tanım: batı medeniyetlerini ve modernizm'i her fırsatta kafirlikle itham eden zihniyetin; kendi işine gelen yanlarını kullanma girişimidir.
bu incil seçmeli ders haberi ne kadar doğrudur bilmem. "Kuran seçmeli ders olsun mu olmasın mı" sorunsalı, açıkcası bu tartışmaları yaratmak için oluşturulmuş suni bir gündemdir. yani siz ahmakların sandığı gibi ne dine hizmettir ne de laikliğe hakarettir.
- adamlar cari açık adı altında götümüzü genişletsin,
- ülke büyüyor, ekonomi büyüyor feryat figan şaklabanlık ama büyümenin maiyeti hakkında bilgi vermesin, (#15069941)
- zam yapsın (pardon güncelleme) durmaksızın, zamları sevmiyorum desin,
- cüzdanım elimde olmasa yiyeceğim palavralar atsın (10binbilmemkaç dolar gayrisafi zımbırtısı),
- sıkıldım amk, ve daha bir sürü şey işte...
sonuç. mal mal seyreden toplum. efendim nedir, arada bir saçmasapan konularda birbirimizi yiyelim aç karnımız doyar. ha bir de 3 çocuk yapalım, donsuz salalım sokaklara oh mis amk! ya bi siktirin gidin ya.
ön edit: batı yanlısı filan değilim; hatta sizlerden daha çok severim bu coğrafyayı, bölge halklarını ve kültürlerini. ama sizin bu yavşaklığınız beni kahrediyor.
son bir şey: ağız bozulacaksa size bozulmalı, öyle gurup halinde uğrayıp beni eksilemeniz inanın skimde değil.
- ahmet abi tınn dedi. (yok lan dememiş, çüküne vurmuş ordan gelmiş ses.)
hala seçmeli deniliyor ya şu kuranı kerim derslerine çıldırıyorum. bizim ülkemizde de zorunlu rahat ol istersen seçme bakalım yozgat da nevşehir de kayseri de konya da niğde de adamı ne yaparlar biliyor musun? seçmeyen çocuğu arkadaşları, öğretmenleri linç edecek fiziksel bir linç olmaaada bize yansıyan psikolojik linç daha tehlikelidir.
her şeyi geçtim kuş beyinli şakirtlerin anlamakta zorlandığı şey şu; devlet eliyle din öğretilmez öğretmeye kalkarsan pazar karışır, toplumu bölersin kutuplara ayırırsın, fişlersin kardeşi kardeşe kırdırırsın ki öylede olacak. göreceksiniz. ahanda buraya yazıyorum.
batıda, din bir ritüel olarak öğretilir..ayrıca dini inancın huzur, düzen vb faydalarından toplumun istifade etmesi istendiği ılımlı düzeyde öğretilir..orada kimse kalkıp da hristiyan şeriatına dayalı bir düzen talep etmez..bu türden bir istek olmaz..haçlı savaşlarını anlatan filmlerin bile mahkeme kararı ile yayından kaldırılabildiğini biliyoruz..
yani adamlar nerede duracaklarını biliyorlar..
bizde ise bariz bir rejim tehlikesi var..bu öyle komplo teorisi falan değil..ayrıca islam maalesef hristiyanlık gibi bir din değil..tüm yaşama müdahale eden bir din..inanç olarak tutmaya çalışınca da birileri tarafından sömürülmeye açık hale geliyorsun..
o yüzden incili örnek veremezsin..kuran ve islam, hristiyanlık gibi değil..arap kültür emperyalizmi islam'da ön planda..çok fazla hemde..
şu anda bile kendi ülkemizde asimile ediliyoruz resmen..araplaştırılıyoruz..
kimse sorunun farkında değil..herkes kış uykusunda..
her boku örnek almaya çalıştıkları batı meraklısı insanların asılsız örneğidir. neyin örneği derseniz kuranı kerimin ders olmasının örneğidir. kuranın seçmeli ders olmasından farksız durumdur.
