çoğunun dediği gibi sadistçe, fesatça ya da bok püsür bi durumdur fakat hayattan beklentileri hiç bir zaman gerçekleşmeyecek olan, yaşamı mutsuzluk tiyatrosunda başrolden ibaret olanlar için istemsiz bir davranıştır. *
her zaman fesatlık ve kötü niyet barındıran hisler değildir. birini tanımışsınızdır, hastalık hastası birini. her sene tepeden tırnağa kendini kontrol ettiren tipler vardır işte öyle birisidir. çok evhamlıdır, yağmurdan nem kapar, onun bu derece tedbirli oluşu yine de hasta olmasına engel olmaz. onu çok mutsuz sanarsınız. onu çok mutsuz sandıkça kendi mutsuzluğunuzu unutuverirsiniz. hatta onun yanındayken size, siz mutsuzmuşsunuz gibi gelmez. rahat hissedersiniz, içinizde kötücül hisler yoktur.
aklıma yeşilçam filmlerinin kötü kadın karakterinin kahkahasını getiren bir hede. biraz hamında sadistlik yatıyor. bu gibi şahsiyetlerin hep başkaları olur zaten çünkü kimseleri yoktur.
sözkonusu eski sevgiliyse, benim asla hayır diyemeyeceğim bir davranış türüdür. beni mutlu etmedi kendisi de olmasın inşallah demekte kimse sakınca görmez sanırım.
ozaman diyorum : beni mutlu edemedin sen de olma inşallah.
kızlarda çok görülendir niyeyse. arkadaş dahi olsalar biri hoş bir sevgili mi yaptı, iyi bir iş mi buldu, güzel bir kıyafet giydi ve herkesten övgü mü aldı, hemen kıskanılır ve mutsuz olunursa;
tam tersi olduğunda; yani biri sevgilisinden mi ayrıldı, biri işten mi kovuldu, biri saçını kestirdi ve iğrenç mi oldu mutlu olur bunlar.
akla zarar aslında, herkes kendi işine baksa keşke.
aldous huxley'inde dediği gibi ben başkalarının acılarına iştirak ederim, fakat mutluluklarına değil. Başkalarının mutluluğunda garip bir sıkıcılık vardır.
Bu tip adamlardan bizim mahallede bolca bulunur, nezaman sen mutlu olsan veya birşeyler başarmış olsan yüzlerinden bin parça dökülür kendilerini övmeye başlarlar alışmak lazım bu tip adamlarla aynı gezegende yaşamaya.
eğer başkalarını üzen bir olay kendisini mutlu ediyosa, yani salt olarak mutluluk başkalarının üzülmesinden değil de ortada cereyan eden bir hadiseden dolayı geliyorsa yadırganmaması gereken bir durumdur. başlık çok sert görünmekle birlikte öyle değildir aslında. bunu hepimiz yaşarız. istediğimiz bir işe kabul edildiğimizde mutlu oluruz.işe giremeyen başkaları ise mutsuzdur. burada bizim mutluluğumuz başkaları mutsuz olduğu için değildir. ya da tuttuğumuz takım maçı kazandığında seviniriz ve karşı takımın taraftarlarının üzgün olması umrumuzda değildir. mutluyuzdur işte.
yazık ki hayatı boyunca mutsuz olacak asıl kişi kendisidir. bu yapıda ki insana bir ömür rahat yoktur. felak suresinde hasetçinin hasedinden allah'a sıgınırım. mealinde ki ayetle bu ruh halindeki insanlardan bahsedilmiştir.