baharat

    22.
  1. Yemeğin olmazsa olmazı.
    Soğan, salça kavurup, su eklemeyle yemek olmuyor efenim, tuzu, biberi, efenime söyleyeyim nanesi, kekiği nerde?
    Meselâ sütlacın tarçını nerde?
    Köftenin kimyonu nerde?

    Baharatsız yemek olmaz, olursa nefaseti olmaz!
    Kesin bilgi!
    6 ...
  2. 24.
  3. evvel zaman içinde kalbur zaman içinde henüz buzdolapları peydah olmamışken, yiyeceklerin uzun süre saklanabilmesi için gerekli olan türlü türlü bitki kurularıdır.

    adam pazardan 1 kilo et almış. yiyemeden bozulacak, basmış baharatı olmuş sana 6 ay dayanabilen mis gibi kangal sucuk.
    3 ...
  4. 1.
  5. Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber ve benzeri maddeler, bahar.
    1 ...
  6. 9.
  7. kesinlikle yemeğin ruhudur. en basit anlamda tuzdur. aslında tuz işin kolayına kaçmatır daima, kolay bir çalımdır damaklara. onca baharat varken, tadalım, yiyelim, içelim.

    (bkz: fell the taste)
    1 ...
  8. 11.
  9. 12.
  10. kötü elişçiliği ile pişirilmiş yemeğin kötü tadını kamufle etmekte başarılı kuru bitki kırıntılarıdır.
    1 ...
  11. 3.
  12. bir zamanlar uğrunda savaslar yapılan, bahar kelimesinin coğulu, yemeklerin vazgecilmez tadı.
    0 ...
  13. 14.
  14. arapça da kokulu bitkiler anlamına gelen sözcük; baharatlar denmesi türkçe mizde mizahi bir hatadır.
    0 ...
  15. 25.
  16. Yemeğin makyajıdır baharat. Son ütücü gibi bişey. Yemekte son nokta. Azı da fazlası da yemeği mafedebilir. Marifetli ellerde tam ölçüsü ve yerinde kullanımıyla yemeği efsane lezzetlere kavuşturur.
    0 ...
  17. 10.
  18. yiyecek içeceklere lezzet katan aromatik maddeler. azı karar, fazlası zarardır. fazla baharat vücutta su tutulmasına neden olabilir. fazla tüketilmesi; terde, tende bariz bir koku kalmasına neden olmaktadır.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük