iftira düzmece olduğu tescillendi; zamanında donsuz dincilerin, medya liboşlarının ve cihangir solcularının amacına hizmet etti ve tarih; haklı olanı beraat ettirdi.
Geride tıpkı ergenekon davası gibi binbir türlü acı ve yıkım bıraktı..
ilker başbuğ da zaten demokrasiye çok saygılı adamdı, seçilmiş hükümeti düşürmeyi asla düşünmezdi! o kadar tarafsız ki kılıçdardan çok konuşuyor maşallah.
iş hulusi paşaya gelince asker siyaset yapmasın oluyor ne hikmetse.
Yıllarca balyoz davasından cezaevinde yatan 20 general ve amiral TSK’nın stratejik birimlerine atandı. Bu atamalar ile önemli görevlere gelen ve kumpas davalarında 2-7.5 yıl arasında cezaevinde kalıp, 13-18 yıl arasında hapse mahkum edilen ve 2. yargılamada beraat eden 20 isim şöyle:
"Balyoz Planı" davasında, Çetin Doğan, ihsan Balabanlı, Behzat Balta, Mehmet Kaya Varol, Metin Yavuz Yalçın, Erdal Akyazan ve Emin Küçükkılıç'a verilen beraat kararı temyiz edildi.
--spoiler--
Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 236 sanık hakkında verdiği beraat kararının ardından Anadolu Cumhuriyet Başsavcıvekili Mehmet Aydın, temyiz sürecine ilişkin incelemesini tamamladı. Cumhuriyet Savcısı Aydın, 7 sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması istemiyle Yargıtay'a başvurdu. "YASAYA AYKIRI" Temyiz dilekçesinde mahkemenin tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdiğini hatırlatarak, "Sanıklar Çetin Doğan, ihsan Balabanlı, Behzat Balta, Mehmet Kaya Varol, Metin Yavuz Yalçın, Erdal Akyazan ve Emin Küçükkılıç'ın, atılı suçtan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken beraat etmelerinin usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatiyle Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin söz konusu kararının bozulmasına karar verilmesi kamu adına arz ve talep olunur" ifadeleri kullanıldı.
--spoiler--
kimin ne mal olduğunu unutmayalım.
--- alıntı ---
Ahmet Altan: Balyoz planını bin defa getirseler, bin defa basarım.
Cengiz Çandar: Nazilerin yargılandığı Nürnberg mahkemelerinden mülhem olarak… Balyoz davası Türkiye’nin Nürnberg’idir.
Hasan Cemal: Balyoz, Ak Parti’yi hedef alan, bal gibi darbe planıdır.
Fatih Altaylı: Darbe planladıklarından hiç kuşku duymuyorum.
Oral Çalışlar: Balyoz’un darbe planı olmadığını ileri sürmek, komiktir.
Amberin Zaman: Balyoz davası, sivilleşmenin en önemli sembolü.
Hikmet Genç: O kaldırdıkları Balyoz’un altında kendileri kaldı.
Hilal Kaplan: Darbeciler ilk defa hukuka tabi kılınıp, cezalandırıldı.
Ali Bayramoğlu: 28 Şubat’ın devamı olan bir kalkışma, kuyruğundan yakalandı, darbeci neslin tasfiyesi tamamlanmıştır.
Mümtazer Türköne: TSK lağvedilsin.
Mustafa Ünal: Balyoz millete değil, darbecilere indi.
Erhan Başyurt: Toprağın altı cephanelik, üstü darbe planı kaynıyor.
Ergun Babahan: Komuta kademesi baştan aşağı yenilenmeli, silahlı kuvvetler açılımı yapılmazsa, bu ülke yerinde saymaya devam eder.
ismet Berkan: Güneş balçıkla sıvanmaz, gerçekten darbe hazırlığı var.
Ekrem Dumanlı: Cuntacılar panik yaşıyor, suçüstü yakalananlar çareyi yargı ve medyadaki dostlarını yardıma çağırmakta buluyor, herkes cuntacıların uzantıları olan gazeteciler üzerine kafa yormalı.
Taha Akyol: 11 ve 17 nolu cd’ler sahte bile olsa, görmezden gelinebilir mi? Darbe çalışması yapıldığından şüphe yok.
Yıldıray Oğur: Balyoz cd’lerini dinledim, o ses kayıtlarında dinlediğimiz şeyin suç olduğunu anlamak için kriminal laboratuvara ihtiyaç yoktu, bir çift kulağa sahip olmak yeterliydi.
Rasim Ozan Kütahyalı: Aslında TSK içine sızmış bir cunta yok, cuntalaşmış bir TSK var, TSK’da her yer cunta.
Nagehan Alçı: Dijital veriler olmasa da, Balyoz darbe hazırlığıdır.
