Yüzyüze demeye çekindiğim vakitler sarılıp görüşürüz en güzele emanetsin derim.telefonla görüşürken öptüm ellerinden derim.imkanı olan arasın sorsun ilgilensin. zira yarın bir gün keşke şöyle yapsaydım diye hayıflanmamak lazım.
Bu konuda o kadar şanslıyım ki arkadaşım,kardeşim,evladım gibi.Bazen istemsizce boynuna atlayıp yanağına öpücük kondurup derim.Senin evladın olmakla gurur duyuyorum.Ne güzel ki düzgün birer insan olarak bizi yetiştirdin.Dürüst olun,yalancı olmayın diye hep tembihledin.Gurbete çıktın,emekli oldun yetmedi çalıştın.Hakkını ödeyemem.Canım babam seni çook seviyorum.iyi ki varsın.
içimde hep ukte olarak kalacaktır. Şöyle sarılsam öpsem seni çok seviyorum babam diyebilsem.
Çok şükür yaşıyor ama üzerimizde kurduğu otorite ona yaklaşmamıza engel oluyor. Olsun varlığı yeter.
Hiç diyemedim, demek ister miydim? Keşke diyebileceğim iyi bir adam olsaydı, ben istemez miydim babamm diye sarılmak, seni seviyorum demek? Ama olmuyor işte.
Yıllar evvel minik bir kızla babası arasında geçen diyalogda şahit olduğum kısım.
Kız: babaa
Baba: efendim bi tanem
Kız: seni çok seviyoruum
Baba: ben de seni seviyorum kızıım
(Burda kız babasının boynuna sarılır)
Gözlerim dolmuştu. Sanırım kendi babamla böyle bir dialog yaşamam sadece hayal ürünü olduğu için..
hiç söyleyemedim, yaş 28 oldu her gün arar ihtiyacın var mı diye iş güç sahibi olduk adamın derdi hala ihtiyaç gidermede. Ulan ne kocaman yüreğin varmış be adam. Allah başımızdan eksik etmesin.
Baba sağlığında kıymeti bilinmez. Hele hele bizim topraklar gibi topraklarda yaşıyorsanız baba, disiplini, sertliği ve de her şeyden evvel mesafeyi temsil eder. Yani sizin de anladığınız gibi bende de uktedir... Şimdi mezarında bile derken beni garip bir mahcubiyet alıyor.