın
Tam zafer sarhoşluğundayken sen
Gezi Parkında, annesi altını değiştirirken bir bebek gözükür, milyonlar bir anda ordu ordu düşer peşine
Şaşırırsın
*
Hukuku yıkarsın
Yargıyı bitirirsin
Savcı sen olursun
Yargıcın yerine oturursun
Ama gözyaşlarını sile sile balkonlarına çıkan o insanların yüreklerinde bir büyük mahkeme kurulur
Mahkûm olursun
*
Valin
Emniyet müdürün
Tomaların, panzerlerin, gaz bombaların, bölük bölük polisin
Ama su şişesini yarım kesip mendili ile burnuna bağlamış genç kız yumruğunu salladı mı?..
Çuvallarsın
*
istediğin kadar gazetelere el koy
Televizyonlara yalakaları oturt
Patronu korkut
Kendi kafana göre bir medya yarat
Ama 30 milyon muhabiri, 30 milyon yazarı, 30 milyon kameramanı, 30 milyon editörü, 30 milyon genel yayın müdürü olan sosyal medya yayına geçti mi
Çuvallarsın
*
istediğin kadar böl milleti
Bir anda sarılır birbirine; Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı
MHPli, CHPli, BDPli, iPli
Ülkücü, solcu, sağcı, milli görüşçü, komünist, muhafazakâr
Renklerini, farklılıklarını, kimliklerini bir kenara bırakıp el ele verdiler mi
Afallarsın
*
Bak
Cumhuriyetin kurumlarını yıkabilirsin
ilkelerine tekme atabilirsin
Önderlerimizi aşağılayabilirsin
Ama gaz bombaları altındaki o gençlerimizin yüreklerindeki ışığı söküp alamazsın Yurdun dört bir yanında bir anda başlarını güneşe çevirdiklerinde
Şaşırırsın
bugünkü "biraz akıl olsa" yazısında akil adam seçilecekleri samimiyetle uyarmış yazardır. yazının tamamı şöyle:
BiRAZ AKIL OLSA!..
Bak akil adam...
Biraz akıl varsa sende, bu görevi kabul etme...
Git Ben akılsızım de...
Çık...
*
Düşün:
TBMM gibi bir meclis var mı?..
Var...
Milli Güvenlik Kurulu gibi bir kurul var mı?..
Var...
Bakanlar Kurulu var mı?..
Var...
600 bin memurları var mı?..
Var...
Cemaatleri, diyanetleri, imamları var mı?..
Var...
Parti teşkilatları, MYKleri, il ve ilçe örgütleri var mı?..
Var...
*
Onlar dururken niye senin aklın?..
On yıldır bir gün olsun sana bir şey sorup danışmadılar da...
Sıra teröre ödün vermeye; milliyetçiği, yurtseverliği, Atatürkçülüğü ayaklar altına almaya; Türk sözcüğünü silmeye gelince mi senin akıl lazım oldu?..
Senin akıl akıllarına niye şimdi geldi?..
Neden?
*
Her şeyi kendisi yapıyor...
Her meseleyi kendisi çözüyor...
Her konuda konuşuyor...
Bilmediği, söylemediği, anlamadığı bir tek şey yok...
Diyelim ki kendi şanlı şerefli askerlerini kaçarlar diye hapishanelere doldurup da, eli kanlı teröristlere güvenli gitme hakkı tanırken, bunu halka anlatmak niye sana kalıyor?..
Adam bizi söylese; Ergenekona giriyoruz, taş.klar kurtuluyor...
Söylemezse; taş.klar gidiyor, biz kurtuluyoruz...
Bizim durum taş.klara bağlı diyelim...
Fifti fifti...
*
5 nolu CDyi dinledim; dayak sesleri, hırlamalar, kusmalar, düşmeler, kalkmalar... Belli ki birilerine işkence yapılıyor...
Sorgulanan Kanadadaki haham kardeşimiz Tuncay Güney... Ergenekonun şemasını verdi, gitti Kanadada haham oldu, bilirsiniz...
