galatasaray'lı olduğunu söyleyen bir yazarın "son girdiği entryler" kategorisinde futbol ile ilgili entryleri üsttekiler. 3 adet fenerbahçe, 1 adet galatasaray entrysi. ülkemizdeki başarı kıstasını özetliyor aslında yukarıda oluşan tablo. "kendi başarına değil, rakibinin başarısızlığına odaklan" tabii başarısızlık burada göreceli bi kavram. elalemin pipisini görmeyen kendi şeyini piyade tüfeği sanırmış tarzı.
" son girdiği entryler" bölümüne bakmaya devam edelim...
ana hatlarıyla bunlar. eğitici, öğretici, yol gösterici, zihin açıcı. maaşallah.
siyasi içerikli entry de girmiyor değil. örneğin " sivas katliamından dolayı özür dileyen yobaz başlığına " , " annesini getirip tüm katliam mağdurlarına becerttirse özrü kabul olmayacak kişi" tandaslı bi entry girmiş mirimiz. paris komününden beri böyle ufkumu açıcı bi siyasi tespite rastlamadım ben. şak şak.
ha bir diğer önemli özelliği de ayar vermesidir arkadaşın. bana öyle bi ayar vermiştir ki, tüm vücudum bi yarık, bi delikten oluşan göte dönüşüyordu az daha. ama götün kıllarının yavaş yavaş sarmalamaya başladığı beynim son bir hamleyle götü sandelyenin üzerine mıhladı. laaa benim yazdığımdan isviçreli bilim adamlarının bile çıkaramayacağı, bir beynin mahsülü olmayan anlam çıkarıp ayar vermeye çalışılmıştı. allahtan bizim göt henüz beyne hükmedemiyorda çabuk fark ettik. darısı hükmedenlerin başına. entryim silindiği için yazamıyorum şimdi buraya, bi kez daha böyle kolay bi çaylaklığa gerek yok zira.
edit: başlığın orjinali "alevilerin osmanlı düşmanlığı" iken pek bir güzide moderasyon tarafından bu şekil değiştirilmiştir! adam dışkılıyor ortalık yere. yetkililerin; "lan sen niye dışkılıyosun ortalık yere" demesi gerekirken tutup hiç bir şey demeden dışkıyı temizliyorlar. e herkes kendini neye layık görüyorsa artık. hesap sormaya mı yoksa dışkı temizlemeye mi?
alıntı: yazarın kendisi
moderasyondan başlığı değiştirmesini ben istemedim. sizlerin baskısı ile değiştirmek ihtiyacı duymuşlar. alevilerin osmanlıya düşman olmadığını kabul ediyorsan "evet osmanlıyı seviyorum" deyiver. ben daha hiç bir alevinin osmanlı hakkında iyi birşey yazdığını söylediğini görmedim. entrymde de bahsettiğim gibi sebeb olarak alevi ayaklanmaları sonucu osmanlının yüzyıllarca zorbalık uygulaması diye tarafsız bir yazımı benim alevi düşmanlığım olarak yorumlayabilmek başka bir zeka parıltısı.
herkesin bildiği bir gerçeğe sansür uygulayan moderatöre sizden çok benim sitem etmem lazım. fakat bundan rahatsızlık duyan kesimler olmuş. bence gereksiz tepki olsa dahi yazdıklarım yüzünden kimsenin mutsuzluğunu istemediğimden hoş karşıladım, tepki vermedim.
ayrıca ağzınızdan çıkan edepsiz laflarında sizin ağzınızdan sıçıldığını herkes görmektedir. alevi insanları rencide edecek hiçbir osmanlı yanlısı yada alevi yanlısı yazım olmadıgı halde hatta bir çok yazımda alevilerden yana tavır takındığımı bilmeyen, beni tanımayan önyargılı bir insanın faşist yazısı olarak görüyorum.
yazımı sakin kafaya okursanız orda osmanlının zorbalık ve zulmunun sebebi alevi ayaklanmalarıdır dedim. sizce nedir? yazımda da belirttiğim gibi durup dururken alevilerin tümünü öldürmek isteseydi yeniçerilerin aleviler yanında yetişmesine karşı çıkardı dedim.
