son zamanlarda islam alemi başta olmak üzere yaşanan kaoslar ve çatışmalara alet olan halklar tamamen kör-sağır ve cahil olmasından bu akan kan-çekilen eziyetler besleniyor.
insanların bilinçli olmasını istemeyen iktidarların, gazetecilere "borazancı" veya "tellal" yaklaşımı yapan anlayışın hakim olduğunu anlatmak için daha ne yapılabilir?
bu kargaşa-kaos-ölümlerin olduğu coğrafyada, hangi iktidar olur ise olsun tüm basın-yayın kuruluşlarını halkla ilişkiler departmanına bağlı bir kurum olarak algılamıyor mu?
ülkemizden bir örnek vermek gerekir ise; yıllardır yaşanan trt rezaleti bunun bir örneği değil mi?
her iktidarın kendi zenginini yaratması gibi, kendi gazetecisini yaratmasına şahit olmuyor muyuz?
sonuç olarak; parti-iktidar için propaganda aracı haline gelen basın elinde bulundurduğu iktidar nimetleri ile desteklenen gücü sayesinde halkı bilinçsizleştirme görevi yapmaktadır.
ülkeleri inceler iseniz; pıtırak gibi son 15 yılda gazete köşelerinde gördüğümüz ballı-kaymaklı maaşlar alan köşe yazarlarının mesleki ve aynı zamanda da kalifiye olarak yeterliliği tartışılan kişilerin ülkelerde yerel-bölgesel küçük gazetelerde yazı yazan kişilerden ne farkı var?
balık hafızalı ve cahil insanların, uluslar arası sermaye-enerji-silah-gıda-kimya grupları desteği ile iktidarı ele geçiren-geçirmeye kalkan yöneticilerin-kanaat önderlerinin watergate skandalı sürecinden daha beter durumların ülkelerinde-bölgede yaşanmasına neden olması ve buna neden olan anlayışın taşeronluğunu bazı gazetecilerin yaptığı-olduğu ortadadır.
hatta; bu karışıklılık-kaosların-ölümlerin olduğu ülkelerde, gazeteci-akademisyen-sendikacı-siyasetçi başta olmak üzere yıllarca süren yargılama-tutuklulukların, mccarthy tarafından karşıt siyasi görüşlü insanları yok etmek için yapılan cadı avına benzediği aşikar olan eylemler iktidarlar tarafından uygulanır iken. halk bilgisiz olduğu için duruma mühadil olmamıştır.
hatırlayın,
mccarty yalan ithamlar-sahte belgeler-komplolar ile rakipleri oy kaybına uğratmış, tutuklatmış, seçime girmesini engellemişti.
seçimleri kazanarak, rakip siyasileri-parti başkanlarını tutuklatmış hatta idam ettirmişti. o günlerde moda olan söylem ile kendisine muhalefet eden her kişiyi "komünist" ilan eden mccarthy, hainlik veya bölücülük ile suçladığı rakiplerini tutuklatarak idama bile yollamıştı.
rakipsiz ve tek kişi kalmak için orduya bile el atmış silahlı gücü(polis-asker) devlete-rejime değil de kendi istikbali-düşüncesine hizmet eder hale getirmek için yapmadığı çirkinlik-adeletsizlik olmamıştı.
eğitilmeyen ve birey olamayan insanları ekonomik korkular ile kandırmak-yönlendirmek çok kolay. elinizde basın gücü var ise, tüm toplumu 1 ay içinde 180 derece ters algıya sahip olmasını sağlarsınız.
işgal edeceği makama yakışması için, backgroundu olarak "0" olan insanları mevki ve yetki-para-popülerite ile donattığınızda tıpkı su gibi şekilsiz-renksiz-kokusuz olurlar.
hangi kaba koyar iseniz, bulunduğu kabın şeklini alarak o renk görüntü-koku olarak ortaya çıkan bazı insanlar, toplum adına konuşur iken; bukalemun gibi görüntü ve altında cehaletlerini yansıtır.
sonuç olarak; ölen her insana bir kutsiyet yakıştırması yapmak dışında görevi olmayan yöneticilere bu ölümlerin sebebini sorma mak için,
çözüm önerilerine, kaybedilecek makam-mevki korkusu ile kulak tıkamadan başka yapacak işi olmayan iktidarları aklamak, çözüm üretmek isteyenleri düşman ilan edecek basın yaşanan kaos-ölümler sayesinde aldığı destek ve reyting ile yaşar.
tabi ki; en zalim kişiler bir zamanlar mazlum olanlar arasından çıkması kaçınılmaz oluyor.