(bkz: faşizm).
papaz ve rahibe yetiştiren okulların dışında hiçbir batı ülkesindeki okullarda olmayan durumdur. ama bizim örümcek kafalı mallar aha bir açık bulduk diye millete kurabiye çağdaşı der utanmadan ama her seferinde göt olur.
birisi çıkıp ıncil ıngilterede zorunlu değil demiş. Işte açıp okuyan iki satır haberi okuma kabiliyeti olan insanlar olsalar haberde ıngiltere zorunlu devlet arasında gösterilmemistir. Işte sol güruhun sorunu, okuyup araştırmazlar asla kendi bildikleri ve kafalarını gömdükleri kumdaki görseli gerçekliktir. Okuyan araştıran insan da ona göre ne hikmetse cahildir.
bu işlere en ılımlı yanaşan batılı ülke amerika birleşik devletlerinde dahi özel katolik ya da dini okullar dışında öğrenciye bıraktım zorla din dersi vermeyi herhangi bir telkinde bulunmak dahi ağır cezalık suçtur. bir ilköğretim öğrencisine dini telkinde bulunan öğretmen ya da okul yönetimi çocuğun anne babası konuyu şikayet ederse milyonlarca tazminat öder, işinden atılır ve ömrü mahkemelerde geçer.
iskandinav ülkelerini ya da ingiltere, almanya gibi memleketlerin okullarında da papaz okulları dışında din dersi olmaz.
gene abd ölçekli konuşursak (yanılmıyorsam) sadece arkansas eyaletinde evrim teorisinin yanı sıra "yaratılış" destanıdan bahsedilmesine izin vardır. evrim teorinin gösterildiği derslerden çocuklar ailelerinin izniyle muaf olabilmekteler ancak bu durum bütün amerikada alay konusudur...
kürtçü cemaat ve kürt aklı her yalanı fütursuzca sallamanın şu ana kadar bir zararını görmedi ama herkes cahil değil bunu unutmayın...
kur'an'ın seçmeli ders olması büyük bir mahalle baskısını da beraberinde getirmekle birlikte bir demokrasi illüzyonu gibi gelmekte. ancak batı'da incil'in zorunlu ders olmasını kullanarak bizim de dinimizi bu şekilde yaşatmamız gerek tarzı cümleler de safsatadır. çünkü islam'da zorlama yoktur kavramına uyan bir metod bu seçmeli ders olayı (götürüleri ne kadar daha fazla da olsa). ancak şunu unutmayalım ki hristiyanlık çok daha global bir "dayatma" nın dini oldu. bir haçlıları unutmayalım. ya da evanjelist bir abd hükümetinin işgal ettiği orta doğu topraklarındaki misyoner çalışmalarını (erbil bunun en güzel örneklerinden birisi). en güçlü ordunun hristiyanlığa olan bağlılığı vs bunlar hep hristiyanlığı çok daha saldırgan bir hale getirdi. yani bu zorunluluk mevzusu da onun bir göstergesidir bana göre. ki haber doğru ve batı gerçekten bunu uyguluyorsa. hoş bir avrupa'daki agnostisizm'den habersiz bünyelerin haberi gibi geldi bana.
3-5 tane avrupa ülkesi ismi vererek laikliğin ırzına geçen yasayı meşrulaştırmaya çalışmak suça ortak aramanın suçüstü halidir.
merak etmeyin şakirtler her bir faşist kanuna ortak birkaç ülke bulmak mümkündür bu dünyada.zira zaten demokrasi neredeyse hiçbir ülkede tam anlamıyla uygulanmamaktadır.
demokrasilerde laiklik olmazsa olmazdır.zaten olmazsa demokrasi olmaz.
bir ülkede çoğunluğun inancı devletin resmi inancı haline getirilirse laikliğin ırzına geçilmiş olur.