kusura bakmayın bir tarafı tutabilecek faşizan bir tarafım hiç olmadı. ben ne görür ne okur öğrenirsem onu özgürce dile getirebilecek kadar demokratım. boşuna yazdığımın farkındayım. çünkü faşist bir insana sen dunyanın en mukemmel insanısın desen dahi onun kendinden olandan başkasına güvenemeyeceğini bilecek kadar faşizm hakkında derin bilgilerim vardır. bir faşizm akımı her zaman mazlumluğundan yola çıkar.
iyi ve bilgili bir galatasaray taraftarı. yazdığı entryler çok eksi oy alıyor diye entrylerini silen (#5576605) kolpa seyircilerin aksine tuttuğu takıma gönülden bağlı olan yazardır.*
(bkz: #5836445) entrysi ile muhteşem bir psikolojik çözümleme yapmış, türk psikiyatri cemiyetinin önde gelen ergenlerinden. bak ben bu işlerden pek anlamam, ama en büyük galatasaraylıyı seçerken sürekli galatasaray'ı eleştirenleri örnek gösteren bir freud'un sözlükteki futbol temasında sürekli saylon ve zorba'dan bahsetmesine acımak için münir özkul olmak gerekmiyor. madem hayranlıktan bahsediyoruz, bu ne hayranlık genç, imza mı istiyorsun? bütün bunlar bir imza alabilmek için mi yani?
aynı gece hem sevgilisiyle (sevgili başka bir şehirde) hem annesiyle (anneyle aynı evde)inanılmaz boyutlarda iki kavga çıkarabilmiş sefil şahıs. baba mı, baba derseniz çok uzaklarda (bkz: baba/#5194888)
(bkz: #5857486) entrysi kuru kuruya okunduğunda anlamsız; altta emrah'tan 'vurmayın' adlı duygu yüklü şarkı verilerek okunduğunda yürek dağlayan yazar.
hangi yana kaçsaaaam peşimdesiiiiniiiz
-evdekilerle kavga ettim-
bir bütün olmuşuuuuuz içimdesiiiiiniz
-kız arkadaşımla tartıştım-
suçum nedir benimmmmmm ne istersiniz
-doldur haydar kardeş doldur-
beni yerden yere vurup durmayın.
ya kavga ettiklerine sözlük okutup 'bak senin için neler yaptım semra' tribi var; ya da annesine ve sevdiğine bağırıp çağırdıktan sonra meyhaneye giden komiser şahin (cüneyt arkın). şimdi ben bunu niye söylüyorum? çünkü bunu sen istiyorsun, agresif bir dünya hayal ediyorsan buyur; ''bir tek sen varsın galatasaray'ım benim'' noktasına gelmiş bir adamla açık açık eğleniyorum.
kavga ettikten sonra şefkat görmek istiyorsun bir şekilde; bunu beklemesen annenle sevgilinle tartışmanı bu sözlüğe yazıp vicdan azabını gözümüzün önünde çekmeye çalışmazsın. ama inan bana ne kimsenin umrunda ne de kimse sana acıyor; hele 'vay mına koyim, herifteki gs aşkına bak büyüksün abi' şeklinde hatırlayan hiç olmayacak seni.
kimse dünya böyle bir yer olsun istemezdi ama malesef işte.
(bkz: 1 90 metre boyunda 90 kilo olmak/#5890562) nolu entrysinde boyuna posuna bakmadan sadece şahsımı değil bütün uzun boyluları aşağılamaya kalkmış, boy kompleksine sahip olduğu kilometrelerce öteden anlaşılan bodur arkadaş. tükürsem boğulacak cinsten.
yalnız biraz bağır hacı, aşağıdan yukarıya sesin gelmiyor.
kafasına her estiğinde '' x y'nin postasıdır '' diyemeyeceğini düşünmesi için bir süre dinlendirilen sözlük kullanıcısı. yoksa biz de biliyoruz posta posta giderleri; lakin format var aile var değil mi? bir yazara 'şunun postası bunun mektubu' demeden önce bir daha düşünmek için;
o müthiş zekayı postaya, mektuba, insanları yaftalamaya değil aklının erebileceği şeylere kullanmasını tavsiye ettiğim beşinci nesil çaylak. binaenaleyh kutup ayılarının yanındayız.