uludağ üniversitesi'nde siyasi tarih dersi veren hocadır.
kolpadan tanımı yaptık biraz bir şeyler yazalım bakalım. ders işleme tekniği çok iyidir, öğrenciyi derse katma amaçlıdır tamam anlaştık. ama öğrencilere biraz, yok olmadı çok fazla yukarıdan baktığını söylemek lazımdır. "öğrencileri sürekli aşağıladığını söylersem yalan olur" dersem yalan olur.*hatta bunu yaparken müthiş zevk aldığını söyleyebilirim. yukarıdaki bomba örneğine zaten yazacak pek bir şey yok yaptıysa çok ayıp etmiş derim.
ayrıca siyasi tarih 2 dersinden bir yerlerimin zoruyla geçmişimdir. siyasi tarih 1'den kaldık gerçi yaz okulunda görüşücem kendisiyle. bir mesajınız varsa aşağılanmayı göze alıp iletebilirim kendisine.
Aslında çok iyi ders anlatan ki hatta en iyi ders anlatan uluslararası ilişkiler hocalarımızdan biri olarak bazen kullandığı uslup biraz kırıcı olabiliyor.hele araştırma yöntemleri dersinden o kadar uğraşıp 10 aldığımı duyunca bütün hevesimi kırmış olan biricik uluslararası ilişkiler hocamız.
kırmızı kolej çantası sırtında gezinirken komik bir görünüm sergileyen,yolun çok başında bir akademisyen olmakla,fark yaratmaya çabalayıp ondan bundan çakma ders notları vererek ders işleyen ve bu çelişkiyle beni yarmış geçmiş ama bir türlü derslerinden kalamadığım için kendimi karşısında mahçup bırakmış(evet nankörüm) uludağ üniversitesinin en hocaya benzemeyen hocasıdır ayrıca.
hırsınızdan gözlerim kamaştı... bir başkasının yazdığına alıntı yapma ve olayi karşılıklı bir ağız dalaşı haline getirme çabanızı anlıyorum ve umuyorum kurallar dahilinde buna dair bir yasak bulunmuyor olsun... evet, aynı şeyi yapmaktan çekinmiyorum çünkü kendini ifade etme biçimi olarak bu tip yolların ne denli işlevsiz olduğunun bilincindeyim... ama ya siz, siz yazamazsanız yiğit cenkte nasıl belli olur? e sözlük er meydanı ya. bkz diye gözüme soktuklarınıza da hiç gereği yokken ikinci kez baktım, ki evet diplomasi nezaket sanatıdır, buna itirazınız olmadığını düşünüyorum, sonrasında, sorulmamış bir soruya doğal olarak cevap alamayan birinin, bu yüzden karşısındakini suçluyor olduğuna da gülüyor olduğunuzu umuyorum, zira oldukça eğlenceli bir yaklaşım olmuş, ben de beğendim, bolca güldüm, eğlendim. el bombası örneği de sahiden bomba olmuş, o da eğlencemi eksik etmedi sağolsun, iyi yazılmış güzel kurgulanmamış, ama "çok fazla büyütülmemesi, üzerine gidilmemesi ve çok da önenmsenmemesi gereken sıradan bir hoca" diyen kişinin en uzun entryi girmesi ise eğlencenin bir adım ötesi niteliğine bürünmüş, kara mizaha dönmüş...
ironi bir yana, sonuna kadar eleştriye açık bir hoca var karşınızda (alışkın olmayınca bünye kaldırmıyor biliyorum) isimsiz mail yollama, sınav kağıdına görüşlerinizi bildirme, kapının altından not atma gibi taleplerini her sınav öncesi derste yineliyor( derse devam ettiğinizi düşünerek yazıyorum tabi)öyle yapın, madem bu kadar rahatsızsınız sizden sonrakilere bi faydanız dokunsun. yok illa böyle rahatlıyorum diyorsanız yazın, severek okuyoruz... kurallarınıza riayet etme adına, ben de meyveli ağaç ve taş özdeyişi ile bu entrye son veriyorum...
uludağ üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümün de öğrenim gören tüm öğrencilere, öyle olmadıklarını çok iyi bildiği halde zeki muamelesi yapan,içten içe he gülüm he dediğine emin olduğum, hırtonun birinin açığını yakalayıp inceden ayar verirken yaptığı aşağılamayı anlayabilen bi başka öğrencinin gözüne gözüne bakarak zafer çığlığı attığını düşündüğüm garip hoca. ders işleme tekniğine kimsenin bişey diyebiliceğini sanmıyorum orası ayrı.
