ankara ben degil duvarlar sarhos zirvesinde tanıştığım esprili yazar. içeri girer girmez güdümlenmiş biçimde üzerime doğru gelmesiyle önce korkutmuş sonra muhabbetiyle kendini sevdirmiştir.
Denizde bir bulutun öldürdüğü
Japon balıkçısı genç bir adamdı.
Dostlarından dinledim bu türküyü
Pasifik'te sapsarı bir akşamdı.
Balık tuttuk yiyen ölür.
Elimize değen ölür.
Bu gemi bir kara tabut,
lumbarından giren ölür.
Balık tuttuk yiyen ölür,
birden değil, ağır ağır,
etleri çürür, dağılır.
Balık tuttuk yiyen ölür.
Elimize değen ölür.
Tuzla, güneşle yıkanan
bu vefalı, bu çalışkan
elimize değen ölür.
Birden değil, ağır ağır,
etleri çürür, dağılır.
Elimize değen ölür...
Badem gözlüm, beni unut.
Bu gemi bir kara tabut,
lumbarından giren ölür.
Üstümüzden geçti bulut.
Bu gemi bir kara tabut.
Badem gözlüm beni unut.
Çürük yumurtadan çürük,
benden yapacağın çocuk.
Bu gemi bir kara tabut.
Bu deniz bir ölü deniz.
insanlar ey, nerdesiniz?
Nerdesiniz?
O nasıl bir kahkaha, o nasıl bir içtenlik, o nasıl bir ortamı rahatlatan konuşmadır. Bu adam gördüğün anda kanın ısınacağı tip biri. Çok fazla kalamadı zirvede, hatta o çılgın eğlencede bulunamadı ama bir sonraki zirvelerde kesinlikle gözlerimin arayacağı biri.
ilk zirvede tanışmamıza rağmen sıcaklığı ve enerjisi sebebiyle insanın karşılaşınca 'ah canım ne zamandır görüşemedik çok özlemişim' diyesi gelen yazar. (bu arada ben de gora da mavi don olayı nerde geçiyor hatırlayamadım abi?)
devedikeni iLe aynı kaderi payLaştığı için pek bir üzüLen yazar.. beni tuğçe sanıyormuş, beni çıtır bir hatun sanıyormuş.. karşısında sanki ortaçağdan geLen bir adam görünce pek bir şaşırdı.. "Lan sen misin tucimania" dedi.. beğenemedin mi arkadaşım.. *
fazLa muhabbet edemedik yahu yazarı.. başka zirveLerde dibine vururuz inşaLLah..
zirveye yataktan kalktığı gibi geldiğini düşündüğüm yazar. öyle eşofman falan görünce herhalde sabaha kadar kalacak diye düşündüm, lakin erken ayrıldı. bir sonraki zirvede tekrar görüşmek dileğiyle...
dakikasında kendini sevdirebilen, sıcakkanlı, sevimli mi sevimli yazar kişisi. kızları mıknatıs gibi çeken, kırmızı yanaklarını sıkmaktan kendimi alamadığım, kendine has bir tarzı olan sportif yazar.*** çok seviyorum ben seni yaa.
içten gülüşüyle gönüllerde taht kurmuş, mesleğiyle çizdiği imaj arasında sıra dağlar olan komik, şen muhabbetli her limanda bi sevgilisi olan! conan insanıdır.
fasıla gelirken takınmış olduğu sportif tavrını pek takdir ettiğim uuserdır efenim bu. ayrıca ankaralıymış da neden tanışmamışız ki daha önce ayıp olmuş ama yazarıdır. muhabbeti pek iyidir. muhabetimiz daim olur inşallah yazarıdır.
-ne dion lan sen sibopp
-duydunuz mu bana ne dedi
-sibop dedi beğenemedin mi palyancho
-bana kimse palyancho diyemez hele makyajı akmış balyanço hiç diyemez
henuz tanısmamıs olsakta bana kendini sevdirmiş olan yazardır.
kader mi desek bilmiyorum ama yollar kesişiyor bir türlü.
zamane sözlük' denilince hatırladıgım yazarlardandı.bir digeri üstteki tanımın sahibi sekko.
hadi hayırlısı diyelim.
19 un sonlarıydı galiba tanışmak eylemine gerçek anlamda hasıl olduk, gel gör ki acıdım ben o sensiz geçen 19 yıla...
20 nin sonları olsa gerek şu içinde bulunduğum zamanlar da bakıyorum da abicim yok ben görmedim/tanımadım senin kadar eğlenceli bir insan yahfu...