balık tutmak

entry188 galeri59 video6
    112.
  1. Sülünezi mıncıklama kısnını geçersek çok zevkli. Bi de balığın oltaya tık tık vurması var Anneeemmm.
    4 ...
  2. 111.
  3. inanılmaz sabır gerektiren ama bir o kadarda keyifli eylemdir, hele de peşi sıra gelen balıklar. Birde saatleri vardır yani balığın gelme saati, öyle gidicem hemen tutucam değildir. *
    5 ...
  4. 110.
  5. Hiç tecrübe etmediğim şeydir hep elimize berdiler balığı biride demediki şuna balık vermiyim tutmasını öğretiyim ama nerdeeee.
    1 ...
  6. 109.
  7. keyif alan çok ama bana göre değil. sabırsız o işe yönelmeyeceksin arkadaş.
    0 ...
  8. 108.
  9. Kısa bir süre sonra hobi olarak geliştirmeyi düşündüğüm şahsıma huzur veren aktivitedir.
    0 ...
  10. 107.
  11. balık tutmanın bir takım inceliklerine sahip olmayı hiç hayal etmedim. acaba nasıl olurdu?
    atılan her oltayla beraber gelen üç, hayır dört, hayır yedi tane balık fikri ne kadar da heyecan verici bir şey olsa gerek. gözleri kocaman açılmış bir velet edasıyla balıkları sayarken, durup durup bir daha sayardım muhtemelen. bir takım küçük iddialaşmalarda bile bulunup eve koca bir kova dolusu bir balıkla dönerken -henüz olmayan- çocuklarımın benimle gurur duymasını sağlayabileceğimi tahmin ediyorum.
    ama yine de öğrenmek için uzun yıllar olsa da önümde, bunu yapabileceğime dair çok iyimser duygulara sahip değilim.
    aslında hiç de uzak değildi o gün, arkadaşım ömerlerin balıkçı sandalıyla kıyıdan epey uzaklaşmışken altımızda bile bir sürü balığın gezindiğini hissedebiliyorken. tek yapmamız gereken şey demir bilyenin sarılı olduğu misinamı hafifçe suya bırakıvermemizidi, balıkçı arkadaşımın dediğine göre bu kadardı, ''tutuverindi hadi bir kaç tane balık da'eve gittiğimizde annem pişirsin, size bir balık ziyafeti verelim gençler.'
    her başarısız girişimimde ipi yukarı çekerken 'bakalım yine bir ağırlık mağırlık veya bir dirençle de karşılaşmadık ama bakarsın bu kez minicik de olsa -yenmese de olur- bir balıkla karşılaşırız' umuduyla ipi yukarı çektiğim her saniye 'teoride basit olabilir; ama pratikte zor bu iş abi!' diyerekten kendimi ikna etmeye çalıştığım bu balık işinde başarısız olsam da pek önemli değildi, çünkü ufak da olsa bir tür şans faktörü gerektiğine inanıyordum. ömer bir olta dolusu tutmuş olabilirdi; fakat apo bile üç tane tuttuysa kesinlikle şans gerekiyordu.

    diğer bir balık tutma girişimim ise babamla evimizin yakınlarındaki gölde olmuştu. kıyıdaydık ve o zamanlar çok küçük olduğum için oltayı uzağa fırlatabilen tek kişi olan babamı izlemekti tek görevim. babam oltayı hazırlarken kovayı arabanın bagajından alıp taşımak ve içine su doldurmaktı bir de. birazdan kocaman balıklar tutacağımız ihtimaline karşılık epey suyla doldurursam ve ne kadar taşıması zor bir kova olursa o, o kadar emeğimizin karşılığını alacağımı sandığım yaşlarda abisi olmayan bir çocuktum ve bütün bu işler bana kalıyordu. babamla oturup gölün kıyısında ne kadar beklersek oltayı sallayan balık sayısı da o kadar çok olacaktı, teoride... on dakika, yirmi dakika... yarım saat derken geçen bir saatin sonunda babam: ''balıklar bu yemi sevmediler sanırım, gidip şunlara güzelinden bir ciğer alalım, ne dersin?'' diye sorduğunda kafa salladım.

    oysa birkaç gün önce kabakulak olan kuzenime olan üzüntümü dile getirirken bana ''çocuk yaşlarda kabakulak olmak iyidir. vücudunun bu yaşlarda bağışıklık kazanması ve hastalığı atlatması daha kolaydır... ve o bir daha bu hastalığa yakalanmayacak, merak etme'' demişti.
    ''iyide baba, bunun neresi iyi? kız hasta olmuş. hem büyüyünce insan daha güçlü olmaz mı?'' diye sorduğumda ise bana ''hayır, büyük bir adam bu hastalığa yakalandığında ölebilir.'' cevabını verdiğinden beri kimin daha şanslı olduğuna bir türlü karar veremiyordum. hastalığa yakalandığı için o muydu şansız olan, yoksa yakalanmadığım için ben mi?
    dahası yıllar içinde fark ettim ki; nasıl bir dünya içinde olduğumu düşündükçe 'gamsızlaşmışım.'

