Geceleri gelen sorgulama anlarının en iç acıtan suali. Bana neden yazmıyor?
Bana neden yazmıyor?
Neden bana yazmıyor?
Yazmıyor neden bana?
Düşün bakalım neden?
Umurunda değilsin.
Bir değerin yok.
Gururu senden daha önemli.
Seni sevmiyor.
Aklına bile gelmiyorsun çünkü aklına gelebileceği bir konum icra etmiyorsun.
Yoo yoo yoo ağlamak yokkk, ağlayacaksan çık dışarı. Aferin. O kuyruk dik tutulacak ve o mesaj atılmayacak .
Peki ya sonra?
Umarım mutlu olursun. Umudum, umduğum bu yönde.
Ben umutlu değilim bir kez daha.
Artık sevmiyordur, istemiyordur...
Özel hissetmiyordur seni...
Sıkılmıştır, bunalmıştır belki...
Meşguldür, hastadır, kaza geçirmiştir belki ölmüştür.
Poponu kaldır da, neden yazmıyor diye hayıflanacağına ara!
Yazmak nedir yahu?!?!?
Sen avcı olmayı bırakırsan oda av olmayı
bırakır.
Ne sen kovala ne o kaçsın.. bırakıp dünya
dönsün denk olana dengini denk getirsin.
Hakan şükür zamanında sevdiği kızı
dönemin cumhur başkanına istetdi.. kız
bu sefer hayır diyemedi evlenmek zorunda kaldı sevmediği bir adamla.. ama sonuç
nafile yine olmadı.. yine olmadı.
Mutlu olamadı boşandı.
Zorla güzellik olmaz.
empati yapmak gerek. Sen en mutlu gününde onu düşündün mü ? plajdasın yada zevk alabileceğin başka bir yerde sence ne aralıklarla aklına gelir ?
Ben söyleyeyim gelmez efenim. o en mutlu günlerini yaşıyor sende en umutsuz günlerini... Aradaki en büyük fark bu olsa gerek... burada zihnini taciz etmek yerine yaşamdan zevk almaya bak. Günler hemen geçiyor yaşın kaç bilmiyorum ama gençliğini fuzuli işlerle harcama derim. Zaten gelirse gelir gelmezse gelmez. Sen kendine burada işkence ederken o eğleniyordur. Tabi bu ihtimali düşündüğünü varsayarsak hayıflanmak yerine kendini geliştir. Bilmem anlatabildim mi ?