Engin Ardıç: Darbe falan yokmuş diyorlar, çünkü biz eşeğiz… Bunlar nelerine güveniyor da, göz göre göre postalcılığı sürdürüyor yahu?
Emre Aköz: Bazı arkadaşlar, planı hazırlayan askerleri kastederek ‘deli mi bunlar’ diye sormuştu, ben de ‘bunlar değil filan değil, vicdansız katiller’ demiştim, az bile söylemişim.
Mehmet Barlas: Balyoz mimarlarının, kendilerini Türkiye’de değil, Pakistan’da Afganistan’da zannettikleri ihtimali kuvvetlidir.
Ahmet Kekeç: Darbe, yer altına gizlenmiş silahlarla yapılacaktı.
Mustafa Karaalioğlu: 2003’te 2006’da 2007’de 2008’de yönetime el koymayı amaçladıklarını biliyoruz.
Abdülkadir Selvi: Engin Alan’ın bulaşmadığı darbe planı kalmamış, Başbakan geldiğinde ayağa kalkmamıştı, darbecilik gözünü bürümüş.
Elif Çakır: Asker tamam… Şimdi geç kalınmadan, darbelerin içinde yer alan istanbul sermayesi ve gazeteciler yargı önüne çıkarılmalı.
Şahin Alpay: Ortaya konan deliller yeterince güçlü, kuşkum yok.
Eser Karakaş: Darbe girişimi olmadığına kimse beni inandıramaz.
Alper Görmüş: Balyoz davasının en önemli delilleri olan 11 nolu cd, 5 nolu harddisk, darbecilerin özbeöz malıdır.
--- alıntı --- http://www.sozcu.com.tr/2...dil/seref-listesi-827108/
YSK, Balyoz davasından yargılanıp beraat eden ve aday olan sanıkların, 7 Haziranda yapılacak seçimlere katılabileceklerine karar verdi. 09 Nisan 2015 Perşembe 20:11 YSK 4 saat süren toplantısında Anayasa Mahkemesinin(AYM) yeniden yargılama kararı üzerine önceki mahkumiyetleri iptal edilip beraat eden Balyoz sanıklarının adaylıklarını değerlendirdi. YSK sanıkların mahkumiyetlerinin iptal edilerek beraat ettiklerini göz önünde bulundurarak seçimlerde adaylıkları önünde engel bulunmadığına oy çokluğu ile karar verdi
Bir Zamanlar Bir Komutanın Biz Akp ile Anlaştık Yakında Bizi Çıkaracaklar. Diyip 2 Yıl sonra Dışarı Cıktıkları Davalardan biri.
Akp Cemaate karşı Askerler ile Koalisyona Giderek Cemmaati Bitirmek istiyor. Daha Dün e Kadar Balyoz Ve Ergenekon Sanıklarının Avukatları Bile Eet Ortada Gercekleşen Bazı Durumlar var Ama Bunlar Ömür boyu Hapsi Gerektirmez, Hakkımızda O kdar dosya var ama Bizi Yeterince Dinlemediler Gibi Acıklama Yapıyorlardı(Not Dava 3 yıldan fazladır sürüyordu). Ama Şimdi Davaların yeniden Görülemeye Başlamsından bu yana 1 yıl bile Olmamışken Hepsi Serbest Kaldıysa Bu sadece Akp li Askerlerin Antlaşmasından Kaynaklanmaktadır. Yazık Ülkenin Geldiği Duruma Bakın. Biz şimdi Kime inanacağız Yazıklar Olsun Bunu Siyasi Emelleri Uğruna Kullananlara Sağa Sola Yalan Söyleyen iftira Atanlara.
(bkz: https://www.youtube.com/watch?v=HR_SCC6Vae4)
(bkz: https://www.youtube.com/watch?v=w9nL_gFO3UM)
Yeniden görülen "Balyoz Davası"nda mütalaasını açıklayan savcı "Sanıklarla, suça konu dijital veriler arasında bağ kurulmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır" dedi. http://www.msn.com/tr-tr/...di/ar-AAafRKC?ocid=HPCDHP
bugün 237 sanığının dijital veriler ve sanık dinlenilmesiyle ilgili konularda hak ihlali gerekçesiyle anayasa mahkemesi tarafından tekrar değerlendirilmek üzere tahliye edildiği ve hakkın yerini bulduğu davadır.
Abisi imam, annesi tesettürlü, kendisi balyoz davasından yargılanmış bir kurmay albayın Fatih Altun'un yaşadığı bir olaydan yola çıkarak nerede hata yaptık sorgulaması yaparak kaleme aldığı bir mektup var. Bu mektupta hem tsk mensupları hem de toplum aynaya bakarak yeni şeyler görmeli!
