bütün bir yaz köyde haytalığın ve özürlüğün dibine vurarak geçtikten sonra okullar açılıyor artık ewe dönelim, talimatı gereği bir sabah şafak sökerken uykulu gözlerle, köy minübüsünde tıkış tıkış ilerliyorduk. Dur! Jandarma! Şehre giremezsiniz? Neden? Darbe oldu? O ne ki! Her ne ise neydi... Darbe olunca şehirdeki ewimize gidememiştik. e tabiki ewe gitmemek değil,okula gitmemekti bizi sevindiren. Ne bilebilirdik ki; etrafımızdaki büyüklerin, bir gece yarısı darbenin araçlarıyla toplanıp götürüleceklerini, darbenin zindanlarında, darbenin işkencelerini göreceklerini... Nerden bilebilirdik ki, darbenin kaç çocuğu yetim bırakacağını... Nerden bilebilirdik ki, darbenin en çok sevdiğimiz öğretmeni sevmediğini ve öğretmensiz kalacağımızı...
"her şey olağandı" şeklinde cevap verilen sorudur. "11 eylül'de millet birbirini boğazlıyordu, 12 eylül'de ortalıkta kimse yoktu" diye de devam edilir. "1980 darbesinde önemli bir strateji hatası yapıldığı için ülke geriye gitti. üstelik turgut özal, süleyman demirel, tansu çiller, mesut yılmaz ve niceleri, ülkeyi çok iyi yönettiler de biz mi ilerleyemedik?" veryansınıyla muhabbet sonlanır.