1952 yılında istanbul´da dünyaya geldi. Çok küçük yaşlardan itibaren müzikle ilgilenmeye başladı.Melahat Pars, Rıdvan Aytan’dan ve belediye konservatuarı hocalarından özel dersler aldı. istanbul Belediye Konservatuarı´nı bitirdi.1971 yılında Saner Plak´tan çıkan kırkbeşlik plağı ilk albüm çalışması oldu. Bu çalışmada, güfte ve bestesi bestekar Muzaffer Özpınar´a ait 'Lüzum Kalmadı' ve 'Neye Yarar Gelişin' adlı eserleri seslendirdi.Sahneye ilk adımını 1974 yılında Büyük Maksim Müzikholleri´nde attı.Bu yıllardan itibaren eşcinsellik kültürünün yayıcılarından biri oldu.
Yetmişli yılların ortasında Itri´nin 'Tut-i Mucize- Guyan'ı gibi eserlerden oluşan koyu klasik bir uzunçalar yaptı.Yurtiçinde ve yurtdışında yüzlerce konser veren Bülent Ersoy, 'Düşkünüm Sana', 'Yaşamak istiyorum', 'Biz Ayrılamayız' ve 'Ablan Kurban Olsun Sana' gibi albümlere imza attı.1995 tarihini taşıyan 'Benim Dünya Güzellerim', S Müzik etiketiyle çıkan ilk albümü oldu. Selçuk Tekay´ın müzik yönetmenliğini, Özkan Turgay´ın aranjörlüğünü yaptığı albümde on şarkı seslendirdi.Aynı 'Alaturka 95' adında bir albüm yaptı.Bülent Ersoy, bir sonraki çalışması Maazallah isimli albümü 1997 yılında yayınladı.1980 yılında London Palladium´da,1983 yılında Madison Square Garden´da ve 30 Mart 1997´te etnik müzik sazlarıyla Paris Olympia müzikholünde sahne aldı.1997 yılında Uluslararası Montu Merid Müzik Doktoru ünvanıyla ödüllendirildi.
daha aldatma olayı ortaya çıkmadan "eşim beni aldatırsa bileklerimi keserim" diyen kadındı ne oldu da bir anda fikirlerinden döndü. tutup bileklerini kes demiyoruz ama hülya avşar için herkes gibi atıp tutmayı biliyordu başına gelince "ben eşimi affettim" diyip işin içinden çıkıyor. seviyormuş vs vs. hani gururluydun?hani gururun herşeyden önemliydi? bunları sen söylemiştin. pehh. (bkz: dönek)
michael jackson'ın öyküsü zenci bir erkekten beyaz bir kadına dönüşümdür derler. eğer bunu bülent ersoya uygularsak beyaz bir erkekten zenci bir kadına dönüşümdür diyebiliriz.
bir arkadaşımın kardeşinin küçükken ciddi ciddi korktuğu kimse.cidden kimse?mitolojik bi kahramanım ben dese inanırım.sabah kalkıldığında karşılaşılmaması için elden ne geliyosa yapılası, şu anda kadındır daha sonra olayı abartıp banane banane bu sefer de erkek dese şaşmayacağım,eşim beni aldatırsa direk boşarım dedikten sonra daha sonra eşi aldatınca da aman bu seferlik affettim demesiyle dengesizliğin bütün boyutlarını içinde barındırdığını bir kere daha kanıtlamıştır.üzerime düştüğü anda hayatımı saniyede sonlandırabilecek kadın.
küçük yaşlarda ankarada bir konser çıkışında arabasına binerken yakından gördüğüm ve çok korktuğum insan yüzü yakından daha korkutucu çok pudralı bir yüz korku reytinglerinin uzmanı televizyonda bağırdığında bile insan kaçacak delik arıyo kime bağırdığı önemli değil herkesin bir şekilde korktuğu insan
hakkı devrim in deyişiyle"hanım kızımız".
gece geç saatlerde tvde görüldüğünde insanı yerinden zıplatma etkisine sahip kişi. tüllerin,tüylerin arasından kocaman kapkara gözler tıslar gibi bakan şaşkın bir yüz. anlatırken bile korktum.
son elli yılın gelmiş geçmiş en spektekülar varlığıdır. kısaca 'ablabi' denilebilir. kahkahası sinirleri laçka eder, "ulan insanın attığı kahkahayla suratındaki ifadede bu kadar mı farklılık olur be!" dedirtir.
Bülent Ersoy'un Armağan'la evlenmesine karşı çıkan annesi Necla Poyraz'ın çıkan kavganın ardından evi terk ettiği ve şimdi Ercüment Batanay'ın gelinin evinde kaldığı öğrenildi. Magazin kulislerinde şimdi, Armağan Uzun yüzünden Bülent Ersoy ile annesinin kavga ettiği konuşuluyor. iddiaya göre kavganın nedeni, Ersoy'un yıllardır annesiyle birlikte paylaştığı Erenköy'deki eve, eşi Armağan'la taşınmak istemesi. Evliliğe başından beri karşı olan ve düğün törenine de katılmayan Necla Hanım'ın tüm karşı çıkmalarına rağmen, yeni evlendiği eşini Erenköy'deki eve getirmesi üzerine Necla Poyraz'ın gözyaşları içinde evi terk ettiği ve Ercüment Batanay'ın gelinin evine yerleştiği öğrenildi.
--spoiler--
1980 Ağustos'unda izmir Fuarı'nda bir iddiaya göre seyircinin 'aç, aç' tezahüratına karşılık vererek göğüslerini açınca izmir Cumhuriyet Savcılığı, hakkında soruşturma açtığı sanatçıdır. Ayrıca 1989 yılında Adana'da verdiği bir konser sırasında bir seyirciden gelen 'Çırpınırdın Karadeniz' adlı isteği farklı bir makamda olduğu için okumayınca kurşunlanarak bir böbreğini kaybetmiştir.
zeki müren gibi arabesk eserleri de yorumlamış, yorumlayan sanatçı. kendisi de bir söyleşisinde "zeki müren de arabesk eserler seslendirdi zamanında" diyerek kendisini zeki müren ile aynı kefeye koymuştur.
artık cadı tırnaklı ellerini aça aça canlı yayında dua etmesine lüzum olmayandır..
ya da zırt pırt besmele çekmesine filan..
zira biz aldık mesajı.
dini bütün bir "müslüman"sın sen. tamam.
şu canlı yayında osurdu/osurmadı mevzuları gündemdeyken "ben çok titizimdir biri tuvalete girsin 20 dakika geçmeden arkasından girmem" TARZı laflar etmiş insan. belki de zamanla tahribe ve çeşitli müdahalelere maruz kalmış genital uzuvlarının azizliğine uğrayıp 70 milyonun önünde bir küçük pırt kaçırmış olabilir.. insanlık hali canııım.
çirkinlik abidesi. kameraların yakın çekiminde aslında suratının boya olduğunu yapmacık, megaloman şöhret yapılan yaratık.
acaba yeri yurdu nedir. uzaylı olma ihtimali vardır.