şu sıralar en çok özlediğim kokudur. tabii canlı balık kokusu. ahh ahh güzelim karadeniz imde yaylana yaylana yüzerken hamsiler vs, kokusu bilem başka olur. vız gelir, tırıs gider. gerçi balık sırf karadeniz de yok ama olsun, oradakilerin kokusu bilem bir başka.
felakettir.evi deli gibi ceyran yaptırırsınız, kendiniz hasta olursunuz o koku çıkmaz. sadece kokusu çıkmasa iyi, tadı da çıkmaz. sürekli ağzınızda bir balık tadı. uzunca bir süre yememeye söz verirsiniz kendinize. ancak bir hafta sonra bir daha aynı durum.
(bkz: ne seninle ne sensiz)
dayanılmaz kötü bir kokutur. kokudan kurtulmak için küçük bir kap içinde sirkeyi 10-15 dakika kısık ateşte kaynatmaktan geçer.
nasıl oluyor da o kadar lezzetli bir yemeğin bu kadar dayanılmaz kokusu .
siddetle balıgın cinsine baglıdır. balık ornegin palamut tavada veya fırında yapılmıssa evi duman eder kokudan durulmaz evde. belki insanlar bu yuzden tiksinirler balıktan. ozellikle palamuttan. oysa ki guzelim palamutu koy ızgaraya gotur balkona bi guzel pissin yansın koku moku olmaz. mesela buglama balıkları.levrek buglama en guzel buglamalardan birtanesidir ve evde kesinlikle koku olmaz bi guzel surulur fırına sosu ile birlikte.butun balıklar icin evet hemen hemen butun hepsi icin alternatif hafif cozumler vardır ev mis gibi kokar.agır yag ve balık kokusu degil mis kokar evler bu sayede.