evlenmeye karşı iken, iki üç ay öncesine kadar düşüncesi bile beni ürpertirken tam da şu günlerde deli gibi hissettiğim şeydir. özlüyorum bebeğimi, minicik, incecik kollarını tutmak, boncuk gözlerine bakmak, ufacık ellerinin avucumda kayboluşunu hissetmek istiyorum. benden bir parça getirmek istiyorum dünyaya, kokusunu duyarak yeryüzünde cennette hissetmek istiyorum kendimi. masum, günahsız, savunmasız bir yavrunun meleği olmak istiyorum. e bir de yanında baba olsa fena olmaz tabii.
neler oluyor bana, pek duygusallaştım ben. yaş ilerledikçe hayallerim takla atmaya başladı. ama fena mı olurdu şöyle... ahh, ahh.
bir de doğum videolarını görmesem daha iyi olurdu, acaip tırstım. bunca emekten, çileden sonra o yavruyu elmaslara, zümrütlere değişmem ben.