kuran-ı kerim seçmeli ders yapıldı.peki incil ve tevratı seçmeli ders yapacaklar mı? şakirtlerin 'ama onlar bir avuç' dediğini duyar gibiyim.evet onlar bir avuç olduğu için canları cehenneme değil mi? peki o çok gözünüzde büyüttüğünüz ama aslında hiç de demokratik olmayan birçok batı ülkesinde bir avuç olan azınlıkların farklı inançlarına aynı haklar veriliyor mu? örneğin almanyadaki gurbetçilerimizin durumunda olsanız yine aynı cümleleri kurabilir misiniz şakirtler?
türklerde almanyada azlar.aslında bir avuçtan oldukça fazlalar ama nihayetinde azınlıklar- ve onların çoğunun inandığı dinin kutsal kitabı ders olarak okutulmuyor.geçtik seçmeli dersi filan ezan sesi yasak ezan sesi.hatta bazı avrupa ülkelerinde cami bile yasak.
laiklik, sayısı fazla olanın devlet gücünü kullanarak sayısı az olanlara inançlarını dayattığı bir düzen değildir.
bu işin çok basit bir mantığı vardır.insanoğlu düşünmüş taşınmış ve şu sonuca varmış aynı dinde hatta aynı mezhepte insanlar dahi detaylarda birbirinden ayrılabiliyor.birinin dinin emri varsaydığını aynı dine aynı mezhebe mensup bir başkası hurafe sayıyor.devlet dediğin sonuçta hepsinin devleti.birininkini doğru kabul etse diğeri haksızlığa uğramış olacak.her ikisininkini de kabul etsen komik kaçacak hem ak'ı hem kara'yı kabul etmiş olacaksın.sonunda şu kanaate varılmış ki devlete hiçbir inancı sokmayacaksın.aksi halde topluma nifak sokuyorsun aksi halde her demokratik anayasada olan eşitlik ilkesine aykırı davranmış oluyorsun.
devlet hakemdir.vatandaşları arasında ayrım yapamaz.şunlar çoğunluk o halde şunların borusunu öttüreyim diyemez.
kuran-ı kerim konusuna tekrar dönersek hadi diğer dine mensup insanların canı cehenneme dediniz peki aynı dine mensup insanları bu uygulamayla memnun edebilecek misiniz?
hangi kuran-ı kerimi öğreteceksiniz.bir sürü farklı farklı tercümesi var.
örneğin birinde nur suresi 31.ayet için başörtülerinizi yakanıza kadar sarkıtınız şeklinde bir ifade varken bir başka kuran tercümesinde aynı nur suresi 31 ayet için giysilerinizi yakanızdan aşağı sarktınız şeklinde bir ifade oluyor.yine bir başka çeviride aynı ayet boyunlarındaki süsleri ziğnetleri örtmekten bahsediyor.nihayetinde bu çevirilerden hareketle birileri başını örtmeyi allahın emri sayarken birileride bunun bir hurafe olduğunu düşünüyor.yani nur suresi 31.ayette geçen arapça 'hımar' sözcüğünü nasıl çevireceksin?mesele budur.
bu sorunun cevabı basit.iktidarda olanın işine gelen kuran-ı öğretecek.takip edenler bilirler.diyanet işlerinin kuran mealleri her iktidar döneminde değişir.hep söylenir kuran-ı kerim hz muhammede inen kuran-ı kerim değildir diye.
o yüzden seçilmişlerin yani siyasilerin yönettiği devlet gücüne inançlar teslim edilirse o inançlar orta malı olur.siyasi menfaatlere göre eğilip bükülür.
Biz laik bir ülkeyiz. demek ki onlar laik değil. Mustafa kemal atatürk cumhuriyeti ilan ettikten sonra laiklik işlemlerine başladı. tevhid-i tedrisat kanunu da bunlardan biriydi. Eğitim ve öğretimi birleştirirken devlete bağlı din kurumlarını kapattı laikliğe karşı geliyor diye. (bkz: tekke, zaviye, dergah vs.). Biz laik bir ülkeyiz.