yattım sağıma döndüm soluma
binbir iki melek geldi
dinimaa imanıma
kabirdeki toprağıma
cennetteki yaprağıma
binbir iki melek geldi
eğildim sularını içmeye geldiler boğazımı biçmeye **
dört yanımız demir kale
kilidimiz cep cep bekçimiz allah
allah baş muhammed yoldaş
bize kötü söyleyenlerin
ağzı demir dili taş..
horrrrrrr ***
kişi yaşlanınca dirime olabildiğine tutunmaya çabalar. bunu yaparken de seçtiği yol çoğunluk konuşmak, anlatmak olur. babaannem de kendi annesinin başına gelenin kendi başına gelmesinden ölümüne korkardı, bunamaktan, hatırlamamaktan, düşüp ona buna muhtac olmaktan. hep anlattı o yüzden, hep konuştu. aynı odada yatardık, masal anlatır gibi anlatırdı gençliğini, arkadaşlarını, kocasını, çocukları olmadığı için ama dedem de çok çocuk istediği için köyün en güzel kızını bulup kendi elleriyle kocasına teslim ettiğini, onlar yalnız kalsın, çocukları olsun diye evden çıkıp gittiğini, dışarıdayken saatlerce ağladığını, ağladığı belli olmasın diye hiç durmadan tarlaların içide koştuğunu anlatırdı. "annenler görünce kızıyorlar, aç şu camı da bir sigara tüttüreyim yatmadan" derdi, açardım, üşür daha iki nefes çekmeden, sigarayı atar, kapatırdı camı. çocukluğumda akranlarımla fazla vakit geçirmememin sebebi babaannemle geçirdiğim bu yalnız gecelerdir diyebilirim. bir de çok erken kalkardı sabahları, tabi annemler bütün hafta çalıştıklarından hiç olmazsa haft sonları gönüllerince uyumak isterlerdi, hafiften kızardı babaannem: "gece yatmak bilmez, sabah kalkmaz bilmezler." derdi. öldü birkaç sene önce, gerçi önce ben bırakmıştım onunla aynı odada yatmayı, üzülmüş müdür benim kadar?
anne : oğlum bu gece babannenle yatacaksın.
veled : hayııır!!! anne lütfen ya
anne : itiraz istemiyorum.
veled : ama neden ?
emir uygulanırken :
veled : babanne biz neden yanyana yatıyoruz,neden ben bu gece annemle yatmıyorum?
eski torpak : simdii,bunu sana nasıl anlatsaam..sana kardes geliyor yavrum.öyle diyim.
basta cok cazip gelen ,hos sohbet, muhabbet, muck muck öpmelerden sonra uykusu gelen babaanne içine sokarcasına sarılır ,ardından nefes almanı engelleyebilecek ahtapot eylemlerini icra eder o arada uyudun uyudun yoksa bu sefer horlamalar sabahı ettirir sana. Yine de dünyanın en degerli anıdır.
çok güzeldir,önce karşılıklı yatarsınız ordan burdan konuşurken pat yanına geçer sıcacık sarılırsınız bırde çocukken anlattığı masalları hatırlarsınız eskı günlerden konuşup iç geçirirsiniz saatın nasıl geçtiğini anlamazsınız sabah farklı bır huzurla uyanırsınız..*
öğrenci evinde yatağına girmiş uyumadan önce kendi derinliklerine dalmışken aklına babaannenin öğrettiği dua gelir. beş yaşından bile küçükken öğrendiğin dua hala aklındadır. sonra "ya bu dua internette olur mu?" dersin. bir bakarsın uludag sözlükte, babaanne ile aynı odada uyumak diye bir başlık! ve aynı dua! çok güzel bir andır.
iyi ki babaanneler vardır, torunlarıyla uyurlar. beraber dua ederler. ve hep hatırlanırlar.
-uykum kacti babaanne
-kapa gozlerini gelir
-yok gelmiyo
-iyi o zaman bahceye cikalim
-tamam hadi cikalim:))))
simdi 9 saatlik fark olan bi yerdeyim seni co...k ozledim.(herkesi ozledim aslinda)
yapılacak en büyük hatalardan biridir.gece su içmek için mutfağa bile gidemezsin çünkü e ufak bi tıkırtıya uyanıp bir sürü laf ederler.yok efendim sabaha kadar uyutmadı, sürekli bi yerlere telefon etti, bilgisayarı kapat uyuyacam ben vs. bu böyle sayfalarla uzar.daha sonra kendileri gençken ne yaparlarmış bir bir onları anlatmaya başlarlar.kısacası işkencenin en büyüğüdür.
babaanne gezmeye gelmiştir, o gece sizinle yatacaktır, odada ranza vardır, babaanne alt katta sizde üst katta uykuya dalarsınız...
gecenin bir vakti alllaaaahhhhh diye bir gürültüyle fırlarsınız yerinizden, babaanne çığlık çığlığa dualar etmektedir, evdeki herkes odaya doluşur.
babaanne gece vakti uyanmış, yerinde doğrulunca kafası ranzanın tahtalarına çarpmıştır, o kör karanlıkta öldüm de mezardayım, bunlarda tahtalar diye bir bağlantı kurmuştur uyku sersemi. ışığı yakıp hala sağ olduğunu izah edebilmek saatler alır zira şoka girmiştir gariban.
yaşanmadan anlanmayacak olan haldir. sürekli offflayan tuhaf sesler çıkaran bir süre sonra nefes alması bile sizi gıcık etmeye yeten biriyle aynı odayı paylaşmak demektir.
sohbet etmektir.huzuru bulmaktır,uyuyamadığından şikayet eder fakat torunuyla gece 3lere kadar muhabbet eder,doyumsuzdur hiç bitmesin istersiniz o gece.canım büyükannem.