Mahpusanedeyim.
Mahpusanede kalbimin
kanayan çıplak ayakları
ne zaman çok uzun bulsa yolunu,
hatırlarım bilmem neden
Azeri yoldaşım Bayram Oğlunu:
Baki.
Gece saat iki
sularında ..
Karaşehrin kara damlarında yatanlar
görüyor kanlı renklerin nescini uykularında ..
Yıldızların altında kara neft burguları
hışırdıyor servilikler gibi derinden
yüreğinden.
Bakıyor uykulu sarı gözler
kara topraktaki yağlı neft birikintilerinden.
Gök kara,
yıldızlar sarı.
Tek katlı,
düz damlı dört köşe tas dükkanların
kapalı kara kapıları.
Karaşehrin kara damlarında yatanlar
görüyor kanlı renklerin nescini uykularında.
Baki.
Gece saat iki
sularında
Taşlarda yuvarlanan
nal ve tekerlek sesleri.
Seslerde seslenen sesler ..
işte bir fayton geçiyor
geçmede
geçti:
son evlerin yakınından
uzağından
ırağından..
Kara bir lanettir ki bu,
kopmuş geliyor gecenin dudağından...
Bu faytonun fenerinde dehşeti var:
hançerle oyulmuş
kor
ve derin
gözlerin..
Taşlarda yuvarlanan
nal ve tekerlek sesleri
Gittikçe uzaklaşan,
gittikçe alçalan sesler...
Ortada demiryolu,
sağ yanda Karaşehir;
solda fabrikaların
duvarları yükselir.
Karşıdan fayton gelir.
içinde Bayram Oğlu.
Bağlanmış kolu
Bayram Oğlunun..
Karşıdan fayton gelir
içinde
Bayram Oğlu.
Jandarma sağı,
Jandarma solu
Bayram Oğlunun...
Kolunu bağlamışlar
kanadı kırık değil ..
Gözünde toplanan
hıçkırık değil...
Gözleri ışık dolu
Bayram Oğlunun.
Karşıdan fayton gelir,
içinde
Bayram Oğlu.
Ölümdür yolu
Bayram Oğlunun
Bayram
Oğlunun..."
ilk adı Üç Burunlarmış.
Bir zamanlar istanbula en yakın tatil beldesiydi. (50'ler - 60'lar - 70'ler)
Ama istanbul'a değil Kocaeli'ye bağlıdır; sık sık Gebze'de olduğu gibi hataya düşülür.
deniziyle uğraşa uğraşa lağım kokuttular, 3 senedir belediye aynı sokağını kazıyor, plajı desen yok, (var diyene laflar hazırladım) fakat "şirin tatil beldesi" diye anılıyor. göt kadar mahallede sanırım 6 7 otel bir de psikoteknik enstitüsü var.
sonbaharda herkes defolsun gitsin, eski istanbul'u andıran dar ve mor çiçekli sokaklarında bisiklet sürelim.
gün itibari ile iskeleri yıkılmakta olan yer. insan anlam veremiyor, darıcanın tek güzel, düzenli temiz mahallesi belediye tarafından mahvediliyor. heryere de buranın tepeden çekilmiş fotografları ile hoşgeldiniz diyorlar. gerçi yüzbinlerce lira verip hiç çalışmayan rüzgar türbini yaptıran belediyeden ne hayır gelir.