oturma odasında neredeyse elimizdeki cep telefonlarından küçük bi tüplü televizyon, balkonunda ekilmiş çilek, tere, maydonoz vb oturmalarda muhabbeti geçen bitkiler bulunan feng shui mekanıdır.
degisik kokar.
soyle tarif edilebilir.
sanki patlican yemegi pismis ve ayni anda yemegin kokusuyla mutfakta asili duran kurumus biberlerin kokusu karismis ve bu kokuya hali dokumacilarinin calisma yerlerindeki koku da ilave edilmis gibi bir koku...
Hep temizlik kokan evdir. Yemek saatinin yaklaşmasıyla duyulan kokuları saymıyorum bile. Normalde bir eşya yerinden bir santim oynasa rahat edemeyen kadın, torunları (bkz: biz) evin altını üstüne getirip yayılsak gıkı çıkmaz.
Babaanne evini görecek kadar yaşım yok ama anneanne evi deyince üstüne kat kat yorgan örtmenin verdiği sıcaklığı ruhani bir biÇimde hissediyo insan. Aile önemli.
Canınız kadar sevdiğiniz babanıza bir gün bile annelik etmemiş bir kadına akraba gözü ile bakılamadığından, orada kalma fikri insana hoş gelmez. Zira ananesi babanıza da annelik etti ise anane evi gibisi yoktur.
Edit: insanların ne güzel babaanne sevgisi var. Yazik bizim gibilere.
kucukken zorla kaldığımız, sabah gün ağarınca koşa koşa anneanneye kaçtığımız evdır. Zamanında babama annelık yapayan kadin bize babaannelik mi yapabilecek sanki.
Anladığım kadarıyla genel olarak insanlar babaanneyi pek sevmiyorlar.
anneanne evine göre daha az samimidir. anneanne patatesleri zevkle sobanın fırınına atıp haşlar ve elleriniz yanmasın diye bir güzel soyar. kumandayı alıp rahatlıkla trt 1 i çevirebilir, huysuzluklar yapabilirsiniz ama babaanne biraz daha resmidir. gerektiğinde anında tavrını koyar. patatesleri sobaya koymaktan da üşenir.