içinizi yakar an olur ki boğazınız düğümlenir.babanızla anneniz kadar samimi olamazsınız en azından çoğu kişi annesine yakındır.ama babanız kalıcı bir hastalık geçirdiyse babanıza çok üzülürsünüz.anneniz ise belli etmemeye çalışır ama içi yanar bilirsiniz.hissedersiniz çünkü.ne yapacağımı bilemiyorum sözlük.seneye lys sınavım var.ve kafam hiç olmaması gereken zamanlardan daha fazla dağınık.ben de çaresiz oturmuş bunları yazıyorum sana.sebebi de konuşacak içimi dökecek kimseyi bulamamaktan.kendi kendimle konuşuyorum.biliyorum...ama başka da bir şey elimden gelmiyor işte.
Yillarca her ihtiyaciniza kosan, sorunlariniza çare olan, her türlü tehlikeden koruyan essiz insanin gözlerinizin önünde yavas yavas erimesini izlemektir. Büyük aci verir. Yaslandiginiz duvarin çökmesi gibi bir seydir.
Düşmanımın başına gelmesin dediğim olaydır. o hasta olmasın, ben olayım dersiniz içinizden ama nafile. onu öksürürken bile duysanız kahrolursunuz. kız çocuklarının bu duyguyu daha derinden yaşadığını düşünüyorum. allah tüm hasta babalara acil şifalar versin..
hastalığı eğere beyin damarı kireçlenmesi ise daha da zor olan durumdur, dağ gibi adamın yürürken düşmemek için omzunuza tutunması daha kötüdür kanımca, ona rağmen gene de size para yetiştirmeye çalışması en kötüsüdür kanımca.
benimdir sozluk.11 cocuk var evliliklerden. 7 oglan 4 kiz. (iki kere ikiz babasi olmak). sorunun kaynagi sudur (7yasindaki cocuga soylenen baba nasihati).... "goster lan amcanlara nasil sigara iciyorsun"" "goster lan amcanlara nasil raki iciyorsun"" hee gostereyim. ertesi sabah okula gitmem gerekirken , babis sayesinde , numune pavyonda ORKESTRA SET ARMONI DINLEMEK" , yada santana pavyonda konsomatrislerin kucaginda gezmek.. lan 7 yasindayim yahu.... ebeni sikeyim rahmetli babacigim..en kucuk cocuklarim 5 yasinda..(ikiz) yasim elli. ve pek fazla zamanimin kalmadigini dusunmekteyim. babisko sayesinde.
edit 51 yasindaymisim yaww. bir sene daha gecmis amk.
kalbinizim ve midenizin için kor düşer, sizi yakar yakar eritir. tıpkı babanızın gözünün önünde eridği gibi. eski günlerde ki gibi muhabbet edemez sizinle, göremez , duyamaz... yanındayken bile özlersiniz. öksürürken ağzından kan gelir, iyice içiniz yanar.
aklınıza kötü şeyler getirmek istemezsiniz ama ister istemez gelir ve ağlamaya başlarsınız. geceleri uyuyamazsınız, rüyalarınızda kabuslarınızda görürsünüz.
çocukluk kahramanınız, ilk aşkınız çok hastadır ve bunu hiç bir zaman yediremezsiniz. baba! kalk ordan hadi eve gidelim demek istersiniz, kucaklayıp evinize götürmek istersiniz...
Ne zaman bir ölüm haberi alsam, babam geliyor aklıma.
Babam Yaklaşık 20 yıldır hasta, 10 yıldır yatakta... Düzelme ihtimali yok.
insanlar bazen, acı çekmeden gitse keşke diyor. işte o zaman boğazıma bir yumru oturuyor.
Sapasağlam amcam, bir gece trafik kazasında öldü.
Babaneme taziyeye gelenler, hasta olan mı dediler bana. Yok dedim, büyük olan.
Tuh dediler...
Ölmediğine üzüldükleri benim babam...
insan çekmeden gitsin diyemiyor kendi babası olunca. Belki de bencillik.
Şimdi beni tanımasa da varlığı yeter gibi.
Soğuk Toprakta olacağına, sıcak yatağında olsun.
Ne zaman bir ölüm haberi alsam, kararıyor işte içim. Sanki kendi babamı kaybetmişim gibi.