insan denen eşref-i mahlukat kapalı bir kutu gibidir. kolay kolay kimseye kendini açmaz. bazıları kariyerinden dolayı, pazıları güzelliğinden dolayı, bazıları her şeyi para ile elde edeceğini zannederek hayattan kendini soyutlar, güçlü durmaya çalışır, güçlü durmaya çalıştıkça daha bir yalnızlığa itilir hiç kimseye kendini açmaz.
oysaki sevmek bir sihir gibidir, bünyeye bir ilaçtır, fırtınalı günün ardından doğan bir güneştir, vücuda giren bütün hücrelerini harekete geçiren zararsız bir mikrop gibidir, sevmek ruhun gıdasıdır, sevmek karşılıksızdır, sevmek anne şefkatidir...
insanlar sevdikçe sevilir, açılır adeta küllerinden yeniden doğar.
zor sevip de asla unutamayan bünyeler için geçerli durumdur.
insanın içinde sınırsız bir sevgi cevheri vardır. bu kıymetli cevheri kişi herkese açmaz saklar. sakır... bir gün öyle biriyle karşılaşır ki ona teslim olur ve her şeyini ona sunar. teslim olduğu kişiyi öyle bir sever ki, o sevgi onu tanrı sevgisi makamına kadar ulaştırır seven kişiyi...
bazı insanlar yüreğini herkese açmaz belki de açamazlar. sevdikçe tanır sevdikçe da ha da seversiniz. zaman sizi büyütür ve hayat kazanında yoğurarak istediğiniz kıvama gelmenizi sağlar.