Bunca yıldan sonra mesleği, yaşamı, geleceği hahamın taş.klarına endeksli yazarın bunlardan haberi tabii ki yok...
Memleket iyi olsun deyip duruyoruz o sırada...
O kadar...
*
Haham Tuncay Güneyin bu ifadesi üzerine bildiğiniz Ergenekon başladı...
Yüzlerce insan tutuklandı...
Telefonlar dinlendi, yatak odalarına girildi...
Evler basıldı...
Çok insanın canı yandı, hâlâ da yanıyor...
*
Ve önceki gün:
SKYTürkteki 360 Derece programına katılan haham Tuncay Güney canlı yayında dedi ki:
Ergenekon bir projeydi... Proje tamamlandı... işkence görmeseydim onları söylemeyecektim... Devlet beni kullandı...
*
Evet...
Proje tamamlanmıştı...
Yargı, ordu, medya gibi etkili, güçlü kurumlar sindirildi... Anayasa, yasalar, kurallar imama göre yeniden dizayn edildi...
istila başarıldı...
Proje tamamdı...
*
Arkasından...
Bugünlerde izlediğiniz enkaz kaldırma çalışmalarına geçildi...
Başbakan bunları yapanlara(!) kızdı...
Tarih affetmez sonra dedi...
Paşaya geçmiş olsuna gitti...
*
Kimin parmağının, kimin iki dudağının, kimin dilinin ucunun kaderimizi çizdiğini bilmediğimiz memlekette...
Ben ise yazgımdaki taş.kları düşünüp dururum...
recebin içinde bulunduğu durumu ve recebin hal-hareket tavırları hakkında gerekli
çıkarımları en net biçimde anlatıp
ortaya koyan bir yazar abimiz.
bu işleri salih memecan lar, mehmet barlas lar gibi yapmayan,
adam gibi işini yapan korkusuz, pazarlıksız herfileri
görmek mutluluk verici...
--spoiler--
Ben size söyleyeyim, bizimki diplomaside dibe vurdu
ilk hecesidir zaten:
Dip
*
israil ile Suriye yi barıştırayım derken israilile birlikte Suriye yi bombalayıp Suriye den terör örgütü hesabına toprak kazanarak PKKile komşu olmak
Nasıl başardıysa
Suriye de çocuklar ölürken, Gazze de ölenlerine kızmak
israil Başbakanı Netanyahu dahi şaşırıp sordu:
Neden yahu?.
Oysa nedeni basit:
Dip te
*
Dönüyor
Bizim kamuoyuna, Ortadoğu ya demokrasi getireceğini söylüyor Katar Emiri ve Suudi Kralı ile birlikte!..
Katar Emiri ile Suudi Kralı na demokrasinin ne olduğunu anlatmaya kalksan, anca 2071 hedefi işte
Diyelim ki Mısır a demokrasi getirdiler
Bu ampul, Mısır Başbakanı Kandil
Aydınlatmayı görüyor musunuz?..
Mısır radikal dincilerin elinde, adı demokrasi, örtülü şeriata geçiyor oysa
Bizi keriz sandığı için
Ki ikinci hecedir:
Lo
Herkese lo lo, bize de mi lo lo?..
*
Beysbol sopasının etkisi bunlar
Sopa da büyüktü, etkisi de büyük oldu
Suriye işinde olduğu gibi, tek başına açıkta kaldı Türkiye
ABD, israil e desteğini açıkladı
Obama açık açık israil e saldırıları kınadı
Bu; ABD ye horozlanacak ya
Horozlanamıyor da
Diplomatın son hecesidir işte:
Mat
*
Türkiye dış politikada tam dipte
Bataklığa girdi
Çıkamıyor
Ne yaptığını bilmeyen, gereksiz, ölçüsüz, hesapsız, saygısız, ilkesiz, densiz mahalle kabadayısı gibi diplomat
Önümüzdeki süreç içinde ülke bunun faturasını ödeyecek
Herkesin payına artık ne düşerse
*
En son numarasıdır; dünya peşine takılmıyor diye bir de Birleşmiş Milletler e kızıp düzeltmeye kalktı size
iyi mi?..
Lo lo
--spoiler--