Tsk ve halk arasında ki bu kopuşun en net ipuçlarını bulabileceğiniz bir mektup. burada
türk milletinin başına örülmüş çoraptır. tezgahtır. etkileri yıllar sonra anlaşılacaktır!
baloz - ergenekon - askeri casusluk davaları ile ilgili onlarca yazı paylaştım.
gördükçe de paylaşmaya devam ediyorum.
bugünkü arslan bulut yazısı
----- alıntı ----
1996 yılında, Kardak kriziyle beraber, Genelkurmay bünyesinde, Yunanistan-Kıbrıs Daire Başkanlığı kurulur. Daire de 1500 kişi çalışmaktadır. 2012 yılında Yunanlılar Ege de Koyun, Hurşit, Fornoz, Eşek, Nergizçik, Bulamaz, Kalolimnoz, Keçi, Sakarcılar, Koçbaba, Adacık ile Akdeniz de Gavdos, Dhia, Dionisades ve Koyfonisi adalarını fiilen işgal eder. Genelkurmay ise sessiz sedasız söz konusu Daire Başkanlığı nı 10 kişinin çalıştığı Yunanistan Şube Müdürlüğü ne dönüştürür.
Bu Daire Başkanlığı nı kuran ve görev yapanların başına ne geldi biliyor musunuz? Hepsi,
Balyoz Davası kapsamında askeri cezaevlerine tıkıldılar!
***
Kardak a çıkan iki sualtı taarruz tim komutanı da Balyoz ve Poyrazköy davalarından tutuklandı. Komandolar, Kardak a çıkmadan önce ada üstünde keşif uçuşu ile görevliyken dalış yaparak uçağıyla Yunan bayrak direğini deviren pilot Namık Sevinç, Balyoz dan mahkum edildi! Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Genel Plan ve Prensipler Başkanlığı, Karadeniz e çıkmak isteyen ABD ye, Ege Denizi ndeki Yunan oldubittilerine ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi nin Doğu Akdeniz de Münhasır Ekonomik Bölgeler de doğal gaz aramalarına karşı uygulanan politikaların Dışişleriyle koordineli bir şekilde planlamasını yapan ve bu politikaların uygulanmasını takip eden, çok önemli bir başkanlıktır. ABD, dünyada hakim olamadığı tek deniz olan Karadeniz e Kara Delik demekte ve bundan da Türk Deniz Kuvvetleri ni sorumlu tuttuğunu çeşitli uluslararası platformlarda dile getirmektedir.
Tesadüf bu ya; başta Ramazan Cem Gürdeniz olmak üzere burada görev yapan ve milli çıkarlardan taviz vermeyen amiral ve subayların hepsi tutuklandı!
***
Şimdi sıkı durun! Rastlantılar bu kadarla sınırlı değil. NATO da 2005-2008 yılları arasında görev yapan karacı, denizci ve havacı bütün subaylar milli konularda direnç gösteriyor ve NATO kararlarının bazılarını kabul etmiyordu. Buna doküman kırmak deniliyordu. Bir doküman kırıldığı zaman o dokümanın gerekleri yerine getirilemiyordu. Çünkü Türkiye nin de onayı şarttı. Amerikalı, ingiliz, Fransız ve Alman subaylar bu tutumdan şikâyetçiydi. Türk subayları doğrudan Genelkurmay ikinci Başkanı Org. Ergin Saygun a bağlıydı. Talimatları ondan alıyorlardı. Ve başta Ergin Saygun olmak üzere NATO da 2005-2008 yılları arasında görev yapan karacı, denizci ve havacı bütün subaylar Balyoz Davası ndan tutuklandı! Tesadüf değil mi?
***
Kayseri Hava ikmal Bakım Komutanlığı nın bilgisayarına dışarıda hazırlanmış sahte bir evrakın girişini yaparken suçüstü yakalanan astsubay, iki arkadaşının da ismini vermişti. Soruşturmada bu belgede askeri personelin mezhebi ve siyasi görüşüne göre fişlendiği görülmüştü. Soruşturmayı yürüten askeri savcı Ahmet Zeki Üçok, bu davadan mahkum edildi! Bununla da yetinilmedi, sahte çürük çetesi yöneticisi olmaktan da suçlanarak hakkında başka bir dava açıldı. Yetmedi, Balyoz a da ilave ettiler! Tesadüf, değil mi?
Hava Kuvvetleri Askeri Mahkemesi Başkanı Albay Ahmet Erden, Kayseri deki soruşturmada, cemaatçi iki astsubayı tutuklamıştı. Sonunda Ahmet Erden ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı Adli Müşaviri Hakim Albay Bülent Günçal da tutuklandı.