    babam ciğeri oltanın ucuna takıp gözlerimin içine bakarak bu kez olacak dediğinde ise, gözlerim göle kaydı,
    ve omuz silktim...
    2 ...
  12. 106.
  13. babam hiç üşenmedi işten arta kalan zamanında kendine kano yaptı o kano ile denize açıldı ve 25 kilo istavrit tuttu. kıyı balıkçılığında çok ustaydı. istanbul'a taşınınca bir daha göremedik o günleri.
    0 ...
  14. 105.
  15. Babayla yapınca daha bir eğlenceli olan aktivite. Öyle oluyormuş yani. Babamla hiç balık tutmadım da ordan bilmiyorum. Gerçi babanla ne yaptın derseniz ona vereceğim cevap da beş parmağımı geçmez. Niye benle hiç ilgilenmedin ki baba?
    2 ...
  16. 104.
  17. şafakta zordur sıcak yataktan uyanması. hele ki ağustos esintisinde pikeyi üstüne iyice çekmişsen. ezanı duyacaksındır biraz sonra.

    ezanı dinleyerek açılırsın. belki namaz kılarsam tutarım diye kıbleye geçmeyin hıyarlar. :D sabır işidir, nasip işidir her şeyden önce.

    alırsın malzemeyi. akşamdan atıştırmalıklar hazırdır. çanta pis kokar. el silmek için mutlaka bez de al. dalgayı duyarsın yaklaşınca.

    yosun kokar. dağdan esiyordur denize ensende hissedersin rüzgarı. yer kapmak için ayaz da gitmek gerek elbet.

    ona rağmen bazı dedeler akşamdan yatmıştır pusuya. bastığın yere dikkat edeceksin. hazırlık yapılır olta açılır. besmele çekilir.

    iyice gerilirsin ve sallarsın kamışı. heyecan, yosun, dalga, rüzgar, makine gıcırtısı, balıkçı muhabbeti, yüksek sesle bağırmaca.

    ağustos soğuğu vurdu deriz hafif bir çalkantı da varsa. dere de denizi bulandırmaya başlamamışsa saat 6 gibi belki nasiptir...

    Lüfere niyet, sarıkanata kısmet, çinakop ise bereket.

    sessizce çek, nazar ederler, açıktan vurursa çok sarar. hızlıca geriye at kamışı ve pullan...
    5 ...
  18. 103.
  19. Arkadaşlarla yapılabilecek en zevkli işlerden biri.
    özlemiştim lan, yarın bi çıkalım balığa, rastgele bakalım.
    2 ...
  20. 102.
  21. Yazın bol bol yaptığım eylemdir. Çok severim.
    0 ...
  22. 101.
  23. Hayattaki en sacma baba ogul aktivitesi.
    0 ...
  24. 100.
  25. Bana inanılmaz haz veren bir aktivitedir.Keşke zamanım olsada bol bol uğraşsam.
    1 ...
  26. 99.
  27. eğer sabırlıysan gerçekten güzel aktivite.
    0 ...
  28. 98.
  29. şu yaşıma gelip de asla yapamadığım, muhtemelen de yapamayacağım, ama yapamayacak olursam da gözlerim açık gideceğim eylem.
    biri de iki olta kapıp demedi ki "lolo kalk balık tutmaya gidecez."

    abi çıldıvıcam ya, 3 tarafı denizlerle çevrili aha şu memlekette zate sahil kentinde yaşıyorum, eşek kadar olmuşum bir kere balık tutmaz mı insan.

    arkadaşlar pasaportta çipuruları tutup tutup instagram'da paylaşıyor. kıskanıyorum valla.
    allam inşalla zehirlenirler.
    pasaportta balık mı tutulur?
    böhü.
    4 ...
  30. 97.
  31. Babama yalvarip yakardigim halde birlikte yapmamizi onaylamadigi aktivite. Kotu adamlar oluyormus oralarda o saatlerde. Laf atarlarmis filan. onlar yuzunden balik tutamiyorum lan. Dunya komple bozmus. Balik da tutamayacaksak ne yapacagiz lan hobi olarak bu ulkede? Bisikletle ulke turuna cikilmaz, bisikleti gectim arabayla bile cikilmaz, kasli benzin pompacilarindan da tirsiyorum. Kocamla gidecem lan baliga. Dovussun bana laf atanla isi ne?*
    0 ...
  32. 96.
  33. ingilizce fishing dediğinde (mecaz) ağına düşüreceğin erkekler için avcı moddasın demek olduğunu öğrendiğim tabirdir. balık tutmak, akla ilk gelen anlamıyla ise balık avıdır. *
    0 ...
  34. 95.
  35. Şanslı kız yazarları götürebileceğim aktivite..
    0 ...
  36. 94.
  37. Çoğu insanın hobisi çocukken ben de ozenmistim ama babamın ihtiyaç olmadan balık tutmanın kötü bir şey olduğunu söylemesi üzerine bıraktım.
    0 ...
  38. 93.
  39. --spoiler--
    hannibal dizisinde will graham' ın kafasını boşaltıp sakinleşmek için gerçekleştirdiğidir.
    --spoiler--
    0 ...
  40. 92.
  41. Hayalimdir. Hic gerceklestiremedim. Ama bu yaz kararliyim.
    0 ...
  42. 91.
  43. insana huzur veren bir zevktir. tuttuğun balıkları yemek de apayrı bir zevktir.
    1 ...
  44. 90.
  45. sakin ve güneşli bir havada sandaldan sallama yaparak zevki daha iyi çıkan etkinlik.
    0 ...
  46. 89.
  47. her ne kadar yaşlı işi olarak bakılsa da sinir stres atmaya birebirdir.
    0 ...
  48. 88.
© 2025 uludağ sözlük