ispanya'nın katalunya bölgesinin başkenti. tüm çekiciliğini expo düzenledikten sonra kazanmıştır. turistik bir şehirdir.
bu şehirle ilgili izlenimlerime gelecek olursak:
şehrin havalimanı çok güzel, moderndir ve karışık değildir. kent merkezine yaklaşık 20 km uzaklıktadır. havalimanından merkeze taksi ile yaklaşık 30 euro'ya gitmek mümkündür.
kent diagonal bir şekilde, yani türkçe'de ızgara sistemi denilen planlamada inşaa edilmiştir. bu tarz planlamanın mabedi çok bilinir ki, new york'tur. ızgara sistemi ise, birbirini 90 derece kesen yolların ve sokakların olması, şehrin yollarının kuşbakışı ızgaraya benzemesidir. zaten kenti ikiye bölen caddesinin adı av. diagonal'dir.
en turistik ve önemli noktası, gaudi'nin yarım kalmış klisesi sagrada familia'dır. bu kilise'nin her kapısı farklı bir mimaridedir. bir tarafı modern bir görünümde iken, diğer kapısı gotik tarzdadır. bu yüzden mimarlık öğrencilerinin derslerde incelediği bir yapıdır. ve yine bu yüzden kliseyi mutlaka 360 derece tavaf ediniz. burada foto çekilmeden barcelona'yı gittiğinize inandıramazsınız.
bu klisenin tam karşısındaki sokakta "a la turca" dönercisini görmeniz ise hoşunuza gidecektir. sagrada familia'dan taksiye binerek 10-15 euro'ya şehrin istiklal caddesine benzeyen en meşhur caddesine ispanyolların deyimi ile las ramblas'a, ya da katalonların deyimi ile la rambla 'ya ulaşmanız mümkündür. bu cadde yürüyerek yaklaşık 15 dakikada biter ve sonunda akdeniz'e ve meşhur kristof kolomb heykeline bağlanır. sokak sanatçıları ve kalabalık turist grupları dikkatinizi çeken bu caddede. yan kesicilere dikkat edinizdir yine bu caddede. bunu bizzat ispanyol taksici demiştir. turistik bir caddedir. kalabalıktır.
bu caddenin sonundaki kolomb heykeli ile başlayan kent marinası yine mimarlık öğrencilerine derslerde okutulurmuş. sonradan öğrendim. ama gerçekten güzel bir marinadır. marina'dan karşıya doğru tahta köprüden geçerek büyük bir alışveriş merkezine varılır. bu merkezin bahçesinde yer alan balık restorantlarında balık yenilebilir. ama en az 10 euro bahşiş bekler bu restoranlar, biliniz.
işte barcelona bu kadardır. sagrada familia, la rambla ve marina. hepsi 3 saatlik bir geziye sığabilir. uçağınız barcelona aktarmalı ise, ve barcelona'da 3 saatliğine bekleyeceksiniz, kesinlikle havaalanında beklemeyin, 3 saatte barcelona'nın en önemli yerlerini gezebilirsiniz.
tabi barcelona'da bunun dışında iki yer daha vardır. birisi mimarlık öğrencilerine seslenir: gaudi bahçeleri. bu bahçelerde çok çok görülmesi gereken bir şey yoktur. ikincisi ise tüm futbolseverlere seslenir: camp nou. camp nou şehrin yeni şehir denilen tepelerinde yer alır ve havaalanına 15 km uzaklıktadır. havaalanından 20-25 euro'ya ulaşılabilir. yarım saatte gidip, iki saat stadı gezip, yarım saatte havaalanına geri dönebilirsiniz. camp nou turunda kulup müzesi ve stat turu 20 euro'dur. şampiyonlar ligi kupası ile fotoğraf çektirmeyi unutmayınız.
öte yandan, ispanya'nın diğer yerlerini de görmüş birisi olarak, kesinlikle diyebilirim ki, barselona, asla ispanya değildir. çok turistik, akdenizli ve açık bir fuar alanı, sirki gibidir.
sadece bu şehirde ingilizce konuşabilen ispanyollar gördüm, diğer bölgelerdeki ispanyollar'ın çoğu ingilizce bilmez, sadece az kısmı fransızca bilir.
sonuç olarak barselona bir izmir, bir istanbul hiç değildir. ama yine de görülmesi gerekir. akdenizlidir ne de olsa.
