bizim göl manzarası vardır, bakarsın dalar gidersin, hafif camı açsan o biçim sinek dolar içerisi, sonra işin yoksa balkona söveriz. şimdi balkonun günahı ne he?
gördüğünüz şehrin sessiz ama göz alıcı manzarası, karşı pencerede bir o kadar büyüleyici bir kız ve hafif rüzgar ile içkinizi yudumluyorsanız allahtan belanızı istememelisiniz.
Eğer nargileniz, hele hele yanında da sade Türk kahveniz varsa, zevki on ve katlarına katlanacak eylemdir. Gecenin sessizliğinde nargilenin fokurtusu insana ayrı bir zevk verir. Hele yanında da sıkı bir dost varsa (bkz: bitmesi istenmeyen anlar)
' serin bir yaz akşamında, varoş mahalle evlerinin birinin balkonunda oturmak. gece herkes uyurken olanca karanlığın içinde samsun 216 ile alev almak. koklamak sokakları yalnızlığı ve geceyi. ateş böcekleri görünür belki ya da bir sivrisinek musallat olur. kurcalarım beynimdekileri. silahı doğrultuyorum gecenin karanlığına tetiği çekip ateş ediyorum ve uyanıyorum. ' şeklinde şeyler yazdırabilen durağan bir eylem.
gaziantep'de kullanılan bir deyiş. kişinin, maddi ya da manevi anlamda durumu iyiyse, ona; "sen balkondasın" denir. hani çok bildiğimiz; tuzu kuru olmak gibi bir deyim.
gelen geçeni dikizlemek , kim ne almış ne getirmiş , kime kim geldi gitti , komşunun kızı bakkalın oğluyla buluştu mu bütün soruların cevabını balkonda oturmak eylemiyle alabilirsiniz.
her türlü sıcak ıcıcegı ıcmenın verdıgı zevkı ıkıye katlayan soguk, serınlıktır. bunu da bır tek balkon verır, balkonda oturmak verır. yaz kıs otururum, oturttururum.