Söz konusu astsubayları sorgulayan Kayseri il Jandarma Komutanı, Albay Cemal Temizöz aleyhinde medyada yoğun bir kampanya başlatıldı. Temizöz ve onun amiri Kayseri Jandarma Bölge Komutanı Ali Aydın ile Kayseri deki Hava ikmal Komutanı Korgeneral Rıdvan Ulugüler de Balyoz dan tutuklandı, mahkûm edildi. Tesadüf, değil mi?
***
Bu bilgiler, kendisi de Balyoz davasından mahkûm edilen kurmay albay Mustafa Önsel in Kaynak Yayınları arasında yeni çıkan Silivri de Firavun Töreni adlı kitabında yer alıyor.
Peki TSK bu duruma, nasıl ve hangi plânlamayla düşürüldü? Kitapta bu sorunun cevabı da var!
bu özeti
--- alıntı -----
Peki; hakkındaki suçlama neydi Bülent Akalın'ın?
Astsubayların "Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılıklarının kontrol edilmesi maksadıyla ev ve işyerlerinde gerekli inceleme yapmak!"
Yani 11 günde 5 bine yakın astsubayın evini ve işyerini kontrol etmişti bu astsubay!
Oysa iddiaya konu olan tarihlerde açık denizdeydi ve bunu kanıtladı.
Sonuç ne mi oldu?
16 yıl hapis cezası!
----- alıntı ----
bu da yaratılan mağduriyet!
--- alıntı -----
"1988 yılında motorcu astsubay olarak savaş gemisinde göreve başladım.
1990 yılında evlendim ve kızım dünyaya geldi. Yılda altı-yedi ayımı gemi görevimden dolayı evimden uzak geçirdiğimden, ailemin daha güvenli olması adına, 1992 yılında bankadan döviz kredisi alarak ev sahibi oldum.
1994 yılında meydana gelen kur artışı ve devalüasyon ile battım ama yine de zorlukla da olsa borcumu ödemeye devam ettim.
17 Ağustos 1999 günü Gölcük'te meydana gelen depremde bu ev yıkıldı. Eşim ve kızımdan haber alamayınca, görev yaptığım gemiden izin alarak bir gün sonra da olsa Gölcük'e ulaştım. Eşim ve kızım hâlâ enkaz altındaydı. Şükürler olsun ki; bir gün sonra da olsa onları enkaz altından yaralı olarak çıkarmayı başardım.
Bu arada eşim tedavi görmeye başladı. Doktorumuzun tavsiyesi üzerine depremin acısını unutmak amacıyla çocuk sahibi olmaya karar verdik. Bunun üzerine 2001 yılı Ocak ayında oğlum dünyaya geldi.
Oğlumuzun doğumu ile birlikte normale dönmeye başladığımız hayatımız, 2002 yılı Mart ayında tekrar çıkmaza girdi. Doktorun yaptığı testler sonucunda oğlumuzun otistik olduğunu öğrendik.
Bir kez daha yıkılmış, bitmiş ve tükenmiştik. Dokuz yıldır bütün yaşam amacım oğlum oldu.
Büyük şehirlerdeki özel eğitim imkânlarından yararlanmak için 2004 yılında Ankara'ya tayin oldum.
Oğlum için 2002 yılında başlayıp 2011 yılına kadar devam eden mücadelem bu defa tutukluluğumdan dolayı bitti.
Onuruma yediremediğim, tutuklu olmam değildir.
Şerefimle yatarım.
Ancak acımasızca, insafsızca, vicdansızca oğlumun yok oluşunu, eli kolu bağlanmış bir vaziyette izlemek beni kahrediyor.
Şimdi sizlere, hepinize soruyorum. Bütün salona soruyorum:
Bu acılarla ve sıkıntılarla boğuşan bir insan için zamanını darbe hazırlığı kapsamında başkalarının takip ve kontrolüne ayırdığı iddiası ne kadar doğru olabilir? Ne kadar mantıklıdır?"
Balyoz davası hükümlüsü Çetin Doğan, Ahmet Yavuz ve Hakan Büyük, Gölcük'te ele geçirilen ve 5 numaralı harddiskle ilgili bilirkişi raporunu gerekçe göstererek yeniden yargılanmak istedi. Dilekçede, bilirkişi raporuna göre harddiske sonradan ekleme yapıldığına ilişkin tespitlerin yer aldığı ileri sürüldü.
Dilekçede ayrıca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın orduya kumpas kurulduğuna ilişkin açıklaması ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in 'Yargıtay imamı'ndan bahsetmesi de yer aldı.
istanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Balyoz davasında darbe teşebbüsü suçundan mahkum olan sanıkların yeniden yargılama talebini 23 Ocak'ta reddetmişti. Çetin Doğan 20 yıl, Ahmet Yavuz 18, Hakan Büyük ise 6 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.