özellikle mayıs aylarında inanılmaz derecede berlin'i andıran ispanya'nın katalan bir şehri. öyle ki; bu aylarda şehirde ispanyol'dan çok alman görmeniz şaşırtıcı olmayacaktır. tarih ve sanat severler için bire bir bir memlekettir kendisi. la rambla caddesi, picasso ve salvador dali müzeleri, parc güell ve tabii ki sagrada familia ile görenleri büyüleyen şehir. şehri gezmek için bus touristic vb. city sightseeing şirketlerinden faydalanmanızı kesinlikle tavsiye ederim. trenle tarragona'ya da geçip biraz country havası da alırsanız tadından yenmeyecek bir gezi olabilir. bir de akşam 11'den sonra la rambla caddesinde çok fazla hayat kadını ve travesti görebilirsiniz. çok ucuza anlaşılabilir bu insanlarla. ama yine de daha insan olanlarını bulmanızı tavsiye ederim. gezerken yanınıza sokulan bilimum pakistanlı ya da iranlı uyuşturucu satıcılarına da dikkat etmelisiniz. çok rahat tavırlar takınıp size musallat olabilirler. kısaca (bkz: anlatılmaz yaşanır)
dali müzesi, picasso müzesi, gaudi'nin harika yapılarınının mutlaka görülmesi gerektiği, turist kaynayan ve madird'e göre daha rahat ingilizce konuşabildiğiniz, kendini ispanya'nın dışında ayrı bir ülke olarak gören, sıcacık deniz şehri.
katalunya'nın başkenti olan şehir.
kesinlikle abartıldığı kadar yoktur. gaudi, expo ve 92 olimpiyatları olmasaydı bu şehir ne yapardı diye düşündürmüştür kendisini gezince.
ayrıca eğer barcelona aktarmalı uçuşunuz varsa, ve arada 4 saatlik boşluğunuz varsa, çok rahat her yeri gezilecek şehirdir. öyle üç dört günlük turlara kanmayın.
havalanından çıkarsanız eğer; taksiciye "sagrada familia" deyin. 20 dakikada ve yaklaşık 30 euro'ye götürür. diogonal caddeden giderek. gaudi'nin bu tamamlanmamış klisesi sizi kendine hayran bırakır, öte yandan önünde çektireceğiniz fotoğraf barcelona'ya gittiğinizin kanıtıdır ve facebook'a konur.
burdan yine taksiye bindiğinizde 10 dakika sonrasında las ramblas ya da la rambla'ya varırsınız. ve bu cadde barcelona'nın kalbi ve simgesidir. istiklal caddesidir bir nevi. 20 dakikada biter ve marinaya, kolomb heykeline ulaşırsınız. kolomb heykeli ve marina'da foto çekildikten sonra ulan bizim istanbul, izmir buraya on basar der dönersiniz. işte barcelona bu kadardır.
bu kısa, 4 saatlik turdur elbet. biraz daha zamanınız varsa camp nou'ya gidersiniz, fc barcelona ve camp nou'yu görürsünüz şehrin diğer tarafında olan, ama öte yandan havalanına yakın, taksi ile 20 euro'luk mesefade olan... şampiyonlar ligi kupasını ve camp nou'yu gezersiniz.
barcelona şimdi tamamen bitmiştir. istanbul'u geçtim, izmir bile çok daha güzeldir bu kentten.
