Pek sevimli olmayan bir unsur içersede sanki Anadolumuzdan fırlamışçasına çıkmış bize hitap eden samimi ve sımsıcak bir film. Filme Avrupa ve Amerika sinemasında bulamayacağınız bir "BacıGardaş" ilişkisi hakim ve film bu iki küçük oyucunun çevresinde, yoksulluk içerisinde, bir çift ayakkabı peşinde geçiyor. Ailece oturup mutlaka izleyin, izlemeden de ölmeyin.
Bunca zaman izlemek için hep erteledim, yapmaz olaydım. Yoksulluğun da, çaresizliğin de, imkansızlığın da dramatize edilmeden aktarıldığı böyle filmleri sık bulamazsınız.
iki kardeşin sımsıcak öyküsüyle hüzünlenirken buruk bir tebessümle seyrettirir. Ayrıca ayakkabı alma planlarınızı da erteleyebilir. *
Şımaracak kimseniz yoksa hayat sizi erken büyütür sözü geldi aklıma izlerken. Ali'nin abiliği, korumacı sahiplenici tavrı, Zehra'nın annesinden devraldığı rolleri ve sorumlulukları, maddi imkansızlıklar, her şeye rağmen eksilmediği kardeşliklerinin güçlü ve sevgi dolu bağları pek güzel çok güzeldi. Tekrar tekrar izlenilesiydi.
Doğunun hatta iranın şark kültüründen etnik izler taşıyan 1997 yapımı dram filmi.
Senaryo kurgu gerçekten kaliteli ve başarılı
Çocuk karakterler olan ali ve zehranın performansları değerlendirildiği zaman harikulade ama filmin sonu daha iyi bitebilirdi çünkü film boyunca mutlu hissetirecek bir tebessüme ihtiyaç duyuyorsunuz
Örnek verirsek zaten babaları ali ve zehraya bir çift ayakkabi almıştı zehranın boynunun büküldüğü ve alinin ayaklarını suya soktuğu yerde bitmemeliydi babaları onlara hediyelerini verirken yüzlerinde açan gülüşü seyirci görmeliydi ve aliyle zehranın birbirlerine göz kırpışıyla bu film bitebilirdi. Yine de yönetmenine bir alkış.
bir bucuk saat boyunca yüzünüzde buruk bir gülümseme olusturmayı basaran mecid mecidi filmi. inglizceye children of heaven, türkçeye cennetin çocukları adı ile cevrilmistir.
sonunda imdb top 250'ye çok da güzel bir yerden giriş yapmış olan harika dram ve aile filmi. DAha zevkli olmasını isteyenleri ailesinden olduğunu düşündüğü kişilerle birlikte izlesin. Oscar verilmemesi saçmalık bile değil yanlı kutsal odunun absürt komedi tadındaki hareketlerinden biri.
"Majid Majidinin yazıp yönettiği, Türkçeye ingilizceden- Cennetin Çocukları ismiyle çevrilen Bacheha Ye Aseman, iki küçük kardeşin küçük bir sırrını anlatıyor. Alinin, kız kardeşi Zehranın ayakkabısını kaybetmesi ve akabinde ayakkabısını kardeşiyle ortak kullanması üzerinden bir hikâyeyi konu edinmiş.
Aynı zamanda mahalle kültürüyle, iç içe hayatlarla, samimi ilişkilerle yaşamın içinden bir film olmuş. Şark kültürünü ihtiva etmesi sebebiyle bize yakın, candan bir film. Sofistike bir hava kesinlikle yok.
