5 kişi gittik sinemada gösterime girdiğinde.
Bi Ege kasabasında görev yapan 4 öğretmen arkadaşım ve ben. 3 bayan 2 erkeğiz bu arada.
yolda içlerinde manitam da bulunan hatunları uyardım. sakın dedim, sakın ağlamak yok. Sizinle uğraşamam diye dalga geçtim bir de..
Fakat babayla problemli olan bendim içlerinde.
yarım saat sonra diğer 4 kişi sadece bana mendil yetiştirmeye çalışıyorlardı. o derece.
o derece koyar bu film bana. hem de her seferinde..
çağan ırmak..
harikulade bir iş çıkarmıştır.
kesinlikle izlenmesi gereken 100 film arasındadır bence.
son sahnesi en duygusuz insanı bile ağlatır o kadar kötü bir sahne. ne zaman filmin son sahnesini izlesem ağlıyorum hatta bazen canım ağlamak istediğinde youtube'dan o sahneyi açıp izliyorum.
Hayatımda agladıgım ilk film. 13 14 yaslarındaydım izledigimde fakat o zaman bile icime bir seyler oturmustu. Hele ki adamın öldügü son sahnedr gozyaslarım sel olup akmıstı.
Duygulu bir film, ilk çıktığında oyuncuların röportajlarına kadar hatırlarım çok da severim. Ama asla ağlamam galiba hikayeleri ortak olan ya da ucundan bi yerinden dokunan insanlar duygulanıp ağlıyolar.
Ilk sevgilimin en sevdiği filmdi. Ayrılana kadar izlemeye vaktim olmadı. Ayrıldıktan sonra da anımsamamak adına izlemedim. Büyük bir kayıp belki ama olsun.
izlemek bugüne kısmet oldu. Adını duymayan, konusu hakkında fikir sahibi olmayan yoktur. hele belli sahneler birçoklarının aklındadır, replikleri hafızalarda durur tüm tazeliğiyle bu nedendir ki sırf izlemek için izledim başta. Sonuçta nedir ne değildir biliyordum, "ne kadar tesir edebilir ki" Dedim ve salya sümük ağladım.
Berbat bir ruh halindeyim şu an. Peş peşe 5 bölüm big bang theory izleyeyim de üstümden atayım şu duygusallığı.
Napayım şimdi gece gece babama mı sarılayım kocaman? Aslında 'niye uyumadın' deyip azarlamayacağını bilsem yaparım da göze alamıyorum. *
"insanlar büyüdükçe hayalleri küçülür mü baba?" Sorusunu aklıma sokan, başroldeki çocukla aynı duyguları sonuna kadar paylaşabildiğim, içinde taşıdığı ağır hüzne rağmen asla iç karartmayan, tek bir sahne geçişiyle güldürebilen yeni nesil türk sinemasının en başarılı yapımlarından biri.
Çetin tekindor un benim yüzümden sahnesi yıllarca konuşuldu. Ne kadar gerçekçi bir rol aldığının en önemli unsuruydu bu. Etkileyici bir film gerçekten.
Güzel filmi izlerken başka şeyle uğraşamam. Her şeyin yeri ayrı. Odaklandığım neyse onunla ilgilenirim. Babam ve oğlum da bu kategoridedir. Sadece izlersin. içine merak duygusu ile çekilir ve izlerken kalitesinin farkına varırsın. Daha iyisi ve belki de nirvanası için fatma girik'in "kambur" filmini öneririm. Eksiksiz ve muhteşem bir kurgusu vardır. Çekildiği dönemi aşan duygusallığı hiçbir zaman aşılamayacaktır.