herhangi bir şeye, kişiye ve ya metalara tutkun olma, onsuz yapamama durumdur.
esasen her bağımlılık -kadın, uyuşturucu ve ya diğer şeyler- zayıflığın göstergesidir.
(bkz: sözlüğe bağımlı olmak) çevirileri bitirmem gerek sözlük. hırs yaptım en az 30 tane çevireceğim bugün. başından kalkmak yok. başarırsam sana da haber vereceğim. ama arada sana gözatmaktan geri duramamak umutsuzluğa sevk ediyor beni. engelleme beni lütfen.
nevzat tarhan ve serdar nurmedov'un yazdığı kitaptır. bağımlılığı tedavisi olan bir beyin hastalığı olarak niteleyen tarhan'ın, konuyu sebepleri, koruyucu faktörleri ve her geçen gün gelişen tedavi yöntemleriyle etraflı bir biçimde incelediği kitaptır. bugün neredeyse hepimizin hayatının bir parçası haline gelen bilgisayar oyunları ve sanal paylaşım sitelerinin yanı sıra, alışveriş ve istifleme çılgınlığı ve kumar bağımlılığı da kitabın esaslı uyarılarda bulunduğu konular arasında yer alıyor.
Two weeks notice filminde çok hoş bi şekilde işlenmiş olan konudur.
Hugh Grant ve Sandra Bullock bi konuda tartışırlar ve aralarında geçen diyaloglar şu şekildedir;
Sandra Bullock " bunun bunun bi adı bile yok!"
Hugh Grant: "Bende keyif almıyorum. sen hayatıma girmeden önce kendi başıma karar verebiliyordum, şimdi veremiyorum. bağımlı oldum! Ne düşündüğünü bilmeden duramıyorum. Ne düşünüyorsun?"
SB: "George, bu gezegendeki en bencil insan olduğunu."
bir de bununla övünen şaşkalozlar vardır.
hem yanlarındakilerin sağlıkları ile hem de kendininki ile oynamaktadır.
erken öleceksen o senin bleceğin iş de yanındakileri niye boşuna rahatsız edersin e be ..
uç bir noktadan düşünülecek olursa yemek, uyumak, nefes almak gibi zorunluluklar da dahil olmak üzere bağımlılık zayıflıktır. akhilleus'un topuğudur. en kötüsü başka bir iradeye tiryakiliktir.
ayrica bir uluslararasi iliskiler kavramidir. dunya ulkeleri arasindaki iliskilerin fakir veya orta halli ulkelerin zengin ulkelere bagimli olmalari ve zenginlerin cizdigi rotanin disina cikamamalari iddiasini ifade eder.
buna karsilik interdependency yani karsilikli bagimlilik teorisi ise tek tarafli bir bagimliligin bulunmadigini ve kimsenin kimseyi somurmedigini, zengin olsun fakir olsun herkesin sistemden bir fayda elde ettigini iddia eder.
kadına, erkeğe, yeşile, beyaza, patlıcan kızartmaya ya da sigaraya olabilir...
bağımlılığınızı kabul edebilir, etmeyebilir, kendinizden bile saklamaya çalışabilir, yalanlar söyleyebilirsiniz...
ama en nihayetinde tersi, bağımsızlıktır....
uludağ sözlük. nikotinden bile fazla bir bağımlılık yapıyo anasını satim. güya tatile geldim ama pc arıyo gözlerim. ne bu ya, amatem e yatsam kurtulurmuyum acep.
alışkanlıklar ve alışkanlıkların zamanla saplantı haline gelmesiyle de birebir ilgili olması yanı sıra kelime köküne inildiğinde (gbkz: bağ) kelimesinden türemesinden mütevellit bir şey e (şey i bilerek e den ayrı yazdım daima şey ayrı yazıldığından gerçi biraz saçma oldu) zoraki olarak ya da zorunlu olmaksızın elde olmayan sebeplerden dolayı, fiziksel veya manevi olarak bağlı bulunma durumu.
bağımlılığın iki türü vardır. bir fiziksel bağımlılık bir de psikolojik bağımlılık vardır. fiziksel bağımlılık vücudun bazı kimyasallara alışması sonucu o kimyasal olmadığı zaman vücudun tepkiler vermesi sonucu oluşur. eroin, nikotin gibi. psikolojik bağımlılık ise sorunları düşünmemeye, bilinçaltına atmaya yönelik davranışlardır. saatlerce televizyon izleme, bilgisayar oyunu oynama, işkolik olma gibi. iki türlüsü de kötüdür.
vücudunun hiç de ihtiyacı olmadığı halde herhangi zararlı bir maddenin, vücuduna girmesini sağlayarak, bu maddeyi vücuduna alıştırması, devamında da bu maddeyi bırakamaması...