bugünkü dersinde 'diplomasi nezaket sanatıdır' diyince 'o yüzden mi okulda kalmayı tercih ettiniz' diye bağırmayı arzuladığım, lakin tırsıp sustuğum hocadır.
gün itibarıyle geçen hafta kendisinin aynen kullandığı tabirle ''ilkokuldaki gibi'' diyerekten siyasi tarih kitabından ödev olarak verdiği 110 sayfalık okumayı çok az kişi dışında kimsenin tamı tamına yapmadığı görülünce bir hafta önce de haberini verdiği ''tek tek öğrencilere rastgele soru sorma'' eylemini gerçekleştirip soruyu bilemeyen veyahut diğer bir tabirle görevini yerine getirmeyen öğrencileri direkt olarak sınıf dışına çıkmasını talep etmiş öğretim görevlisidir. Haklıdır haksızdır bunun muhasebesini yapmayacağım, herkesin görüşü farklı olabilir ammavelakin ders sonunda zaten ödev meselesi nedeniyle az sayıda gelen öğrencilerin atıla atıla sayısı yaklaşık olarak üçte bir oranında düşmüş ve barış özdal hocadan kırmızı kartı yiyen bu kişiler olmaksızın sınıf önemli bir eksik sayısıyla dersi noktalamayı başarmıştır. (bkz: kalan sağlar bizimdir) *
Barış Hoca'nın iyi bir öğretici olduğu ve öğrenciye karşı hep yardımcı olma yanlısı olduğunu, işini severek ve layıkıyla yaptığını ve uluslar arası ilişkiler alanındaki geniş bilgi yelpazesini birkaç kere karşılaşan herkes kolaylıkla farkedebilir. Benim asıl bahsetmek istediğim, görünenle yetimeyip, daha derinde olana merakıdır. "Hiçbir şey göründüğü gibi değilidir" felsefesini hayatına katabilmiş ender insanlardandır Barış Hoca. Kendisini ziyaret ederseniz ve şanslı gününüzdeyseniz size okudaki odasındaki güzel ahşap oymalı masasının hikayesini anlatacaktır. Saygı sınırları aşılmadığı sürece o özenilen hoca-öğrenci ilişkisini yaşayabileceğiniz nadir hocalarımızdandır. Keşke askerliği okulda geçirdiğim yıllara denk gelmeseydi ve kendisiyle daha fazla zaman geçirme şansım olsaydı dediğim, sevip sevmeminin tercih meselesi olduğu ama saygı duymanın zaruri olduğu hocam.
"Yiğidi öldür hakkını ver"dedirten hocadır.Derslerde zamanı geldimi açıkça hakaret de eder,aşalar.Ama aşağıladığı zaman nedense o konu aklımdan hiç çıkmaz.Derse gelip ,kürsüye yarım vucut oturması ve hareketleri sankim birer amerikan üniversitesindeymişiz havası verir.Harbiden iyi öğretir ve ciddi manada öğrenci dostudur.
Bi gün kapıda birini beklerken " gel bi kahve içelim "dediğinde dumur olduğum çağdaş ve rahat insan.
Biraz da o muhteşem aşağılayıcı sözleri olmassa...
kendisi her zaman öğrencinin halinden anlamış olan hocadır. öğrencilerin haliyle her zaman ilgilenen, hiçbir zaman başından sağmayan, derslerinin çok güzel anlaşıldığı ve kendisinin ayrıca bir çok uluslararası ilişkiler konusunda bilgi sahibi olduğunu düşündüğüm* öğretim görevlisi.
fakat kendisinin de eleştirilmeyecek yönleri yok mudur? vardır. ağır, ezici ve takık esprilerinin ve aşağılamalarının olduğunu inkar edemeyiz kendisin. fakat inanıyoruz ki her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır, herkes kendi bildiğini yapar fakat keşke bunları biraz daha kırıcı olmayan yöntemlerle de yapabileceğinin farkında olsa. yoksa genel olarak herkesin sevip saydığı bir öğretim görevlisi olduğu bilinedir.
Uludağ Üniversitesi Uluslararası ilişkiler Bölümü asistanıdır, uluslararası ilişkiler kulübünün de kurucusu ve ilk başkanıdır kendisi.Doktorasını almış öğretim üyeliğini beklemektedir. Öğrenciler tarafından sevilir, daha iyi yerleri haketmektedir.