2 sezon boyunca atletico madrid i agüero ve maxi rodriguez in de katkılarıyla, avrupa ligi şampiyonu ve lig şampiyonu yapmama rağmen *, o kadar asist ve golümün göz ardı edilerek yönetim tarafından 3. yıl teklifini alamadığım mod. şimdi tribünlerde heyecanın olmadığı, alt biter maçlarının yoğunlukta olduğu, fransa liginde samassalı, ben arfalı, mandandalı marsilya'dayım.
top player da tabii ki - 21 yaşında chelsea ye transfer olduğum transfer olduğum sezonda 32 golle lig gol kralı 11 golle kupa gol kralı olduğum, ertesi sezon yine chelsea de kaldığım yine gol kralı olduğum akabinde türkiye yi dünya kupasında şampiyon yaparak dünya kupasında mvp ve gol kralı olduğum, ertesi sezon manchester united ta da 2 sezon kalıp, inter e transfer olduğum ve türlü başarılar elde ettiğim oyundur. avrupadaki en iyi oyuncu ve dünyadaki en iyi oyuncu gibi ödülleri kazandığımı da söylemeden geçemeyeceğim güzel bir pes 2009 modu. i am legend resmen yav *. 26 yaşında inter de devam ediyorum hayırlısı artık.
kendi adıma master league'e asla değişmeyeceğim mod. oyunun bu mod'unu en iyi özetleyen cümle de -ki benim hayatımı da özetliyor- umut sarıkaya'dan geliyor.
--spoiler--
89. dakikada
oyuna giren bir oyuncu gibi
koşuyorum, çırpınıyorum
gör performansımı diye,
sev beni diye...
--spoiler--
barcelona'ya transfer olmuşsanız 2 sezon sonra bitirmeniz gereken oyun . o aşamadan sonra ne barcelona size zevk verebilir ne de diğer takımlar . ama küçük takımları fifa takımlar sıralamasında 1 numara yapmak belki bir nebze rahatlatabilir bünyeyi . ama messi'nin paslarına alışmışsanız bir yerden sonra bencilliğiniz had safhaya ulaşır o dandik takımda .
insanı bağımlı yapan pes 2009 modu. bir saatte iki sezon bitirdim. yılların hemen geçip tecrübenin artması için pek fazla maç yapmadım. kariyer durumuma gelince üçüncü sezonun başı şu an. italya liginde başladım kariyere. 17 yaşında yağız bir delikanlı iken napolide başladım. ama teknik direktör denen kavat beni oynatmadığı için palermoya geçtim. o da ligden düştü. o yüzden chevoya geçtim. şu an mutluyum chevoda. burada biraz gelişip başka takımlara transfer olmayı düşünüyorum.
valladolid formasıyla ligin ilk maçına yedek soyundum. rakip real madrid, kader diyelim. neyse maça geçelim. ilk yarı real'in bariz üstünlüğüyle 2-0 sona erdi. hocam devre arasında beni yanına çağırarak " bak maximus ilk yarı çok kötü oynadık. sana ikinci yarıda çok ihtiyacım olacak. gençliğinin verdiği hevesle şu stadtaki 100 bin kişi önünde topunu oyna ve maçı al. sana güveniyorum ve bu güvenimi boşa çıkarmayacağına inanıyorum "" dedi. bende hocamın beni gazlamasıyla birlikte ikinci yarıda takımımla birlikte sahaya çıktım. hoca 4.3.3 sisteminde sağ açık olarak bana görev verdi. derken ikinci yarı başladı. ayağıma gelen ilk topta goitom'a gol attırdım. barnebau'da adeta soğuk rüzgarlar esti. dakikalar 75'te kornerden gelen topa kafayla bi çaktım ve şansımın yardımıyla top filelerle buluştu. son 15 dakikada maç berabere bitsin diye adeta kıçımı yırttım. güç göstergesi sıfırlandı ve maç 2-2 bitti. maç sonu almış olduğum 7.0 notla maçın adamı seçildim. gururluydum. hocamın güvenini boşa çıkarmamış, takımımın bu önemli deplasmandan puanla ayrılmasına yardımcı olmuştum. hocamda maç sonu eliyle başımı okşayarak, ""aferin sana aslanım!!!! güvenimi boşa çıkarmadın"" dedi. derken bir haftayı geçirdik. rakip mallorca. hoca maç kadrosunu açıklıyor ve o anda şok geçiriyorum. hoca beni yedeğe çekmiş ve yüzüme bile bakmıyor. var bu işte bi ibnelik dedim ve yedek kulübesinden takım arkadaşlarımı izledim. çocuklar gerçekten iyi bir oyunla 2-0 maçı aldılar. o maçta oynama şansım olmadı. 3. ve 4. hafta yine oynayamadım. takım iyi gidiyor hoca beni siklemiyordu. 5. haftada oyuna son 5. dakika kala girdim. 6. haftada 15.dakika kala, 7. hafta yine giremedim ve bu böyle 10.haftaya kadar gitti. 10. hafta sonunda isyan bayrağını çeken maximus, master lig'de chelsea takımını alarak teknik direktörlük kariyerine start verdi. diyeceğim şu ki; bu oyunda ya hocalar çok ibne, yada benim hoca ibneydi.
