bağlanmak

    22.
  1. bağ kurmak, bağlanmak.

    Zordur azizim körü körüne bağlanmak. Yeter mi senin o ufak hayal dünyan eksik kalan parçaları tamamlayıp her şeyiyle kabul etmeye?
    9 ...
  2. 21.
  3. üzülme sebebi, yapılabilecek en büyük hatalardan biri.
    bir erkeğe, kadına bağlanmak da değil he. yapı meselesi heralde.
    çok beğendiğin bi t shirtüm vardır mesela, hep onu giymek gelir içimden, leş gibi olana dek.
    ona bile bağlandığımı düşünürüm hep. ayakkabılarım, montlarım, hepsinin arasında birer favorim vardır yani.
    biz hayvan severler, hayvanımıza bile bağlanırız mesela. hiç gitmeyecek gibi bağlanırız hem de.
    ama bir gün o tshirt küçük gelir, mont eskir, ayakkabı parçalanır. hiç dönmeyecek gibi gider yani.

    tüm hayatım böyleyken bir kadına bağlanabilmek, bağlı kalmak da elzem oluyor tabi, kaçınılmaz.
    hiçbirimiz düz adam olmayı kabul etmeyiz ama düz adam hakkında saydığımız özelliklerin
    birden çoğunu da taşırız üstümüzde. o yüzden bağlanırız işte. düz adam yalnızlığa alışmıştır mesela,
    yeni birileriyle tanışmak artık yorar onu. o yüzden bağlanır birilerine. hatta hiç ulaşamayacağı birine.

    ipin ucu kaçtı iyice, demem o ki bağlanmak, sadakat ile alakalı bir şey bence. hata kısmı da orda başlıyor.
    ama gün gelir gösterilen sadakat döner geri, belli mi olur, ne demişler;
    yuvadır kuşlara, dart vedır toprağa, gad fağdır doğaya, ormanlar yurdumda !
    7 ...
  4. 29.
  5. 1.
  6. bir nesneye, bir kuruma, bir takıma, bir ülkeye ilgi duyup, o şeyin zümresinden olduğumuzu söyledik diğer insanlara. "Aidiyet duygusu", kendimizi daha güçlü hissetmemize sebep olan. bazen çok ileri boyutlara gitmekte bu duygu. görüş sahibi oluruz... bu görüşün karşıtı insanları öldürmeye gidecek kadar fanatik oluruz. bir şeye bağlanmadan rahat edemesek de, fanatikliğe dökme hatasına kolayca düşeriz. Bir takım tutarız ve o takım uğruna "yağmurlarda, çamurlarda" tribünlere gideriz. Yetmedi karşı takım taraftarıyla kavga ederiz. O takımın yöneticileri bizim sırtımızdan para kazanırken ve muhtemelen gittiğimiz maçların sonucunu bizim kadar bile önemsemezken yaparız bunları. insanda içgüdüsel bir duygu olan bağlanmak, bir zümreye dahil olma ihtiyacı Bir görüşün peşinden gitme, görüşleri inceleyip birini seçmektense genellikle çevrenin görüşü seçme bir gruba üye olma bizim ekmeğimiz suyumuz gibi.
    Hatta bazen bağlandığımız şeyler için her şeyimizi feda ederiz. kıymetli zamanlarımızı harcarız. insanlara bağlanırız. insanlara aşık oluruz. Gözümüz ondan başkasını görmez Kalbimizde hep bir sızı olur. Kimilerimiz abartıp o insan için birilerini veya kendimizi öldürürüz. maddi manevi bir çok kayıplar.... Güya sevgi, bize mutluluk getirecekti ya Pek de öyle olmaz. Başımıza gelen bir çok problemin kaynağı, istemdışı bağlılıklarımız.... bir şeye bağlanıp ona gereğinden fazla değer verip acı durumlara düşmeye bazen Değmemekte, insan iş işten geçmeden anlamamaktadır.
    5 ...
  7. 23.
  8. ilgi ve sevgi ile doğru orantılı olsa bile neticesi felakettir, sağlıksızdır.
    Anne baba kardeş sevgili arkadaş fark etmez, bu konuda insan acı çekmek istemiyorsa biraz bencil olmalı, aşırıya kaçmadan da sevebilmeli. Olmuyorsa da sakince çekip gidebilmeli.
    Mantık en doğrusunu söylüyor ama ya hisler?
    5 ...
  9. 32.
  10. Insanı bağlayan tek şey çok sevmesi değildir, insanı karşıya korku da bağlar. Bağlanmaya her zaman sevgi yönüyle bakmamak gerekiyor.
    5 ...
  11. 4.
  12. kötüdür bağlanmak. kimsenin yanında olmadığı, seni tersleyip arkalarını döndükleri bir gün anlarsın ki, o diğerlerinden farklı. bambaşka. bütün benliğinle bağlanırsın ona. ne kadar saçmadır aslında ama anlayamazsın o durumdayken. her gün birileriyle tartışırken o yanındadır. hiç bırakmayacagını hisettirir sana. sözleriyle, tavrıyla. düşünürsün, hep yanımda olacağını biliyorum, asla diğerleri gibi sırtını dönmez bana diye. bu duygu o kadar tatlı gelir ki insana. yanında onlarca vızzıklayan insan olmasındansa, bir tek kişinin seni anlaması. sana değer verdiğini göstermesi. ama bir gün gelir ki, hiç bir şeyin hayallerindeki gibi olmadığını görürsün. bunun farkına vardıkça, durumu görmemek istersin. kaçarsın. artık ne kadar kötü davransa da onu eskide olduğu gibi algılarsın. geceleri yatmadan aynaya her baktığında sorarsın kendine, değişen ne? her şey bu kadar iyiyken ne oldu da değiştin? ben aynı ben ama sen başkası. haftalar, aylar geçer sen bütün iyi niyetinle durumu düzeltmeye çalıştıkça o daha fazla üste çıkar. konuşulmayacak noktaya bile gelirsin. gerçekten kötü bir duygu. altından kalkamam, alışamam onunla konuşmamaya korkusu da cabası. karşındaki kim olursa delicesine bağlanmamak gerekiyorumuş. sonuçta sevdiğin kadar sevilmiyorsun.o kadar doluyum ki kağıtlara dökmek içimi rahatlatmıyor. sana geldim sözlüğüm, başlarda alışamadım sana. ama yavaş yavaş anlıyorum ki yazmak iyi geliyor bu bünyeye. peki sorsam sana sözlük . bağlansam eğer buraya, bırakır mısın beni ?
    4 ...
  13. 15.
  14. insanlar arasında bağımlılık ile birbirine karıştırılan duygu. birine bağlılık değil bağımlılık yaşıyorsan, o her şeyi mahvediyor. karıştırmamak lazım.
    4 ...
  15. 2.
  16. özellikle atlar bağlanır. nerede kovboy varsa orada kütüğe bağlanan bir at da vardır. halbuki bıraksan hayvanı iki dolaşsa. koşmak için var o at. ama illa bir tane götü boklu yaratığı taşımak zorunda koşarken. bak kızılderili atlarına hepsi özgür onların, dostlar yerli adamla. salak beyaz adam sinirimi bozdu şimdi bak gene.
    2 ...
  17. 13.
  18. Baglanmak bir tur "takinti" halidir.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük