ilk alındığında itinayla dokunulan, yeni bir sevgili gibi binbir özenle yaklaşılan elektronik eşyayı, aradan zaman geçmesi, aletin biraz eskimesi ile birlikte hoyrat kullanmak, hemen çalışmayınca darp etmek, küçükse sağa sola fırlatıp atmak.
özellikle cep telefonlarında gözlenen durum. ilk günler aman ekranı çizilmesin, aman düşmesin diye özenle kılıflarda taşınır sonrasında geçen zamanlarda ise:
(bkz: amaan siktiret)
en basit örneğiyle tv kumandasıdır. ilk başta jelatinle kullanılır, sonradan jelatin çıkar, kumanda ufak ufak çizilmeye başlar, sonradan zamanla yere düşe düşe önce teklemeye, ardından da pil takılan kapağının falan kırılmasına ya da kaybolmasına şahit olunulur. sonra para bandıyla tutturulur, öyle kullanılmaya çalışılınır. mamafih en sonunda kumandamız etkisiz hale gelmiştir. 5-10 lira verilir, yeni kumanda alınır, döngü devam ettirilir...
eskiyen her şey gibi elektronik cihazların da zamanla insan tarafından değersiz görülmesidir. aslında insan maddeyi değiştirirken değiştirdiği madde tarafından bilerek/bilmeyerek değiştiriliyor. duyguları, aşkları, zevkleri, ihtiyaçları, sahip olduğu insani özellikleri... her yönüyle değişiyor. sonuçta mesele insanda kilitleniyor, aç gözlü insanda.
misal cep telefonu, önce güzelce kılıfına konur her kullanım sonu. bir kaç ay geçmeye görsün, çantanın karanlık bir köşesinde buluverir kendini ıssız, kılıfsız.