oyunculuk olarak sadece uğur yücel'in başarılı olduğu, cem davran'ın ise ruhsarda neyse balalayka'da da aynı olduğu vasat film. cem davran'daki hep o aynı şapşal mimikler bunca zamandan sonra artık bir hayli sıkmıştır. konusu deseniz çekilmiş tonlarca yol filmi arasında basitliğiyle sırıtmaktadır zannımca. rus kadınlarının neden fuhuş yapmak zorunda kaldıklarıyla ilgili doğru düzgün bir açıklama yapmadan hop diye bir otobüs dolusu seks işçisi olmak için yola koyulan rus bulursunuz. bu kadınlar da filmin yarısında eğlenceli şarkılar eşliğinde dans edip durdukları için "zaten bu kadınlar rahat" gibi bir mesaj çıkar (her ne kadar böyle bir mesaj vermek düşülmese de). özetle, vaktiniz bolsa izleyin, ama izlerken olaylardan ziyade enfes müziklere konsantre olarak izleyin.
rus halk sazıdır. hemen her rus evinde bulunur, tıpkı bizim duvarda asılı duran bağlamalarımız gibi.. aslında tek başına çalınan bir sazdır ama günümüzde orkestraları bile kurulmuştur. eskiden köylerde eleştirici, iğneleyici sözlerle atışmalar eşliğinde, halkı eğlendirmek için sıkça çalınırmış. hatta rus çarını eğlendiren soytarılar tarafından da çalınmıştır. Ayrıca, 11. yüzyılda "skomoriki" denilen paganlarca çalındığı da rivayet edilir. bu yüzden, başta kilise olmak üzere rus otoritelerinde rahatsızlık uyandırmış, kiliselerde çalınması yasaklanmıştır. halk sazı olmasına rağmen rus ortodoks kiliselerinde çalınması yasaktır.
Rahmetli Kemal Sunal'a bu filmde oynamak nasip olmadı, ama filmi izlerken Uğur Yücel'in oyunculuğuna bakıp, Kemal Sunal oynasaydı nasıl farklar olabilirdi diye kendi kendime düşündüğümde cevap bulamıyorum.Çünkü Uğur Yücel de Kemal Sunal kadar başarılı, harika bir oyuncu.
dün gece tesadüfen kanal d de rast geldiğim ve ağladığım olağanüstü güzellikte bir türk filmi. filmin yönetmeni ve senaristi ali özgentürk ün bütün aşıklara ve rahmetli kemal sunal ın anısına ithaf ettiği, filmin necati abisi uğur yücel in oyunculuğuyla daha da güzelleşen bir dram filmi. kesinlikle izlenesi bir film.
Puslu bir Batum sabahında yaşlı bir otobüs istanbul’a doğru çeşitli duraklardan Rus kadın yolcuları toplayarak yola çıkar. Bu kadın dolu otobüsün üç Türk erkek yolcusu vardır: Babalarının vasiyetini yerine getirmek için yıllar sonra bir araya gelen üç kardeş. Hayata babasının gözlükleriyle bakan Necati Bey (Uğur Yücel), açık denizlerin maceraperest gemicisi Hasan (Cem Davran) ve yıllardır görmedikleri Almanya’dan gelen
küçük kardeşleri Mehmet (Ozan Güven). Bu farklı karakterler ve hayatlar aynı yolculukta buluşurlar. Otobüsün içinde yepyeni bir dünya oluşur. Aşka ve yaşamın özüne doğru yol alan bu insanlar için yeni sorular, arzular ve aşklar söz konusudur artık.
Sonra hayatın sert yüzleşmesi ile karşı karşıya kalır, yaşarken cennet ve cehennemi görüp öğrenirler...
uğur yücelin role cok daha uygun oldugunu düşündüğüm film bir sahnede ''canım yanıyor abi'' diyerek yürekleri dağlayan ozan güven'inde ilk sinema filmidir *
Yönetmen : Ali Özgentürk
Senaryo : Işıl Özgentürk
Yapım : 2000, Türkiye
Tür : Dram
başrollerinde Uğur Yücel, Cem Davran, Yekaterina Rednikova ve Ozan Güven oynamıştır.