barcelona, dünyanın her yerinden katilin, sapkının, dolandırıcının, mültecinin, göçmeninin, fahişenin ve en çok da uyuşturucu satıcılarının katılımlarıyla müthiş bir kombinasyona sahip olmuş, elinizi kolunuzu rahatlıkla biraz kire bulaştırabileceğiniz nadide bir şehirdir. arka sokaklarında bugüne kadar hiç olmadığım kadar (ki genel olarak pek nezih yerlerde takıldığım söylenemez) kavga, satış ve kaosa şahit oldum ve bana kalırsa siz de çıkmalısınız o sokaklara, siz de tanıklık etmelisiniz insanların hayatları uğruna nasıl ölümleri göze aldıklarına. bu sayede anlayacaksınız ki aslında yaşamı anlamlı kılan şey ölümlü olmasıdır. ya fahişeler ve berduşlar sonsuza kadar yaşasaydı? barcelona'da hayat daha farklı akmakta...
istanbul kadar sevmesem de istanbul'a benzettiğim şehirdir. kaos var burada. iyi insanı da var, kötüsü de. istanbul'daki ekmek derdindeki, muhabbeti sevmeyen lokantacılar, otelciler, büfeciler var. istanbul'un hareketliliği, akışı, hüznü, güneşi ve yağmuru var.
las ramblas gün boyu sesli, hareketli; geceleri ışıl ışıl. insanlar akıyor istiklal'deki gibi.
denizi, kumsalı, güneşi var. hava yaz-kış istanbul'daki gibi.
gecenin karanlığı çökmeye başladı mı, las ramblas'ın arka sokaklarında şiddet artıyor. araba camları iniyor, hırsızlıklar yaşanıyor, orospular peydahlanıyor. gece 12'den sonra arka sokaklardaysanız ya orospu arıyorsunuzdur, ya da kokain, esrar satmaya çalışan ya da birini kapkaçlamaya çalışan bir zencisinizdir.
kaza, ambulans sesi, devriye gezen polisler, trafik, yerde parçalanmış bir trafik ışığı, yerlerde çöpler, kusmuklar, duvarlarda çiş kokuları, esrarkeşler, orospular, merkezden ayrılmayan huzurlu turistler, yüksek sesli gece kulüpleri, hafif müzikli ve şık dizaynlı barlar, herkesin içinde çırılçıplak duş alan bir adam, ıssız, aydınlatılmış tarihi binalar, mimari şaheserler, sanat galerileri, üzeri rengarenk desenli, resimlerle kaplı dükkan panjurları, dönerciler, peep showlar, sexshoplar, operadan çıkan onlarca iyi giyinmiş kodamanlar ve eşlerini aynı gün içinde görebileceğiniz şehirdir.
zıtlıklar birbirini tamamlar burada. ne zaman gitsem istanbul'un kaosunu hatırlarım hep. istanbul ile en çok karşılaştırdığım ve istanbul'u aramadığım tek avrupa şehridir.
şehir kimi yerlerde sadece piyano ile çalınan bir beste, kimi yerlerdeyse bateristin coştuğu ağır bir rock parçasıdır. bu şehri herkes moduna göre dinler. gözleri kapalı ya da açık...
- güzel bir paella yenmeden dönmeyin.
- nou camp'a dışardan görmekle yetinmeyin, verilen tepki bu mu lan oluyor. Hele bir içeri girin şansınız varsa bir maç izleyin.
- Mayonuzu, bikininizi, mayokininizi, şortunuzu falan yanınızda getirin şortla metroya binip sahile varıp denize girip ıslak ıslak metroya binebileceğiniz bir şehir barcelona.
- Eğer ineceğiniz/bineceğiniz havaalanı girona ise uzun bir yolculuğu göze alın.
- Gece hayatına mutlaka girin.
- la sagrada familia'yı şantiye harici görme imkanınızın olmadığını aklınızdan çıkarmayın.
- Erkekseniz çok şanslısınız efendim, bol bol kızlara bakın gözünüz gönlünüz açılsın.
- Kızsanız çok fazla şanslı değilsiniz efendim erkekleri bildiğin türk erkeği.
- Kaybolma ihtimalinizin yüksek olduğunu aklınızdan çıkarmayın, sokakların hepsi birbirine benziyor.
kartaca hükümdarı hamilcar barca(hanibal'in babası) tarafından roma seferi sıraında 2.pön savaşlarının ardından tüm iber yarımadasının kartaca hakimiyetine geçmesinin ardından kurulan katalan kenti.