"çocuktun, kırılgandın
artık korku yok nemli gözlerinde
yüzlerce, binlercesi var
omuzuna oturmuş, oradan sana bakar
çektin gittin baharın peşine
güzelim renkler yüzünde
artık dönüp bakmazsın güneşin solduğu evlere
çıplak dursam tanrıya sorsam
niye ölür insan bile bile
ardımda yıllar sinsice kalbime sorar
niye bu suçluluk niye
yolculuğun sonunda
bembeyaz sevgini ört uykuma
dün sabah seni gördüm
aklın takılmış yine balıklara
tertemiz, işsiz kalbin
arabadan kaçıyor vahşi sokaklarda"
tek kelimeyle müthiş. birçok duyguyu aynı anda yaşatabilen nadir eserlerden..
sabah dinlenen ilk şarkı olduğunda ve pek de parlak bir gece geçirilmediğinde çok etkili bir işkence çeşidi. harun bir konserleri sırasında "mor ve ötesi'ni en iyi anlatan şarkı" olarak tanımlamıştır ayrıca. an itibariyle soluksuz bırakmakta...
ben söyledim,umarım beğenirsiniz.
balıklar
şaşıyorum ben size,mini mini minicik balıklar.
hava buz gibi soğuk,üşümez misiniz balıklar?
balıklar,balıklar,balıklar
eliniz yok,ayağınız yok,ne güzel yüzersiniz.
gözünüz hiç kapanmaz,uyumaz mısınız balıklar?
balıklar,balıklar,balıklar.
ne kadar pozitif olunsa da, ne kadar mutlu olunsa da, beni depresifliğin en derin noktasına götürür oralarda bırakır bu şarkı.
bu şarkı, sadece bir şarkı değil, bu şarkı uykusuzluğun çözümü bu şarkı aşkın imkansızlığı ve bu şarkı tüm mümkünlerin kıyısından bakar insanlara doğru, birden bire akla gelir..
dün sabah seni gördüm,aklın takılmış yine balıklaraaa.
"çocuktun kırılgandın, artık korku yok nemli gözlerinde, yüzlerce binlercesi var. omuzuna oturmuş ordan sana bakar..." şeklinde başlayan mor ve ötesi'nin telef olmadan önceki en güzel şarkılarından biri olma sıfatını taşıyan şarkısı.