"insan". kendisini sevmedigimi ve benim onu sevmedigimi bildigi hâlde, kendini sevdirmeye bile ugra$mayacak kadar "cool" bir insan. ama onun bana, benim de ona ihtiyacim oldugunu ikimiz de bal gibi biliyoruz. bu maddi falan degil, manevi bir ihtiyac.
"baba" olgusu bamba$ka bir $ey. onu bir ki$i olarak ele almak ile bir "olgu" olarak ele almak arasinda daglar kadar fark var.
hayatını ve kendisini sizi korumaya , mutlu etmeye,doğru bir biçimde yaşatmaya adadığı halde size bu kadar mesafeli ve yabancı duran tek adamdır baba. canının size feda olduğunu bildiğiniz halde çoğu zaman koşup sarılamazsınız boynuna. öyle bir sınır çizmiştir aranıza.
baba kelimesi anadolu' nun fethinden önce yaygın bir şekilde kullanılan ünvandır. bu dönemde baba ünvanıyla tanınan birçok şeyh, mürid ve derviş bulunmaktadır. şii ve sünni tasavvuf çevrelerinde bunu yoğun bir şekilde görmekteyiz.
baba; şeyh ve mürid anlamında, bektaşiler' de bu yolun gerçek temsilcileri olduklarını iddia eden tarikatın şeyhlerine, sağlığında baba olarak tanınan şeyhlerinde bu ünvanla anıldıkları görülmektedir. gazi olan tarikat liderleri içinde kullanıldığı zaman zaman görülmektedir.
secme fırsatınız olmadıgı için sizinle bir akrabalık bagı olup olmaması durumu kafayı karıstırır. eger bir erkek evlatsanız büyüdükce sevkatindeki azalmayı iliklerinizde hisssedersiniz. kız kardesinizde görürsünüz baba merhametini. ama hep yanlış düşünmüssünüzdür ! hayattaki en kuvvetli mihenk tasınızdır. her attıgınız adımda en buyuk sorumlulugu kendinde hisseder o. baba bu, adı üzerinde evin reisi.
4-5 yaslarında iken cocuklar arasındaki fiziksel gücün sembolüdür baba. " benim babam senin babanı döver ! " diyalogları ve kavgaları hep bu zamandan gelir. bu zamana kadar anneleri yarıstıran bir cocuk diyalogu ile karsılasılmıs mıdır acaba?
- eee anne, ne demiş şair "beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam" güzel demiş değil mi?
annem: ne demek istediğini anlatırım sana ama sen anlayamazsın -parmaklarını gözlerine bastırır hafiften ağlamaya başlar- öğlen onca yolu tepip işinden eve gelip bizimle aynı kaba kaşık sallayan sonra da tekrar yorulmadan/usanmadan işine giden babam. iyi bilirim o kokuyu ama anlatsam anlamazsın, çünkü yaşamadın.
- doğru anlayamam, benim babam içki kokar.
"baba" yı en güzel haliyle niteleyen hiçbir cümle/sözcük beni içlendirememiştir. içlenecek olanlar "baba" sevgisini yaşayanlardır. dünya' nın en şanslı insanlarından olduklarını unutmamaları gerekir. dedem iyi bir babaydı yalnızca bunu biliyorum mamafih az buçuk annemi anlayabiliyorum.
Harukichi Yamaguchi
Shinobu Tsukasa
Tony Accardo
Joe Adonis
Evsei Agron
Gus Alex
Albert Anastasia
Marat Balagula
Leroy "Nicky" Barnes
Jose Miguel Battle, Sr.
Joseph "Joe Bananas" Bonanno
James J. "Whitey" Bulger
Al Capone
Paul Castellano
Mickey Cohen
Vincent "Mad Dog" Coll
Joe Colombo
"Big Jim" Colosimo
Jimmy Coonan
Anthony "Tony Ducks" Corallo
Frank Costello
Moe Dalitz
Aniello Dellacroce
Jack "Legs" Diamond
John "Johnny Dio" Dioguardi
Monya Elson
Pablo Escobar
Ludwig "Tarzan" Fainberg
Vito Cascio Ferro
Jimmy "The Weasel" Fratianno
Carmine Galante
"Crazy Joey" Gallo
Carlo Gambino
Vito Genovese
Sam "Momo" Giancana
Vincent "Chin" Gigante
Waxey Gordon
John Gotti
Vyacheslav Ivankov
Meyer Lansky
Louis Lepke
Tommy Lucchese
Charles "Lucky" Luciano
Owney "The Killer" Madden
Salvatore Maranzano
Carlos Marcello
Joe "The Boss" Masseria
Bernard "Bernie" McLaughlin
James "Buddy" McLean
Semion Mogilevich
George "Bugs" Moran
Willie Moretti
Boris Nayfeld
Dion O'Banion
Carmine "The Snake" Persico
Ross Prio
Joe Profaci
Bernardo Provenzano
Paul "The Waiter" Ricca
Johnny Roselli
Arnold Rothstein
Ignazio "Lupo the Wolf" Saietta
"Fat Tony" Salerno
Nicodemo "Little Nicky" Scarfo
Dutch Schultz
Benjamin "Bugsy" Siegel
Jefferson R. "Soapy" Smith
Anthony "Tony the Ant" Spilotro
Frank "Funzi" Tieri
Johnny Torrio
Santo Trafficante, Jr.