gol sevincine yarattığınız oyuncu katılmadığında boynunuz bükülür kendinizi dışlanmış hissedersiniz. aynı zamanda hangi arkadaşınız sizi tebrik etmeye gelirse golden sonra bidahaki arakta ona pas atarsınız bu oyunda.*
yekten ingilterede, italyada başlamiyim önce fransada, hollandada biraz pişeyim derseniz çıldırabileceğiniz oyun... dünyanın en berbat takımlarında oynar, gelişmek bir yana sinir hastası olursunuz.
kanımca wf olmanın en büyük kolaylıgı sağladığı hadise. hem orta sahada oynayıp diğer defans oyuncuları santraforlarla uğraşırken aralardan sıyrılabilirsiniz. tecrübeyle sabit.
tam olarak zevkini yaklaşık 2-3 hafta sonra almaya başlıyorsunuz. zira iyice geliştiğinizde dev kulüpler peşinizden koşmaya başlıyor. sonra real madrid senin manu benim koşuşturuyorsunuz ortalarda. milli maçlardaki zevki anlatmıyorum bile. orası ayrı.
an itibariyle pes 2010 versiyonunda çılgın attığım oyun modu.
"efendim babylayna fc de başladığım kariyerime ilk maçtan sonra aston villa da devam ettim yarım sezon. idmanlarda yırtıcı kişiliğimle ve yaptığım asistlerle ilk 11 e yerleşmem uzun sürmedi. sonra devre arasında manchester city cömert bir teklifle bana "gel hacı bende become a legend ol" dedi, salarymi arttırdı. gittim ve 24 gol 15 asistle sezonu gol krallığında ikinci asist krallığında birinci olarak tamamladım.
tabi city taraftarı da bu 17 yaşındaki çocuğu bağrına bastı gitme dedi. kulüp de salaryse salary dedi al hacı dedi.*
ve türkiye ile international cup a kafam rahat gidebildim, böylece tam performansımı takıma yansıtabilecektim fakat sayın terimin inadı ve tuncayın çıldırtan performansı sağolsun benim bütün çabalarıma rağmen çeyrek finalde defansımız samuel eto'o hayvanını tutamayınca turnuvaya veda ettik.
ikinci sezona da fırtına gibi başladık takım olarak. şampiyonlar ligi olsun, lig olsun, ulusal takımda olsun her şey yolunda gidiyor.
benim iyi oynamam önemli değil zaten önemli olan takımın kazanması."
pes 2009 daki versiyonuyla 2010 daki arasında dağlar kadar fark olan pes modu. o kadar ki oynarken bir ara bu become a legendsa bizim 2009 da oynadığımız neydi dedim kendime lafı fazla uzatmadan iki versiyon arasındaki farkları sayalım o zaman;
- şampiyonlar ligi oyuna başarıyla eklenmiş. liglerdeki ilk 4 takım şampiyonlar ligi vizesi alıyor. yani iyi bir takıma transfer olursanız orjinal şampiyonlar ligi teması ve seremonisiyle şampiyonlar liginde oynamanın tadına varabilirsiniz hatta iyi bir futbolcu olursanız şirinleri bile görebilirsiniz.
- 2009 un aksine artık futbolcunun genel kariyer gelişimini seçebiliyoruz. yani oyuncunuzun gelişiminin yükseleceği ve azalacağı noktaları siz seçiyorsunuz. bu noktada early peak i tavsiye ediyorum. gençken terleyip orta yaşlarda bu çalışmaların meyvesini yemek gerek.
- ex puanlarımızın hangi abilitylere gidiceğini seçebiliyoruz ve her sezon sonu değiştirebiliyoruz. yani oyuncunuzun hangi abilitylerinin daha fazla gelişeceği sizin seçiminize bağlanmış. bu hususta nasıl bir oyuncu yaratmak istediğimiz çok önemli. speed ve şut ağırlıklı bir program seçmenizi tavsiye ediyorum.
