‘Hiçbir insanın evladı hakkında kötü yorum yapmayın’
Bunu diyen yazar az önce bana şerefsiz ve adını anmak istemediğim şeyler demiş. Terbiyesiz bir de baba olcan yazık!! Biz neyiz bir ananın babanın evladı değil miyiz ulan leylekler mi getirdi bizi???
Git az ötede kudur yaa. Çocuğuna öğretmen tut demek ne zamandan beri hakaret sayılır oldu. Ruh hastası.
Dünya'nın en hoş ve en ciddi aidiyeti. Hiçbir oluş bu kadar keyif dolu ve ciddi olamaz. Ciddiyetine değinecek olursak: ebeveyn olarak onun dünyasında bir şablonsunuz. Sizi taklit eder, sizi baz alır ve siz onun için büyük bir gölgesiniz. Çocuklar ilk yalanı, tutarsızlığı, vurdumduymazlığı ebeveynlerinden, özellikle de babalarından ögrenirler. Bu talim çocuğun içsel kurgusunu çökertebilir, onu hayalkırıklığına uğratabilir. Öte yandan insan olma çabasını da sizden gözlemleyerek öğrenir. Çocuklar sözselden çok eylemsel ve vücut diline odaklanırlar. Karıncalara zarar vermemesini öğütlemek bir şeydir ama karıncalara özen gösterip buna onu şahit tutmak çok şeydir.
Oğlum karşıdaki dağı istese, ona bunun mümkün bir şey olmadığını anlatırım. Varsın tavşan gibi dağa küssün. Zamanla dağ ile sulh hali yaşayacaktır. Her çocuk harika bir gelecektir ama hiçbir çocuk dünyanın 8. Harikası değildir. Ebeveynlerin çocuklarına 8. Harika bakışı iyilik postu giymiş kötülüktür.
Birkaç gün önce, kardeşimle eski fotoğraflara bakıyorduk.
Babamın kucağında, kundağa sarılmış halde duran bana aşkla baktığını görünce yüzümde tebessüm oluştu, duygulandım. O kareden ben böyle mutlu oluyorsam, o ânı yaşayan babamın duyguları nasıl güzeldir!
" Anlatılmaz yaşanır " denilen durumlardan biri budur bence.
dünyanın en güzel duygusu olmalı. tatmadık ama inşallah nasip olur bir gün. yaş 27. şöyle söyleyeyim. daha annesini bulacağım da, onunla nikah düğündü neydi olacak da, ondan sonra düşüneceğiz. benim 30 yaşından önce baba olmam demek, akhisarsporun süper lige çıkıp ve bir sonraki sene şampiyonlar ligine katılmasıyla aynı değerde. gündemim çok farklı. ama elbet bir gün. ne diyek.
işin mekanik kısmını yapabilen baba olmuyor ukala kardeş.
Benim babam "istediğin gofreti sana alamayacaksam ne diye baba oldum ben" demişti bana. Neredeyse 25 sene önce. Bu lafı demek; bunun arkasını doldurabilmek babalık oluyor.
Belirli bir sayıda ileri hareketli spermi olan her erkek baba olabilir zaten.
çok üst düzey bir durum değildir. kutsal bir tarafı da yoktur. kedi, köpek, zebra tüm canlılar bunu tadar.
ama insanı bulutların üstüne yükseltiyor. babasın sonuçta. onun için bu dünyada yerinden oynatmayacağın büyüklükte bir dağ, altını üstüne getiremeyeceğin bir şehir kalmıyor. onun canı karşısında koca dünya bir kıvılcımın ucunda duruyor.
“Pakize’nin hamile olduğunu öğrendiğimiz zaman, ben bildiğin afalladım. Ne yapacağımı bilemedim… Elin taksisinde çalışıyorum. Elde yok avuçta yok. Nasıl büyüteceğim ben bu çocuğu diye düşünüp durdum. Yani Pakize’ye pek bir şey çaktırmamaya çalışıyorum ama geceleri uyku durak yok tabii. Sonra Mecnun’un doğmasına yakın, işler böyle biraz kendiliğinden düzene girer gibi oldu. O zaman anladım ki Erdal, beni korkutan şey bebek değil, baba olmak. Hafız düşünsene, sevdiğin kadınla kurduğun hayatın içine bir misafir geliyor. Misafirlik, uzun süren bir misafirlik, evet. Küçücük bir insan yavrusu. Vay be… O büyüyecek, okullara gidecek, iş kuracak. Ben acaba bütün bunları görecek kadar yaşar mıyım diye düşünüyorum. Sonra hastaneye gittik. Bekledim, bekledim, bekledim… Çok bekledim be Erdal! Sonra kapı açıldı. Çocuğu kucağıma bir verdiler be Erdal. Zaman durdu biliyor musun? Zaman durdu. Her şeyi unuttum. Böyle aldım onu, bağrıma bastım. Bir daha hiç çıkmasın istedim, kokusunu çektim içime. Genzime hayat doldu Erdal. Kendini dünyanın en güçlü adamı gibi hissediyorsun. Babasın sonuçta.”
“Benden baba olur mu be iskender?”
“Olur tabii Erdal. Olmaz mı hiç. Evlat, evlat öyle bir şey ki seni bile değiştirir. Bakkal Erdal’ı sen bile unutursun. Erdal baba olursun.”
şehit haberlerini izlerken ağlamaktır. Bir evlâtın bir anne - baba için ne demek olduğunu ancak anne - baba olduğunuzda anlayabilirsiniz.
Eşim şimdiden " ben seni nasıl askere göndereceğim " diye ağlıyor. Siz dalyan gibi gençler yetiştirin bu pislikler gelip elinizden alsın. Hem de ne için? " Israil söz verdi kürdistan kuracak heval" dilerim kürdistan değil kocaman bir kabristanları olur.
yaklaşık 3 ay sonra tekrar evimin duvarlarında yankılanacak;
baba denilince ben bakacağım bu sefer; düşerse ben kaldıracağım, unutursa ben hatırlatacak, sigaralar eksilmiş mi diye ben kontrol edeceğim paketleri, saate ben bakacağım nerede kaldı diye.