Hymie Weiss
Howie Winter
Frankie Yale
Abner "Longy" Zwillman
kaynak: http://tr.wikipedia.org/w...ba_%28anlam_ayr%C4%B1m%29
bazı durumlarda, boşanma sebebiyle, çocuklarını az görebilen adamdır. haftada bir, sokağın köşesinden el sallayan babadır. bir kahvaltı sofrasında bile görülmeyen, kapının zilini çaldığı hiç hatırlanmayan, birlikte yaşamanın nasıl olduğu merak edilendir. kısa okul ziyaretlerinde, örgülü saçlarla kucağına atlanan dalyan gibi bir adamken; yıllar sonra omuzları çökmüş bir halde yolda rastlanan, donup kalınan, yanına gidecek gücü bile bulamayıp, gözyaşlarıyla ardından bakılandır.
25 yaşınıza kadar hep gücün, iradenin simgesi olan, her sıkıştığınızda, her güç durumda size kol kanat gerip götünüzü beladan kurtaracağini bildiğiniz ama bir gün bir ameliyat olupta hasta yatağindan kalkmak için sizin sadece kolunuza ihtiyaç duyar halde gördüğünüzde gözlerinizin dolmasına neden olan şahis.
sevgisini kaybetmekten en korkulan insandır. hayatta birinin en değerlisi olma şansınız varsa bu ne sevgili, ne koca ne arkadaştır. bu babadan başkası olamaz. ama yine de hayatta sizi en çok üzebilen, en derinden yaralayabilen, hiç bir söz söylemeksizin sizi hıçkırıklara boğabilen tek erkek te yine o olur.
insanın hakkında girilen entryleri gördüğü zaman, acaba olsa mı iyiydi olmasa mı, yoksa olsa da zamanında terk etse mi şahsiyetine karar kılınan varlık, bizi yetiştiren, büyüten; bir kız çocuğu için güvenebileceği tek erkek, bir erkek çocuğu için ise istese de istemese de, nefret etse de etmese de farketmeden sahip olacağı tek idol.
sizi hayatla tanıştırır. bir kız iseniz onun koynunda her zaman sonsuza dek güvende olacağınızı bilir, bir erkek iseniz her zaman en doğruyu bildiğini görebilirsiniz. öyle ya da böyle, her zaman en doğrusudur, her zaman en gerçeğidir, her zaman en bilendir, her zaman en babadır. olsa da olmasa da her zaman sizin arkanızda olduğunu bildiğiniz şahsiyet.
bir babayı hissetmek için, onu hissetmeyi bilmek için söylemesi lazım şahsiyetin:
iyi ki varsın baba, keşke olmasaydın baba, iyi ki erken gitmişsin baba, neden gittin baba? sonra değeri anlaşılan sıfat.
bu dünyada güvenilecek tek erkek. canım herşeyim bu dünyadaki en değerli varlığım her türlü şımarıklığıma saçma sapan kavgalarıma rağmen beni sevmekten asla vazgeçmeyen ilk aşkım.
çocukluğumda bir kez bile parka götürüp sallamadıgı halde e$ek kadar olunca hamakta bütün gün sallayan, bi de üstüne ahh ulan çocukken nerdeydin diye kızının tantanalarını çeken, arabasına zarar verilmesi en büyük korkularından biri olmasına ragmen araba kullanırken yaptıgım bütün salaklıklar kar$ısında derin nefes alıp susan $u sıralar pirenses hayatı ya$ama sebebim.
bütün ruhsuz görüntüsü kar$ısında acilden çıkınca gözleri ı$ıldayan, tepesine çıkınca ses çıkarmayan karısıyla spider solitaire oynarken kavga edebilen tek insan. en çok sinir oldugum ve en cok sevdigim iki balık burcundan biri.
father and son isimli cats stevens şarkısında onunla olan ilişki iyi anlatılmış. buyrun. dertliyseniz ağlayın.
Father
Its not time to make a change,
Just relax, take it easy.
Youre still young, thats your fault,
Theres so much you have to know.
Find a girl, settle down,
If you want you can marry.
Look at me, I am old, but Im happy.
I was once like you are now, and I know that its not easy,
To be calm when youve found something going on.
But take your time, think a lot,
Why, think of everything youve got.
For you will still be here tomorrow, but your dreams may not.
Son
How can I try to explain, when I do he turns away again.
Its always been the same, same old story.