Film, ajitasyona girmeden, fakir edebiyatı yapmadan, arabeskleştirmeden basit gerçekleri bir takım metaforlar üzerinden açık bir şekilde ortaya koyuyor. Yoksul bir ailenin tüm gerçekliği ortaya konmuş. Temiz bir film. insanın duygularına nokta atışı yapıyor."
insanın ağzına sıçan filmler diye bi liste yapılsa kesinlikle kafadan girecek filmdir. fakirliğin, yokluğun bu kadar güzel betimlenişi insanı şaşırtıyor. her şeyden önce filmin ana öznesi masumiyet bir kere. onu da ali'nin birinci olduğuna sevinememesinden anlıyoruz zaten. bi galip gelme hırsı yok. biraz sufice. kardeşine bir şey diyememesi, sessizliğin aslında sıradan bir şey olmaması bir tokat gibi yüzümüze iniyor. her hali ile on numara bi film. filmlerin maradonası.
bir çift ayakkabıdan üretilen sıcacık bir film. en hoş sahnelerden biri yarışma sonunda üzülen ali ye fotoğrafçının başını dik tut diyerek bizi dürttüğü sahnedir. başka bir sahne de ali' nin yarışmaya katılmak için direttiği sahnedir.
insanı duygusal yönden mahveden filmdir. bu filmi o durumları yaşayan daha iyi anlar daha çok duygulanır. keyfiniz yerindeyken izleyin daha az sarsılırsınız.
an itibariyle trt'de yayınlanmasıyla izleme şansı bulduğum, 1997 iran yapımı,saflığı ve ezilmişliği sadelikle anlatan film. bir çift ayakkabıyı birlikte kullanan iki kardeş,onlara ayakkabı alacak parası olmayan bir baba ve koşulsuz bir şükür duygusu. azgelişmiş toplumlara ayna tutan bir film.
1997 yapımlı Majid Majidi imzalı dram. Filmde Ali ve Zehra adlı iki kardeşin yoksulluk içindeki yaşamlarını nasıl büyük bir serüvene dönüştürdükleri çok çarpıcı bir şekilde anlatılır.Mutlaka izlenilmesi gereken bir filmdir.
majid majidi'nin (ya da mecid mecidi'nin) 1997 yapımı filminde kız kardeşinin ayakkabısını kaybeden ali'nin kendi ayakkabısını kız kardeşi zehra ile müşterek kullanması anlatılıyor. filmin en etkileyici sahnesi ise kanımca; üçüncüye spor ayakkabı verilecek olan koşu yarışını ali'nin birinci bitirip "üçüncü mü oldum" sorusudur. akabinde birinci olduğunu öğrenir ve bu yüzden ağlar.
Harika bir film.Hele filmin finali insanı gerçekten duygulandırır.*
--spoiler--
Ali bir gün okula geldiğinde koşu yarışması ödüllerini görür ve gözü hemen 3.lük ödülü olan spor ayakkabıya takılır.eğer 3. olursa kız kardeşine yeni bir spor ayakkabı alabileceğinin hayallerini kurarak hocasının yanına gider ama bir sorunla karşılaşır,başvuru süresinin geçtiğini başvuru için geç kaldığı hocası tarafından söylenir.Ali ağlamaya başlayarak bu yarışmada yarışmak istediğini,çok başarılı olacağını hocasını zorda olsa ikna eder.Hocasıda bir şans tanır ve Ali bu yarışmaya katılır.
Ali yarışmada 1. olur herkes resim çektirmeye çalışırken aliyi kutlarken ali 3. olamadığı için ağlamaya başlar.
--spoiler--
97 yapımı bir dram. senaristi ve yönetmeni majid majidi olan izlerken ağlamamak için kendinizi zor tutacağınız bir film.
--spoiler--
herşey ali'nin tamirciden aldığı ayakkabının kendini bilmez bir eskici tarafından çöp sanılıp alınması ile başlar zira o ayakkabı alinin kız kardeşi zehranın okula giderken giydiği ayakkabıdır. bundan sonraki süreçte ali ve zehra * okula giderken aynı ayakkabıyı giyerler okulun koşu yarışmasında ikinciye bir spor ayakkabı verilecektir. ali kız kardeşine ayakkabıyı almak için yarışa katılır. ve birinci olur. ağlamaktadır. çünkü sadece 2.ye ayakkabı verilecektir. son derece yoksul bir ailenin ik çocuğu olan ali ve zehranın hayatlarından bir kesit sunan bu film izleyenleri hıçkırıklara boğarken sahip olduğumuz yaşamında ne derece harika olduğunu hatırlatmasıyla insanı derin düşüncelere sevk eder.
--spoiler--