gelmiş geçmiş en karizmatik kötü adamlardan biri haline gelmiş The Dark Knight Rises filminde. böyle s.kici bi ses olamaz. her nekadar heath ledger kadar olmasada tom hardy'nin oyunculuğuda çok iyi.
nolan'ın batman filmlerinin sonuncusunda "villain" olarak karşımıza çıkan karakter.
şimdi öncelikle, ben kötü adamın zeki, çevik ve ahlaksızını severim. "villain" dediğimiz adamların bir idealleri, bir amaçları, bir dertleri olmalı. o zaman "kötü adam karizması/ çekiciliği" denen şeye sahip oluyorlar. mesela başka filmlere dalmadan batman üzerinden gidersek joker düzenin düşmanı, kaosun kan kardeşi bir adamdır ve amacı bulunduğu yere mutlak kaosu getirmektir. ya da two-face(filmde çok üstünkörü işlense de), yaşadıklarından sonra öğrenir ki bir insanın yaşadıkları, yaptıkları, neden oldukları ve başına gelenler kişinin iradesiyle alakalı gibi görünse de, değildir. asıl etmen şanstır. two-face bilir ki iyilik yapan her zaman iyilik bulmaz, kötülük yapanın her zaman cezasını çekmediği gibi. şans, evrenin umursamaz tanrısıdır ve kime isterse ona güler.
işte "villain"lar "gözlerimden ışın çıkarabiliyorum, bu yüzden dünyayı ele geçirmeliyim"den ziyade yukarıda saydığım tür dertleri olduğu zaman daha ilgi çekici oluyorlar bana göre. nolan'ın son batman filminde de kötü adam olarak bane arkadaşımızı görüyoruz. onun da bir derdi var. diyor ki düzendi, adaletti derken otorite sahipleri halkın özgürlüklerini neyin çıtır çıtır yiyor. siz de halk olarak uyuyorsunuz. alın, ben düzeni, otoriteyi yıktım. güle güle kullanın. peki, güzel. fikir fena değil. ideal sahibi bir kötü adam. ama şöyle bir sıkıntı var. biliyoruz ki zaten bir kaç ay sonra bomba patlayacak. oradaki yeni düzenin hiçbir manası kalmayacak. dolayısıyla bane'in bu yaptığı sadece bir oyalamaca, göz boyama. düzenmiş, adaletmiş, sınıf bilinciymiş hiç umrunda değil. her şey sadece oyun. ortada ülkü, ideal falan yok.
hadi diyelim ki bane'in içindeki yok etme arzusu düzen yıkma, yenisini kurma arzusundan daha büyük. ne yapalım, öyle kabul ederiz biz de kendisini. yok etmeyi seviyor çocuk, mizaç. ama sonra anlıyoruz ki kendisi baştan beri talia al ghul için çalışan bir yancıymış. hatta sevgilisiymiş bunun. ne yaptıysa aşk için yapmış.
bunu yapma işte. tamam aşk iyidir, hoştur, kimi kötü adamlar için de güzel bir motivasyon olabilir ama bu filmin içine, bu şekilde katma. bane'e yapma bari. filmin başından beri izlediğimiz bütün düzen, otorite, devrim, özgürlük temalarını "her şey çok sevdiğimden be ağbi"ye bağlama. bane'i mecnun'a, kerem'e dönüştürme arkadaş.
filmin sonlarına kadar takdirle izlediğim bane'in bu aşk muhabbeti çıkınca baştan beri tüm hissetiklerim yalan oldu böylece. şahsi fikrim nolan'ın üçlemesi içinde two-face'le beraber(hatta karakterlere ayrılan zaman kıyaslandığında two-face'ten de fazla) hakkı verilmemiş kötü adamlardan biri olmuştur bane. o aşk olayı bitirmiş her şeyi.
karakterin işlenişinden memnun kalmamakla birlikte tom hardy'nin bane olarak iyi iş çıkardığını belirtmem lazım. sezar'ın hakkı sezar'a.
"gotham şehri, işte kahramanınız!" diyerek dayaktan kendinden geçmiş olan batman'i çatıdan aşağı atmışlığı vardır. bu olaydan sonra bruce wayne aylarca yataktan çıkamamış, kendisinin araba kazası yaptığı hikayesi uydurulmak zorunda kalınmıştır.
hatta bu an o kadar ünlüdür ki, action figure'leri bile yapıldı.
Kara El ya da Karanlık Lord olarak da bilinir. Korku, zorbalık ve nefretin tanrısıdır. Kuralcı kötü bir tanrıdır. Hüküm alanları kötülük, yıkım, nefret ve zorbalıktır.
Geçmiş zamanda Bane, tanrılığa ölümlülükten ulaşan üçlüden birisi idi. Bhaal ve Myrkul ile birlikte nihai gücü arayacaklarına gerekirse bu uğurda öleceklerine yemin etmişlerdi. Bu uğurda tüm diyarları dolaştılar. Birçok canavarla savaşıp birçok büyü ile yüzleştiler. Sonunda kayıp yedi tanrıdan biri olan Boremi yok edip onun ilahi özünden birer parça yakaladılar. Sonunda bu üçlü Gray Wasteye gidip Jergal ile yüzleşmek üzere Kemikten Kaleyi aradılar. Jergalı tehdit edip tahtını aldılar. Jergal kimin yöneteceğini sorunca üçü aralarında kavgaya tutuştular. sonunda bane kendi portföyünü seçmeye hak kazandı. Seçtiği portföyü tiranlık, sürtüşme ve nefretti.
Sıkıntılar Zamanında Bane saldırıya açık insan formundayken Torm tarafından Tantrasın dışında öldürüldü. Faerun bir süre, Kara Elden kurtulduğunu sandı. Portföyü yeni yükselen tanrılar Cyric ve Banenin yarı iblis oğlu Iyachtu Xvim tarafından paylaşıldı. Banenin rahipleri ya bu iki tanrıdan birisine hizmet etmek için döndürüldü ya da katledildi.
Banenin özü, yüksek rahiplerinden birinin vücudunu ele geçirerek onu Baneliche çevirdi ve hayatta kaldı. Bane yeniden tanrısal formuna kavuşabilmesi için gerekli olan büyülü nesneyi bulmak üzere son kalan rahibesi Welinda ile birlikte hiçbir tanrının giremeyeceği Sigile gitti.
1372 DRde kışın ortasında bir gece tüm Bane rahipleri aynı rüyayı gördü. Iyachtu Xvim cehennem ateşlerinde yanarken onun küllerinden Karanlık Lord yükseliyordu. Bane, dönüşüyle birlikte nefret ve korku tanrısı oldu.
sigile gidişi ve seçtiği portföylerle kesinlikle saygı duyulan epik bir tanrıdır.*
çizgi roman karakteridir. the dark knight rises filminde çok başarılı canlandırılmıştır. bane karakterinin filmde ki sesi o kadar dehşetlidir ki, darth vader sesinin popülaritesine ulaşacağını düşünüyorum.
Sam Beman isimli bir komedyenin bane taklidi ise izlenmeye değerdir. http://ulu.li/uogbo6
--spoiler-- the dark knight rises filminde, adamları tarafından kanalizasyonda tuzağa düşürülen komiserin yanına getirildiği sırada arkadan öne doğru dönüş anlarında karizmanın dibine vurmuş hayvansı karakter.
komiseri getiren adamlardan birinin boynunu eliyle ezdikten sonra diğerine "adamın üstünü ara. sonra da seni öldürücem" derken kendinizi o üst arayan adamın yerine koyuyorsunuz istemesinizde.
--spoiler--