fazla sohbet imkanı bulamadığım ama nedense, agzından dökülen her kelımeyle, insanı rahatlatma potansiyeli tasıyan, su aralar yorgun olan delikanlı yazar.
geldim...biliyorum epey uzun oldu.
üşüyorum, buzlu havalarda buharlar çıkaran gülüşünün sıcağını arıyorum. hava soğuk ankarada. sen yine başkette yoksun. başkenti de istanbula taşıyalım olsun bitsin.
özet olarak: son derece sevilen, sempatik ve kılçık bir yazardır.
mümkün oldukça korsan kitap alan yazardır. eskiden daha çoktu ankara'da bu imkanlar. denetimler canımızı sıkıyor son zamanlarda.
"hırsızlık olum korsan kitap almak. ayıp değil mi?" diyen güzel arkadaşlar çıkar muhakkak.
peki bin bir sıkıntı ile yazılan kitabı, eseri minik miktarlarla alıp ateş pahasına satan yayın evleri, basım şirketlerinin yaptığı hem halka hem de sanatçıya karşı bir hırsızlık değil mi ?
yani ürünü ortaya koyan ile pazarlayanın kazancı arasında dağlar kadar fark olması ayıp değil mi(tıpkı çiftiçen domatesi 50 kuruşa alıp pazarcıya 1.5 ytl'ye satan aracılar gibi **),o yüzden dibine kadar korsan diyorum.
ayrıca kız arkadaşı sıkıntısı çekenlere tüm samimiyetiyle yardım edecek yazardır. **
ibneleri de severim ayrıca. en azında nettirler/ne iseler odurlar...
Belirsiz yorumlar yapan yazardır. gez dolaş demiş arkadaş, çalışmaktayım boş vaktim yok gezemiyorum dolaşamıyorum, kız arkadaş bul demiş ulu şahıs olmadığını bildiğine göre beni tanıyor ya da iyi sallıyor takdir ettim ayrıca ben bulamıyorum mümkünse bana bulsun yazarıdır, korsan kitap al demiş hayatımda öyle şerefsizlik yapmadım yapmam. param varsa adam gibi orijinal alır okurum yoksa okumam eksik kalırım. ipnelere bir sempatisi vardır lakin koruma moduna girmiştir. *
kendini benimle eş görüp az komik ama çok komik olmayan espriler yapan ve git işin huleynnn demek istediğim, sözlük dünyasında benden daha az tanınmış yazar.
zirvede bir ara beni kongar'la barlas'ın programına gitmeye ikna etmiş yazar. adam haklı elbette; içeri girenlere baktık herhalde dedik, sabah yayınlanan çocuk programına gidiyoruz. sempatik ve dobra insan. memnun oldum efendim.
24 aralik 2007 ntv yilbasi ozel programi zirvesi adlı zirvede kendisiyle tanışma şerefine nail olduğum, pek bir esprituel, yaklaşık 2-3 saat çekimlerin başlaması beklerken, bekleme faslının sıkıcı bir hal almamasında büyük bir pay sahibi olan yazar.
öncü olduğum zirveye mesafe tanımaksızın*gelip şereflendiren güzel insan. espirileri ile bizleri kırıp geçirdi. bu arada mısırcı abla ile de ikili ilişkileri gözden kaçmadı*
ev arkadaşı kocaman bir oyuncak köpek edinmiş olan yazar.
siyah, böyle tosun gibi bir şey önce adıyla uğraştım. köpeğin cinsini biliyorum lakin telaffuzu ölüm.
Rotvaydır, Rotvaytır, Rotfaydır, Rotfaylır, Roftaylır, Rotvayvır, Rotrayvır, Rotvayvır gibi sayısız telaffuzla hitap etmeye başladım hayvana, daha doğrusu oyuncak hayvana.
sonradan öğrendim ne melem bir şey olduğunu, delikanlıyım diyen buyursun telaffuz etsin; Rottweiler kelimesini
her neyse konudan uzaklaştık. sevgili ev arkadaşım; ben bu köpeği görünce evde biri var sanıyorum, gerçek köpek zannedip huylanıyorum. bi gün köpeğinin boynunda bir meyve bıcağı görürsen bil ki gayri ihtiyari refleks olarak ben yapmışımdır.
yüzüne de söyledim ama köpek hala sağda sola endam sergiliyor arada sözlüğe uğruyorsun burdan da okursan daha açıklayıcı olur dedim, iyisi mi bunu sen bi kıyıya koy ya da üstüne bi örtü falan ört, sevgiline hediye et istersen...tamam millet hayvanları evsiz kalmasınlar diye evine alıp besliyor bunu nisbeten anlıyorum ama bizim kuçuyu beslemiyoruz yardıma da ihtiyacı yok abi insan daha şirin bişiler alır.
sen bu arkadaştan kurtul gönlün olsun diye kinder sürpriz yumurta ve mc donalds çocuk menüsü ile evi doldurmayan adam değildir. *
görüşmemizin sene-i devriyesinin geldiği şu günlerde şööööyle bi sarılabildiğim için tarifi imkansız bir mutluluk yaşadığım canım topraam. kendisini mutlaka ve mutlaka rusyaya götüreceğime dair namusum ve şerefim üzerine and içerim. aha bu kadar da büyük laf ettim haa. mümkünse bi daha arayı bu kadar açmayalım der kendisini sevgiyle selamlarım...