- oynadığımız klupteki bir oyuncuyu kendimize mentor olarak seçip onun sayesinde abilitylerimizi fazladan yükseltebiliyoruz. sezon sonunda mentoru değiştirebiliyoruz ayrıca. örneğin ben bolton daki ilk sezonumda takımın cmf si cohen i mentor olarak seçtim ve sağolsun arkadaş shoot power ımı bir sezonda 80 den 85 e çıkardım. oysa ki sezon başında 75 olan attack puanım ancak 78 e yükseldi. çünkü mentor olarak seçtiğiniz oyuncunun sadece birkaç özelliğinden faydalanabiliyorsunuz ve cohen benim oyuncumun shoot power ını yükseltmesine yardımcı oldu. yani mentor olarak messi yi seçmişseniz headerınız veya jumpınız yerine muhtemelen hızınız ve çevikliğiniz yükselecektir. yani mentor olayı become a legend in en kritik noktası ve doğru bir seçim yapmak gerekiyor. unutmayalım ki mentorü karga olanın burnu boktan çıkmazmış.
- saha içindeki bir çok bug düzeltilmiş kaleciler idiot idiot hareketler yapmıyorlar artık.
özet olarak pes 2010 da çok daha eğlenceli bir become a legend bizi bekliyor. iyi eğlenceler.
not: iş bu entry ps2 aleminden bahsetmektedir. bunlar zaten pes 2009 da vardı diye gelmeyin bana.
21 yaşında barcelona'ya transfer olmuş ve messi'nin bile ulaşamadığı bir oran ile maçların yüzde doksanına ilk 11'de başlamış, ispanya ligi'nde gol krallığı listesinin tepesindeki bir lwf'nin milli takımda halil altıntop ve mevlüt erdinç'in arkasında bekleyebildiği mod. isyanım var ulan.
edit: european player of the year olduk, yine yedek, yine yedek. allah'tan kork konami.
moda başlamadan önce transfer frequency ile transfer yoğunluğu ayarlanabilir ancak balda yapılan transferler asla fm deki gibi zevk vermez. genellikle orta sahanın ortasına yapılan, ismi büyük olmayan oyunculardan oluşur. buna ek olarak modun haber sistemi o kadar kötüdür ki büyük takımların dahi ne transferler yaptığını elle aramak zorundasınızdır. bunlara rağmen 3 sezon kendisini sıkmadan oynatır, 4. sezon kendini tekrarladığından yeni bir kariyer açmak durumunda bırakır oyuncuyu.
pes oyun serisinin içerisinde yer alan eğlenceli bir bölüm. oyunun ilk zamanları sahip olduğunuz oyuncunun genç, yeteneksiz, tecrübesiz bir zibidi olmasından dolayı biraz zorlu geçiyor. işte antreman maçları, yedek soyunmalar, ilk 11 e girip çıkmalar, oraya buraya transfer olmalar derken sizin pale büyüyüp avrupanın peşinden koştuğu yıldız bir futbolcu haline geliyor.
Şu anda elemanım 23 yaşında, barcelona'nın üçlü forvet hattının tam ortasında görev yapıyor. ibrahimoviç yedekte beklemek zorunda kalıyor. Ayrıca gösterdiğim performans ile daha çok bekler. bu sezon barcelona fomasıyla sahaya çıktığım 36 lig maçında tam 41 gol attım. ispanya'da gol kralı oldum ve yılın futbolcusu seçildim. ben daha napayım lan artık ? neyse zaten sıkıldım kariyerimi sonlandırdım. hızlı bir futbol hayatını zirvedeyken bıraktım. şimdi karı, kız peşinde koşacağım.
teknik direktörün yorgunluğumu siklemediği pes 2010 modu.. arkadaş fatiguestamina ile eşitlenmiş neredeyse sen niye hala beni oynatıyorsun? aynı hafta şampiyonlar ligi maçı var hala ilk 11'deyim.. kestiğim forvet de david villa..
ayrıca regular ile professional arasında bu kadar da fark olmaz ki be konami..
ilk anda heveslenip insanın saatlerini alan ancak cabuk bıktıran pes oyunu.eli havada koşarak pas ieteyen futbolcu şahanın atv de yayınlanan programındaki ziya karakterini anımsaıtyor bana(su ingiliz anahtarıyla kafana gecirdin mi görürsün alnının çatını).