1445' de alman şehri mainz' de johannes gutenberg hareketli hurufata dayalı matbaa makinesini icat ettiğini açıladı. o zamana kadar kitaplar elde kopya ediliyordu bu son derece yavaş ve zahmetli bir işti.
avrupa matbaa makinesinin önemini hemen fark etti. fransa' nın strausbourg şehrin de 1460 da bir baskı makinesi kurmuştu bile.
1460 yılının sonuna gelindiğin de önce roma, floransa, milano, torino da yayılan baskı makineleriyle bu teknoloji italya' ya yayıldı.
1473 e gelindiğinde bütün avrupa matbaa ile tanışmıştı.
ancak,
herkes matbaayı cazip bir yenilik olarak görmüyordu
osmanlı sultanı ıı. bayezit 1485' te çıkardığı bir bir fermanla müslümanların arapça baskı yapmasını yasakladı.
bu kural 1515' te sultan ı. selim tarafından tekrarlandı.1727' ye kadar osmanlı topraklarında matbaaya müsahade edilmedi.
daha sonra sultan ııı. ahmet, ibrahim müteferrika' ya bir matbaa kurması için bir kararname çıkardı. bu gecikmiş adıma bile kısıtlamalar getirmişti.
kararname'' bu hayırlı günde bu batılı usul,tıpkı bir gelinin duvağını kaldırır gibi gün yüzüne çıkarılacak vebir daha asla saklanmayacaktır.'' dese de müteferrika' nın matbaası sıkı bir biçimde izlenecekti.
müteferrika' ya matbaa kurması için izin verilmişti fakat ne basarsa bassın, din ve hukuk alimlerinden, yani kadılardan oluşan üç kişilik bir heyet tarafından incelenecekti.
sonuçta müteferrika çok az kitap basabildi; matbaanın faaliyete geçtiği 1729' dan 1743' e kadar yalnızca 17 adet kitap basabildi.
matbaa makinesine gösterilen bu muhalefet okuryazarlık, eğitim ve ekonomik başarı için aşikar sonuçlar doğurdu.1800' de ingiltere' de erkeklerin yüzde 60' ı kadınların yüzde 40' ı okuryazarken,
osmanlı imparatorluğu' ndaki yurttaşların muhtemelen yalnızca yüzde 2 ya da 3' ü okuryazardı.
sultanların matbaaya gösterdiği düşmanca tutumu anlamak zor değildir.
kitaplar fikirlerin yayılmasına sebep olur ve böylece nüfusu kontrol altında tutmak güçleşir.
bu fikirlerin bazıları ekonomik refahı arttırmak için yeni ve değerli yollar sunabilirse de bazıları yıkıcı olabilir ve mevcut siyasal ve sosyal durum için tehdit oluşturabilir.
ayrıca, kitap bilgiyi herkese ulaşılır hale getireceğinden bilgiyi kontrol edenlerin iktidarını da sarsabilir. bu da elitlerin kontrolündeki statüko için tehdit oluşturur.
günümüzde, eğitim sistemiyle bu kadar uğraşmalarının, sınav sistemini sürekli değiştirmelerinin, okumuş insanlardan bu kadar korkmalarının başka sebebi olabilir mi?