From the moment I could talk I was ordered to listen.
Now theres a way and I know that I have to go away.
I know I have to go.
Father
Its not time to make a change,
Just sit down, take it slowly.
Youre still young, thats your fault,
Theres so much you have to go through.
Find a girl, settle down,
If you want you can marry.
Look at me, I am old, but Im happy.
(son-- away away away, I know I have to
Make this decision alone - no)
Son
All the times that I cried, keeping all the things I knew inside,
Its hard, but its harder to ignore it.
If they were right, Id agree, but its them you know not me.
Now theres a way and I know that I have to go away.
I know I have to go.
(father-- stay stay stay, why must you go and
Make this decision alone? )
---
(baba)
şimdi değişiklik yapmak için iyi bir zaman değil
sadece rahatla, zorlama..
hala gençsin, hatan bu senin
bilmen gereken o kadar çok şey var ki
bir kız bul, yerleş
istersen evlenedebilirsin..
bana bak.. yaşlıyım ama mutluyum
ben de bir zamanlar senin gibiydim ve kolay olmadığını biliyorum
bir şeylerin olup bittiğini görüp de sakin olmanın..
fakat zamanını iyi kullan ve bol bol düşün
sahip olduğun her şeyi düşün
çünkü yarın sen hala burada olacaksın ama hayallerin olmayabilir..
(oğul)
nasıl anlatmaya çalışabilirim ki, ne zaman denesem bana sırtını dönüyor
bu her zaman o aynı, o aynı eski hikaye oldu..
konuşabildiğim andan itibaren dinlemem emredildi.
ve şimdi bir yol var ve ben gitmek zorunda olduğumu biliyorum..
gitmek zorunda olduğumu biliyorum..
(baba)
şimi değişiklik yapmak için uygun bir zaman değil
otur ve ağırdan al..
hala gençsin, hatan bu senin
yaşaman gereken o kadar çok şey var ki..
bir kız bul, yerleş
istersen evlenedebilirsin..
bana bak.. yaşlıyım ama mutluyum..
(oğul)
ağladığım tüm o zamanlar bildiğim her şeyi içimde tutmak
çok zor.. ama bunu reddetmek daha da zor olanı..
eğer haklı olsalardı onlara katılırdım, ama bildikleri başkaları, ben değil
ve şimdi bir yol var ve ben gitmek zorunda olduğumu biliyorum..
gitmek zorunda olduğumu biliyorum..
anneyle kavga ettiğinde nefret edilen, ilk gençlik yıllarında yapmak istenilen şeylere engel olduğunda küsülen, haftalarca konuşulmayan, kapris yapılan, ilk sevgiliden sonra özlemle sarılıp, kucağından inilmeyen, anneyi aldattığı öğrenildiğinde tiksinilen, sevgilisinden * kıskanılan, yeri geldiğinde yerilen, yeri geldiğinde övülen, sevmekten ne yazık ki vazgeçilemeyen, hayatına giren tüm erkekleri kendisiyle kıyaslamana sebep olan, ona benzemeyeni aradığın ama onsuz da yapamadığın, satsan satılmaz, alsan alınmaz aile ferdi.
baba..
garip ya..
böyle iki uçta gidip gelen yaşantımı borçlu olduğum adamdır..
sevmediğim tüm özelliklerimin genini verendir..
ilk yenilgimdir..
sevdiğim adamların en yüz karasıdır..
yok..
neden sadece yüksek desibellerde anlaşabiliyoruz?
neden sevemiyorum seni mesela?
neden yabancılaştık bu denli?
bana masal anlat dediğim zamanlar nerede?
bir çocuğun ruhuna süt içiremezsin ki..
karnını doyurunca çocuğun, ruhu doymaz ki!
aç bir ruh..
dolanır durur..
bazıları sevgisini göstermez pek sırf bu yüzden sizi hiç sevmediğini zannedersiniz ama sizi öyle çok severki bunu sonradan anlarsınız. yine söylemez sizi sevdiğini ama sizi önemsediğini gördüğünüz zaman işte o zaman duygulanır ulan ne hıyar bi adammışım ben dersiniz.
yaşınız ne olursa olsun, hayat denilen zorlu mücadeleden galip gelmiş, hangi makama oturmuş olursanız olun, o sizin çocukluk kahramınınızdır, yıllar onu yormuştur, yaşlanmış, sağlığı eskisi gibi değildir, eskiden ondan , oyuncak, para, hediye beklentisi içinde iken şimdi tek beklentiniz telefon açtığınızda iyiyim oğlum lafını duymaktır, sizi bundan daha mutlu edecek kelime yoktur.
misafirlikte çocuğun "babam bana oyuncak almıyor, bunları eve götürebilirmiyim" lafına misafirlik çıkışında temiz bir dayak atarak ders veren, bir gün sonra borç para bulup bir sürü oyuncakla evine gelen bir insan çeşidi.